İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · SALI

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle

Fahrettin Oğuz Tor

Kahramanmaraş Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 67. Birleşim · 1. yasama yılı · 5 Nisan 2016 · 524 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Oğuz Tor (MHP), 5 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle); konuşma 524 kelime.

Fahrettin Oğuz Tor (MHP, Kahramanmaraş). “Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu Tasarısı münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 5 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-oguz-tor-26-2016-04-05-turkiye-insan-haklari-ve-esitlik-kurumu-kanunu-tasarisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=47043

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FAHRETTİN OĞUZ TOR (Kahramanmaraş)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulmasıyla ilgili kanun tasarısı vesilesiyle önemli bir konuyu, üstelik de doğrudan insan hakları ve eşitlik ilkeleriyle ilgili olduğunu düşündüğüm bir konuyu dile getirmek istiyorum.

Geçmiş günlerde asgari ücretin artırılmasıyla sigortalıların, destek priminin kaldırılmasıyla BAĞ-KUR emeklisi olup serbest mesleklerini icra edenlerin, işverenlerin, emeklilerin, bazı memurların -Emniyet mensubu, asker gibi- haklarında önemli iyileştirmeler yapılmıştır. MHP olarak sayılan bu yasaların tamamına destek verdiğimiz malumunuzdur. Bu ülkenin nimetleri de, külfetleri de herkese eşit olarak dağıtılmalıdır, Anayasa da, yasa da bunu vazetmektedir. Keza, yüce dinimiz İslam da “Kendiniz, ana babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun.” buyurmaktadır yani kısaca “Haksızlık karşısında susmayın.” demektedir.

Değerli milletvekilleri, Anayasa’nın başlangıç 5’inci ve 10’uncu maddeleri eşitlik ve adaleti hükmetmektedir. Anayasa’nın bu amir hükmüne rağmen, BAĞ-KUR kapsamındaki sigortalılara hiçbir destek sağlanmayarak ayrımcılık yapılmış ve mağdur edilmişlerdir. Bugün sosyal güvenlik kapsamında aktif çalışan toplam 21 milyon kişiden 3 milyona yakını BAĞ-KUR’ludur, aktif çalışan nüfusa oranı yüzde 14’tür. BAĞ-KUR sigortalıları sigorta primlerini asgari ücret ile asgari ücretin 6,5 katı arasında olmak kaydıyla kendileri tarafından belirlenecek kazanç tutarı üzerinden yüzde 34 oranında ödemektedirler. Asgari ücretin artmasıyla BAĞ-KUR’luların prim yüklerinde yaklaşık yüzde 30 artış olmuştur. Mevcut primlerini ödemekte zorlanan çok sayıda BAĞ-KUR sigortalısının prim borçları fevkalade artmıştır. Bunlardan küçük esnafı düşündüğümüzde zaten geçimini zar zor sağlayan, prim borcunu dahi ödeyemeyen büyük kesimin mağduriyeti daha da artmıştır, artacaktır. Asgari ücret artırılırken, diğer düzenlemeler yapılırken BAĞ-KUR’luların da gözetilerek bir düzenleme yapılması gerekirdi, zira biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar. Bu kesimden alınarak başka kesimlere kaynak aktarmak adalet ve eşitlik ilkeleriyle asla bağdaşmamıştır. Özellikle altını çizerek söylemek istiyorum, BAĞ-KUR’lu esnafın durumu, küçük esnafın durumu, durumlarında iyileştirme yapılan bazı kesimlerden daha iyi değildir. Bu kesim için de destek sağlanmalıdır, bu bir zarurettir.

Bakınız, 2010 yılında yapılan bir çalışmada BAĞ-KUR’luların yüzde 30’unun sadece hiç borcunun olmadığı, yüzde 70’inin büyük miktarlarda borcunun olduğu anlaşılmıştır. O tarih itibarıyla 33 milyara yakın prim ve gecikme zammı faiz borcu vardır. Ben burada esnafın vergi borcundan bahsetmiyorum, sadece prim borcundan bahsediyorum.

Değerli milletvekilleri, çiftçilerimizin durumu da daha iyi değildir, daha vahimdir. Çiftçilerimizin de yüzde 27’sinin borcu yoktur, yüzde 73’ü borçludur; toplam borcu o tarih itibarıyla 7 milyar lira idi. Netice olarak, esnafın ve çiftçinin üçte 2’si borçludur, bugün de durumlarında bir değişiklik olmamıştır, hatta daha da geriye gittiğini düşünüyorum.

Malum olduğu üzere, BAĞ-KUR’lu primini ödemediği zaman emekli olamamakta, sağlık yardımı da alamamaktadır. Özetleyecek olursak, BAĞ-KUR’luların yüzde 16-17’si hiç prim ödeyememiş, yüzde 58-60’ı kısmen prim ödeyebilmiş, primi ödeyebilenlerin oranı yüzde 30’a yakındır. Bugün de bu tablonun bundan farklı olduğunu düşünmüyorum. Hatta primi asgari ücrete bağlı olan bu kesimin prim yükünün artmasıyla ödemede daha da geriye düştüklerini düşünüyorum.

Değerli milletvekilleri, özet olarak şunu söylemek istiyorum: Devlet BAĞ-KUR’lulardan daha iyi durumda olanların durumlarında nasıl iyileştirmeler yaptıysa, manava, kasaba, bakkala, pastacıya, terziye, kokoreççiye, çiğ köfteciye, ayakkabı tamircisine, berbere, çiçekçiye, ekmek ve gazete bayisine düşmanlık yapmamalı, destek olmalı diyorum. Hakkın, adaletin, eşitliğin ve insanca yaşamanın bu bir gereğidir. BAĞ-KUR’luya üvey evlat muamelesi yapılmıştır, yanlışlık buradadır. Mademki İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kuracağız, bu kurala ilk önce haksızlık yapılan BAĞ-KUR’luların da durumunu düzelterek başlayalım diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 5 Nisan 2016

90 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook