İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 117. BİRLEŞİM · CUMA

Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )

Eyüp Fatsa

Ordu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 117. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2005 · 479 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Eyüp Fatsa (AK Parti), 24 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS. (SS: 940 )); konuşma 479 kelime.

Eyüp Fatsa (AK Parti, Ordu). “Sivil havacılık genel müdürlüğü teşkilat ve görevleri hakkında kan.tas. (ss: 940 )”. TBMM Genel Kurulu, 117. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/eyup-fatsa-22-2005-06-24-sivil-havacilik-genel-mudurlugu-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA EYÜP FATSA (Ordu)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı görüşülüyor. Biraz önce, tasarının geçici 3 üncü maddesinde söz alan, muhalefet partisine mensup, İzmir Milletvekili Sayın Vezir Akdemir, maddenin ve tasarının genel ilkeleri ve içeriği dışına çıkarak, Sayın Başbakanımızı, aynı zamanda Grubumuzun da Başkanı olan Sayın Başbakanımızı bir ülkenin başbakanına yakışmayacak birtakım ithamlarla itham etti, birtakım sözlerle itham etti. Ben, bu durumu tashih etmek, düzeltmek üzere Grubum adına söz aldım.

Değerli arkadaşlar, ölçünün de bir sınırı vardır. Elbette ki, muhalefet partisine mensup arkadaşlarımız, çıkıp, burada, bu tasarıyla ilgili veya tasarının maddeleriyle ilgili itirazlarını, tenkitlerini, tekliflerini yapabilirler. Bu, en tabiî haklarıdır ve her madde üzerinde konuşma hakkını kendilerine İçtüzük vermiştir; ama, hiçbir yasa, hiçbir içtüzük, bu kürsüden bu ülkenin Başbakanına iftira etme hakkını kimseye vermemiştir.

Değerli arkadaşlar, 3 Kasım 2002 tarihinden beri, Türkiye'de, sosyal kesimlerin standartlarını değiştirme noktasında canla başla yapmış olduğumuz gayretler ve çalışmalar kamuoyunun takdirindedir. Bu süre içerisinde, toplumun bütün kesimlerine devletin bütün imkânlarını seferber etmek suretiyle -ihracatçısından ithalatçısına, yatırımcısından sanayicisine, işadamından esnafına, çalışanından köylüsüne, çiftçisine, memuruna kadar- devletin bütün imkânlarını azamî sınırları zorlayarak hakkaniyet içerisinde vatandaşımıza vermenin gayreti içerisinde olduk.

Sayın Başbakanın kimin kardeşi olduğunun anlaşılması açısından söylüyorum. 1990'lı yıllardan 2005'li yıllara kadar özelleştirme gerekçesiyle mağdur edilmiş yaklaşık 10 000 insanımıza hiçbir hükümetin vermediği, veremediği haklarını Sayın Başbakan onlara iade etmiştir. Bu ülkenin dargelirlisine, emeğiyle, alınteriyle geçinenlere, bu süre içerisinde, Sayın Başbakanımızın direktifleri doğrultusunda yapılan çalışmalar ve iyileştirmeler herkesin gözü önünde olmuş ve bilgisi dahilinde olmuştur. Hiç kimse, bir ülkenin başbakanına "hayali ihracatçıların kardeşi" diyemez. Bu, en hafif ifadesiyle, Sayın Başbakana ve onun şahsında temsil ettiği makama saygısızlıktır. Bu sözü, sözün sahibine aynen iade ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Kimin kimin kardeşi olduğunun, kimin kimin yanında olduğunun değerlendirmesi aziz milletimize aittir. Aziz milletimiz, bu değerlendirmeyi en güzel şekilde yapmış ve herkese de layık olduğunu hakkaniyetle vermiştir; onun için de, Sayın Başbakana olan güveninden dolayı, onu Başbakanlık makamına oturtmuştur.

Değerli arkadaşlar, tenkitlerin bir ölçüsü olması lazım, konuşulanların bir ölçüsü olması lazım. Hiç kimse, bu kürsüde, Meclisin kürsüsünde yetkisini ve maksadını aşan konuşma yapma hakkına sahip değildir; hele hele bir ülkenin başbakanına iftira etme hakkına hiç mi hiç sahip değildir.

Onun için, ben, sadece bu konuyu düzeltmek, bu konuyla ilgili Grubumuzun görüşlerini ifade etmek için huzurlarınıza çıktım. Çok merak ediyorsanız, Sayın Başbakanın bir kardeşi vardır; belki, ismini bile duymadınız; Mustafa Erdoğan. Ne basında duydunuz ne kamuoyunda gördünüz ne de herhangi bir yanlışla onu yan yana getirdiniz.

Evet, Sayın Başbakan, Türkiye'de, siyasî kanaati, inancı, dinsel tercihi, etnik kökeni ne olursa olsun, yetmişiki milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kendisine kardeş olduğunu bütün açıklığıyla kamuoyuyla paylaşmış bir büyük erdemin sahibi insandır; herkese mesafesi aynıdır, herkese uzaklığı ve yakınlığı aynıdır. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bir kere daha ifade ediyorum; bu sözü sahibine aynen iade ediyorum, ona daha çok yakışır diye düşünüyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 24 Haziran 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook