Orman kanununda değişiklik yapılması (s.s.224)
Ordu Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 113. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Temmuz 2003 · 941 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Eyüp Fatsa (AK Parti), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.224)); konuşma 941 kelime.
Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Orman kanununda değişiklik yapılması (s.s.224)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2003-07-30-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasi-s-s-224 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Orman Kanununda değişiklik yapan 224 sıra sayılı kanun tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu tasarı, özü itibariyle, kızılağaç ve aşılı kestaneyi orman emvalinden çıkarmaktadır. Biraz önce sevgili hemşerim Sayın Işık'ı dinledim, birtakım tereddütleri var. Aynı yörenin milletvekilleriyiz; öyle zannediyorum ki, Sayın Işık, kendi seçim bölgesinde, kendi tapulu arazisindeki kızılağacı kesmekten dolayı mahkeme kapılarında sürünen yüzlerce, hatta binlerce Giresunlu hemşerisiyle karşılaşmıştır. Şahsen, biz, Ordu'da, Karadenizin tamamında, Samsun'dan Sarp'a kadar, gerçekten, kendi tapulu arazisindeki kızılağacı kesmiş olmaktan dolayı yıllarca mahkeme kapısında sürünen insanların varlığına şahit olduk. O açıdan, yapılan düzenleme, bir sıkıntıyı ortadan kaldıracak, ayrıca mahkemeleri de rahatlatacaktır.
Değerli arkadaşlar, kızılağaç, devlet ormanlarında tabiî olarak yetiştiği gibi, özellikle Karadeniz Bölgesinde özel mülkiyette bulunan arazilerde de yetişmektedir. Orman Bakanlığının envanter kaynaklarına göre, Türkiye'de genel kızılağaç alanı 100 000 hektarın üzerindedir. Belirtilen bu kızılağaç ormanlık alanının yaklaşık 350 hektarı özel mülkiyete aittir. Bilindiği gibi, ülkemizdeki ormanların hemen hemen tümü devlete ait bulunmaktadır. 6831 sayılı Kanuna göre, 3 hektardan büyük alanlardaki orman ağaçlarıyla kaplı yerler orman tanımına girmekte ve bu durum, mülkiyet sahiplerinin arazi üzerindeki kullanım haklarını kısıtlamaktadır.
Tasarıyla, orman sınırları içinde ve bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında her türlü tasarruf belgesiyle özel mülkiyette bulunan kızılağaçlıklar ve aşılı kestanelikler, Orman Kanununun 1 inci maddesindeki istisna bentleri kapsamına alınarak, 3 hektardan büyük alanlarda da kızılağaç yetiştiriciliği teşvik edilmekte, bu tip arazi sahiplerinin faydalanmalarındaki kısıtlamalar kaldırılmakta ve orman idaresi ile mülk sahipleri arasındaki ihtilaflar giderilmektedir.
6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre, yapılan uygulamaların, muhafaza ormanı ve millî park alanlarının yanı sıra tabiat parkları ve tabiatı koruma alanlarında yapılamayacağı hükme bağlanmakta; bu uygulamalarla orman sınırları dışında kalmış yerlerin, yeniden orman rejimi içine alınmasına imkân sağlanmaktadır. Fiilî durumu itibariyle orman olduğu tespit edilen yerlerin orman sınırı içine alınmasının sağlanmasında mevcut orman varlığımızın korunması ve kollanması açısından gerek bulunmaktadır.
Orman kadastro haritalarının yapılmasında yetki ve sorumluluğun kimlere ait olduğuna açıklık getirilerek orman kadastro haritalarının tescil edilmesi kolaylaştırılmaktadır.
Orman sınırlaması ve orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı, Çevre ve Orman Bakanlığının yanı sıra Orman Genel Müdürlüğüne de dava açma hakkı verilmektedir.
Gerçek ve tüzelkişilere ait taşınmazlar ile devlet ormanının müşterek sınırının uygulaması, halen, orman kadastro komisyonlarınca hiçbir ücret talep edilmeden yapılmaktadır. Yapılan değişiklikle, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında olduğu gibi, bu tür işlere ait giderlerin müracaat sahibince karşılanması zorunluluğu da getirilmektedir.
Mamul ve yarı mamul orman emvalinin nakliye tezkeresi düzenlenmesine tabi olmaksızın, ilgili kurumlarca fatura veya sevk irsaliyesi düzenlenmek kaydıyla taşınabilmesine de imkân sağlanmaktadır.
Havzadaki erozyonu durdurmak, bozuk ormanları iyileştirmek, meraların ıslahını ve halkın refah düzeyini yükseltmek amacıyla bir bütün halinde havza kesim esaslarına göre ormancılık projelerinin hazırlanması için gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik düzenleme de yapılmaktadır.
