Grup önerisi
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 78. Birleşim · 1. yasama yılı · 13 Mayıs 2003 · 700 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Fatsa (AK Parti), 13 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 700 kelime.
Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 13 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2003-05-13-grup-onerisi (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; İçtüzüğün 19 uncu maddesi uyarınca, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunun çalışma saatlerinin yeniden, bu hafta için düzenlenmesi amacıyla bir Danışma Kurulu talebimiz oldu; saat 14.00'te Danışma Kurulu toplandı; ancak, Cumhuriyet Halk Partisine mensup arkadaşlarımız, zannederim aynı saatlerde grup toplantıları devam ettiği için Danışma Kuruluna katılamadı ve orada bir mutabakat sağlanamadığı için, biz, yine, İçtüzüğün 19 uncu maddesi uyarınca teklifimizi Genel Kurula getirdik. Teklifimiz üzerinde muhalefet sözcüleri konuştu, ben de grup önerisinin lehinde söz almış bulunuyorum; bu vesileyle de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, kamuoyunun yakından takip ettiği ve izlediği bir konudur; İş Kanunu görüşülüyor. Tabiî, konuyla ilgili, lehte, aleyhte, basında, kamuoyunda, sosyal taraflarda, Mecliste çok şeyler söylendi; ancak, bütün bunları söylerken bir hakkın da teslim edilmesi gerektiği kanaatindeyim.
Sayın Bakanımız, bu kanun tasarısı hazırlanırken, sosyal tarafları bir araya getirmek suretiyle, buyurun, konu sizleri ilgilendiriyor; dolayısıyla, sizin, sosyal taraflar olarak üzerinde mutabakata vardığınız her konu bizim kabulümüzdür ve biz, onu, o şekliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna götüreceğiz demiştir ve belki, ilk defa, bir konu üzerinde sosyal taraflara bu kadar açık güvence ve çek verilmiştir. Ancak, sosyal taraflar bir araya gelmek suretiyle -belki, kendi aralarında, kapalı kapılar ardında görüşüp konuşurken- Sayın Bakanın da bulunduğu ortamda mutabakata vardıklarını veya çok az konuda, anlaşmazlık değil de, henüz daha mutabakatın sağlanamadığı konular olduğunu; ama, genel olarak üzerinde mutabakata varıldığını ifade etmiş olmalarına rağmen, kapalı kapılar ardından, toplantı salonlarından çıktıktan sonra, herkes, kendi tribünlerine mesaj vermek adına, konuştukları, mutabakata vardıkları ve Sayın Bakanın kendilerine her konuda vermiş olduğu açık çeki ve güvenceyi yok sayarak, kendi sözlerini, ifadelerini ve mutabakat anlayışlarını reddetmişlerdir.
Dolayısıyla, tabiî, gönül arzu ediyordu ki, toplumun çok geniş bir kesimini ilgilendiren İş Kanunu Tasarısı üzerinde sosyal taraflar mutabakat sağlasın. Ancak, değerli arkadaşlar, İş Kanunu Tasarısı görüşülüyor. Özellikle, olayın bir tarafı işveren, diğer tarafı da işçi kardeşlerimiz, emekçi kesim, sendikalarımız. Yüzde yüz tarafları tatmin edebilecek ve üzerinde mutabakata varılabilecek bir şeyi sağlamak mümkün değil. Hiç kimse, ama hiç kimse, bir uzlaşma adına, bir konsensüs adına bir yaklaşım ortaya koymuyor. Dolayısıyla "bu kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisine, Genel Kurula gelirken, sosyal tarafların mutabakatı aranmadı" gibi bir düşüncenin, ifadenin, doğruyu ve gerçeği yansıtmadığını ifade etmeye çalışıyorum. Bunun değerlendirmesi kamuoyuna aittir. Bu yasa, ilk defa bu Mecliste görüşülürken de, Sayın Bakan çıktı, bunları uzun uzun anlattı. Ben, sosyal taraflara da buradan seslenmek istiyorum. Sayın Bakanla veya kendi aranızda bir araya geldiğinizde üzerinde mutabakata vardığınız, anlaştığınızı söylediğiniz konuları, lütfen, kamuoyunun ve basının önüne çıkınca da doğrulayın. Yani, bu, tribünlere oynama, kendi tabanına mesaj verme suretiyle, toplumu ve sosyal kesimleri germenin, yanlış bilgilendirmenin kimseye sağlayacağı bir fayda yoktur kanaatindeyim.
Değerli arkadaşlar, biraz önce, muhalefet partisi sözcüsü grup başkanvekili arkadaşım, AK Parti Grubunun, Genel Kurulda, özellikle, denetim faaliyetlerinin yapılmasını engellediğini, her seferinde de, böyle, Meclis çalışmalarını grup önerileriyle değiştirmek suretiyle denetim faaliyetlerinin yapılamadığını ve buna fırsat verilmediğini ifade ediyorlar.
Tabiî, gönül arzu eder ki, üzerinde mutabakata varılmış olan günlerde, özellikle denetime tahsis edilmiş günlerde, denetim çalışmaları ve faaliyetleri yapılmış olsun; ancak, bu uygulama, AK Parti İktidarının ve Meclis Grubunun ilk defa ortaya koyduğu bir uygulama değildir. Daha önceki dönemlerde de -Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapan arkadaşlarımız bilirler, konuyu takip eden kamuoyu da bilir- bu Meclis Genel Kurulunda, Danışma Kurulu veya grup kararlarıyla, çoğu zaman, denetim faaliyetleri bir sonraki haftaya bırakılmak suretiyle, konunun ehemmiyetine binaen çalışma saatleri üzerinde değişiklikler yapılmıştır. Yani, denetim faaliyetleri bazen ertelenmiştir. Bunun, hiçbir art niyeti yoktur. Hiç kimsenin, Meclisi, denetimin dışına taşıma gibi, denetim faaliyetlerini engelleme gibi bir hakkı, bir yetkisi de yoktur. Kimsenin bunu suiistimal etme gibi bir hakkı da yoktur. Konuyu, lütfen, bu çerçevede değerlendirirsek, birbirimizi daha iyi anlamış oluruz.
60'ın üzerinde araştırma önergesinin olduğunu ifade etti arkadaşım; evet, bunlar, parti gruplarında da mevcuttur; ama, arkadaşlarımız da takdir edecektir ki, Meclisin, son birkaç yıldan beri çalışmasında, bu kadar araştırma önergesinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülüp kabul edildiği bir dönem de olmamıştır. Meclis Başkanlığımız, kurulan araştırma komisyonlarına, onların çalışmalarını yürütebilecekleri mekân bile tahsis edemiyor. Yani, olayın arka planını, diğer başka boyutlarını da görmekte fayda var diye düşünüyorum.
Ben, bu düşüncelerle -niyetim hiç kimseyi eleştirmek değil; ama, bir gerçeği ortaya koymaya çalıştım, bir hakkı teslim etmeye çalıştım- getirmiş olduğumuz grup önerisinin Genel Kurulumuzca kabulünü talep ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 13 Mayıs 2003