Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)
Genel Kurul, 44. Birleşim · 5. yasama yılı · 29 Aralık 2010 · 433 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Ayar (AK Parti), 29 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 433 kelime.
Eyüp Ayar (AK Parti, Kocaeli). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-ayar-23-2010-12-29-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
EYÜP AYAR (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 395 sıra sayılı Yenilenebilir Enerji Kanunu hakkında şahsım adına 2’nci madde üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye sürekli büyüyor, teknoloji gelişiyor, yepyeni ürünler ortaya çıkıyor, şehirlere göç devam ediyor. Dolayısıyla enerjiye olan ihtiyaç da her gün artmakta. Dünya enerji ihtiyaçlarını çoğunlukla fosil kaynaklardan yani kömür, petrol ve doğal gazdan karşılamaktayken son zamanlarda yenilenebilir enerji alanlarına yönelme olmuştur. Yenilenebilir enerji kaynaklarının başlıcaları hidrolik, güneş, rüzgâr, jeotermal, biyokütle, dalga akıntılarıdır; hiçbir zaman bitmeyen, tükenmeyen, temiz, ucuz, çevreye zarar vermeyen enerji kaynaklarıdır. Dünyanın uzunca süredir enerji üretiminde kullanmakta olduğu fosil yakıtlardan öncelikle petrol rezervlerinin sonuna yaklaşıldığı bilinmektedir. Petrol rezervlerinin kırk bir yıl, doğal gaz rezervlerinin de altmış üç yıl sonra tükeneceği söylenmektedir. Ayrıca bu yakıtlardan çevreye çok miktarda karbondioksit salınmaktadır. Bunlar da çevre kirliliği oluşturmakta, sera gazları artmakta ve iklim değişikliklerine neden olmaktadır. Bugün dünyadaki sera gazlarının miktarı 27 milyar ton iken yirmi yıl sonra bu miktarın 42 milyar tona ulaşması beklenmektedir. Onun için dünyadaki iklim değişiklikleri dolayısıyla dünyanın ısınması, bunun neticesinde fırtınaların, sellerin olması, çölleşmelerin olması Türkiye’yi de etkilemektedir ve etkileyecektir. Bu bakımdan da yenilenebilir enerji, kullanılması gereken enerji kaynaklarıdır.
Bir diğer konu da 2002 yıllarında 20 dolar civarında olan petrol 100-150 dolarlara kadar çıkmıştır, bugün yine 100 dolarlar civarındadır. Bu açıdan da baktığımız zaman, Türkiye’nin cari dengesindeki açıklık kadar enerji ithalatımız da söz konusudur.
Türkiye enerji üretiminde yenilenebilir enerji kaynağı potansiyelini değerlendirmek ve geleceğe dönük arz güvenliğini sağlamak adına adımlar atmaktadır; bu kapsamda, yasal mevzuatını buna göre hazırlamakta, yenilemekte, ihtiyaca ve yeni durumlara göre revize etmektedir.
2005 yılında çıkardığımız 5346 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinde, kamu ve hazine arazilerinde yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımını ve verimliliğini etkileyici imar planları düzenlenmeyeceğini hükme bağlamıştık. Devamında da, elektrik enerjisi üretimine yönelik jeotermal kaynak alanlarının belirlenmesi, korunması ve kullanılmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle düzenlenmesi esasını getirmiştik. Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 2’nci maddesiyle, yönetmelikle düzenlenmesi esasını sadece jeotermal değil, hidroelektrik, rüzgâr, güneş, biyoenerji ve hidrojen gibi tüm yenilenebilir enerji kaynak alanlarını içine alacak şekilde genişletiyoruz. Ayrıca, yenilenebilir kaynak alanları belirlenirken ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerinin alınması hükmünü de getiriyoruz ve yine, 4’üncü maddeye eklediğimiz cümleyle, belirlenen yenilenebilir kaynak alanlarının Elektrik İşleri Etüt İdaresi tarafından imar planlarına resen işlenmek üzere ilgili mercilere bildirilmesi esasını getiriyoruz. Ancak bu konuyla ilgili, Sayın Bakanım, geçmişte Maden Kanunu’ndaki Türkiye’deki uygulamaları gördük. Bunun için, yönetmelikler hazırlanırken bir kanun titizliğinde bu yönetmeliklerin hazırlanması ve amacına uygun olarak tahsislerin yapılması ve atıl durumda kesinlikle hiçbir alanın bırakılmaması yönünde çalışmalar yapılması gerektiğine inanıyorum.
Çıkaracak olduğumuz kanunun ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizin yeni yılını şimdiden tebrik ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 29 Aralık 2010