Mevcut kanunda öngörülen para cezaları yetersiz kaldığı için bazı yörelerde yaygın olarak görülen kaçak orman emvali ticareti alışkanlığını ve ormanların tahribini engellemek amacıyla, cezaların miktarı da artırılmaktadır.
Değerli arkadaşlar, bu tasarıyla getirilenlere dikkat edecek olursak;
1- İhtilafların giderilmesi ve faydalanma kolaylığı getirilmektedir. Tasarıyla, kızılağaçlar ve aşılı kestanelerin orman sayılamayacağı hükme bağlanmaktadır. Diğer taraftan, ülkemizin, özellikle Bursa, Kütahya, Bilecik başta olmak üzere, birçok yöresinde kestaneliklere sahip vatandaşlarımıza da, benzer şekilde faydalanma kolaylığı getirilmektedir.
2- Orman alanlarının artırılması hedeflenmektedir. Bu kanun tasarısıyla, 6831 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre yapılan uygulamaların, muhafaza ormanı, millî park alanları, tabiat parkları ve tabiatı koruma alanlarında yapılamayacağı hükme bağlanmaktadır. Fiilî durum itibariyle orman olduğu tespit edilen yerlerin orman sınırı içine alınmasına, mevcut orman varlığımızın korunması ve kollanması açısından ihtiyaç bulunmaktadır.
3- Orman kadastro çalışmaları kolaylaştırmaktadır. Kadastro komisyonlarının doğru karar almalarına, tutanaklar ile zeminin birbirine tam olarak uymasına rağmen düzenlenmiş olan haritaların yazım, tersim ve hesaplama gibi fennî hatalardan kaynaklanan, yalnızca komisyonlarca hazırlanan haritalardaki yanlışlıkların düzeltilmesi kapsamındaki konularla sınırlı kalmak üzere düzeltmelerin yapılmasına da imkân sağlanmaktadır.
4- Mamul orman emvallerinin taşınmasında da gerekli kolaylıklar gelmektedir bu tasarıyla. Bilindiği gibi, 6831 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrası, orman emvalinin nakliye tezkeresi düzenlemeden taşınmasını engellemektedir. Bu husus, günümüz şartlarına uygun düşmemekte, özellikle büyükşehirlerde ve satış cirosu çok yüksek olan fabrikalarda, orman idaresinin, devamlı surette, nakliye tezkeresi düzenleyecek eleman bulundurmasını gerektirmektedir. Bu külfeti kaldırmak amacıyla, mamul ve yarı mamul orman emvalinin, nakliye tezkeresi düzenlenmesine tabi olmaksızın, ilgili kurumlarca, fatura veya sevk irsaliyesi düzenlenmek kaydıyla taşınabilmesine de imkân sağlanmaktadır.
Tasarıyla, 6831 sayılı Kanunun 42 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde yer alan "şehir ve kasabalardaki ticarethane ve fabrikalardan ticaret kastı olmaksızın orman mahsulü alıp nakledeceklerden nakliye tezkeresi aranmaz" hükmü, daha kapsamlı ve günün şartlarına uygun olarak yeniden düzenlenmektedir. Ayrıca, fabrika ve ticarethanelerden, şehir içinde kullanılmak amacıyla yapılan, orman çıkış anında düzenlenmesi gereken fatura veya sevk irsaliyesiyle yapılabilmesi mümkün hale gelmektedir.
Ayrıca, bu tasarı, kırsal ekonomiye katkı da sağlamaktadır.
Tasarıyla, birçok havzadaki erozyonu durdurmak, bozuk ormanları iyileştirmek, meraların ıslahını ve halkın refah düzeyini yükseltmek amacıyla, bir bütün halinde havza kesim esaslarına göre ormancılık projelerinin hazırlanması için tüm tedbirlerin alınmasına da imkân sağlanmaktadır.
Bir beşinci gerekçe olarak, Orman Kanunundaki cezaları artırmakta ve güçlendirmektedir. Her ne kadar, 4421 sayılı Kanunla, yeniden değerleme oranı esas alınarak idarî para cezalarında artış sağlanmışsa da, 6831 sayılı Kanunda yer alan temel cezalar düşük olduğundan, yeniden değerleme oranı uygulansa bile, istenilen amaç sağlanamamaktadır. Getirilen düzenlemeyle, Orman Kanunundaki temel cezalar artırılarak, caydırıcılığın sağlanması da amaçlanmaktadır.
6831 sayılı Kanuna eklenen ek maddeyle, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan nispî nitelikteki para cezalarının her yıl yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanması da hükme bağlanmaktadır.
Değerli arkadaşlar, görülüyor ki, bu tasarı, birçok alanda yeni kolaylıklar, imkânlar sağlamaktadır; aynı zamanda, konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi, büyük bir yanlışlığa ve haksızlığa da son vermektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle, bu tasarının hayırlı olmasını temenni ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 30 Temmuz 2003