İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 69. BİRLEŞİM · SALI

Çiftçilerimizin tc ziraat bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borç faizlerinin indirilmesi hk(2/80)

Fahrettin Üstün

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 69. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Nisan 2003 · 658 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahrettin Üstün (CHP), 22 Nisan 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇİFTÇİLERİMİZİN TC ZİRAAT BANKASI VE TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİNE OLAN BORÇ FAİZLERİNİN İNDİRİLMESİ HK(2/80)); konuşma 658 kelime.

Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “Çiftçilerimizin tc ziraat bankası ve tarım kredi kooperatiflerine olan borç faizlerinin indirilmesi hk(2/80)”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2003-04-22-ciftcilerimizin-tc-ziraat-bankasi-ve-tarim-kredi-kooperatiflerine-olan (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarım.

Bu kanun teklifimizle, Ziraat Bankasına ve tarım kredi kooperatiflerine olan borçlarını imkânsızlıklar nedeniyle yatıramayan çiftçilerimize ödeme kolaylığı getirildiği gibi, borcunu zamanında yatıran çiftçilerimize de, yeni alacağı kredide indirime gidilmekte ve böylece, borcunu zamanında ödeyen çiftçimizi de ödüllendirmiş olmaktayız. Sizlerin de sık sık ifade ettiği katkıyı, işte, bu teklifle yapmaktayız; ama, sizler, az sonra kullanacağınız oyla, bunu reddedecek ve çiftçinin yanında olmadığınızı, bir kez daha göstereceksiniz. Zaten, çiftçi de, artık, sizin, onların yanında olmadığınızı biliyor. Unutmayınız ki, çiftçiyi geçen dönem unutanlar, bu dönem, bu sıralarda yok.

Çiftçimiz, borç batağında, kara kara düşünüyor. Artık, Muğla'nın ve Türkiye'nin birçok köyünde, kahvelerde "veresiye çay yok" levhaları, kanıksadığımız bir olay olmaya başladı. Temerrüde düşen ve tefecilerin eline düşmekten daha kötü olan faiz uygulamaları da, bir an önce durdurulmalıdır.

9 milyar lira ziraî kredi alan Tunceli'nin Mazgirt İlçesinin Karabulut Köyünden astım hastası Yunus Yurtsever, temerrüde düşen borçla birlikte 35 milyar Türk Lirası ödemeyi nasıl yapacaktır?

Değerli arkadaşlarım, ülke hayvancılığı da bir çöküş içindedir. Birçok işletme kapanmıştır. Ülkenin dört bir yanından canlı hayvan ve hayvan ürünleri kaçak olarak yurda girmektedir. Hayvan kaçakçılığından, devletin, sadece vergiden kaybının 10 milyar doların üzerinde olduğu, yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmıştır. Özellikle, doğrudan gelir desteği ve diğer destekler Fak-Fuk Fon'a dönmüş durumda. Benim çiftçim hangi parayla ürünü ekip yetiştirecek; belli değildir.

Dünyada bir ilk daha gerçekleşmiştir. Şöyle ki: Ziraî krediler, devletin açıkladığı enflasyon rakamlarının iki katıyla verilmekte, böylelikle devlet, çiftçisini tefecilerin eline mahkûm etmektedir. Bu durum, üretimi kösteklemekle eşanlamlıdır.

Çiftçi, ucuz mazotla avutulmaya çalışılırken, altı ayda mazota veya diğer akaryakıt ürünlerine yapılan zamların sayısını bile hatırlamak mümkün değildir. Hocanızın dediği gibi, kadayıfın altı kızarmakta ve gün geçtikçe umut olmaktan çıkmakta, halkın gözünde büyük bir itibar kaybına uğramaktasınız.

Acil olarak çiftçiye ekkaynak bulun ve verin. Yoksa, Milas Ovası, Söke Ovası, Nazilli Ovası, Fethiye Ovası, Konya Ovası, Harran Ovası ve yurdun birçok ovasında ekim, dikim yapılamayacak tarlaların sayısı gün geçtikçe artacaktır.

Çiftçimizin yüzü gülmüyor, çiftçi evine gidemiyor, çocuklarının ihtiyacını karşılayamamanın ezikliği içerisinde, intihar olayları oluyor. Siz böyle devam ederseniz, bu kürsüde, üzülerek, intihar mektuplarını okumaya devam ederiz. Bu ülkenin güzel insanlarına kulak verin ve "ben bilirim" yanlışından geri dönün.

Tütün kotası sonrası, vatandaşın elinde kalan tütünün ne olacağı belli değil.

Pancar üreticisi, ortalama 10 dönümde ekim yapıyor; şekerpancarı yasasından sonra, pancar üreticisinin durumunun ne olacağı yine belli değil.

Yıllardır söyleniyor, alternatif ürün, alternatif ürün; ama, alternatif ürünün daha tanımı yapılamadı.

Buğday üreticisi, buğdayın, elinden çıktıktan sonra para etmesinin nasıl önleneceğini düşünmekte.

Zeytinyağı ve zeytin üreticisi, dökme zeytinyağı ihracatının sezon başında niye açılmadığını hâlâ merak ediyor.

Sera üreticisi perişan. Seracılık -birim başına en fazla maliyete sebep olan, gerek ilaç gerek gübre gerek tohum girdileriyle- dönüm başına maliyeti en fazla olan bir sektör olmasına karşın, bu konuda, şu ana kadar yapılmış bir şey yoktur.

"Dün dündür, bugün bugündür" siyasetinin devam ettiğini görmekteyiz.

Şu an, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu sıralarında oturan bazı milletvekili arkadaşların, geçmiş dönemde yaptıkları konuşmalardan alıntılar sunuyorum:

"Nitekim, bütün dünyada ve bilhassa gelişmiş ülkelerde, tarım ve hayvancılık sektörleri, en fazla desteklenen sektörlerdir. Buna karşılık, ülkemizde, son yıllarda, tarım sektörü ve çiftçilerimiz, en fazla ihmal edilen, âdeta çökertilmesine göz yumulan bir sektördür; çiftçilerimize, üvey evlat muamelesi reva görülmektedir; girdiler ve tabanfiyat yoluyla verilen destek sürekli olarak azalmaktadır. Bu şekilde, çiftçi, sürekli olarak yoksullaştırılmaktadır....

Önceden, 1 kilogram pamuk 3 litre mazot alırken, şu anda, 1 kilogram..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

FAHRETTİN ÜSTÜN (Devamla)"... Nüfusun yüzde 45'ini oluşturan çiftçiler ne olacak? Onlardan bir haber yok, onlara verilecek bir şey yok."

"Bugün, toplumumuzun bütün kesimleri, özellikle çiftçilerimiz, esnafımız, emeklilerimiz, memurlarımız, işçilerimiz çok büyük sıkıntı içerisindeler."

Bir değerli milletvekili de, doğrudan gelir desteğiyle ilgili konuşmasında şunu söylüyor: 'Dünya Bankasından verilen bu parayı bile zamanında çiftçisine veremeyen bu aciz hükümeti burada kınıyorum ve burada da ilan ediyorum."

Bunları söyleyenler, bugün, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu sıralarında oturan değerli milletvekili arkadaşlarım.

Bu teklifimizin dikkate alınmasını ve desteğinizi bekliyor, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 22 Nisan 2003

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook