Engellilerle ilgili
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 22. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Aralık 2003 · 584 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fahrettin Üstün (CHP), 2 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ENGELLİLERLE İLGİLİ); konuşma 584 kelime.
Fahrettin Üstün (CHP, Muğla). “Engellilerle ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 2 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahrettin-ustun-22-2003-12-02-engellilerle-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FAHRETTİN ÜSTÜN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yarın 3 Aralık Dünya Özürlüler Günü; bu nedenle, gündemdışı söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. Özürlüler Gününde anmak durumunda olduğumuz, sorunlarını tartışmak durumunda olduğumuz ve çoğu kez unutulan çok değerli engelli yurttaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi adına, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Yakın zamana kadar çok büyük bir toplumsal sorun olan engelliler sorunu görmezden gelindi. Engelli çocuklarımızı, insanlarımızı aile içinde toplumdan tecrit ederek fiziksel gereksinmelerini karşılamakla, onlara karşı görevlerimizin yerine getirildiği düşünüldü. Bu anlayış sonucu, ülkemizde engellilerle ilgili eğitim, sağlık, rehabilitasyon ve istihdam hizmetleri, bugün, çağdaş ülkelerin çok gerisinde kaldı. Oysa, yapılması gereken, engelli yurttaşlarımızın başkalarına muhtaç olmadan kendi kendilerine yetebilmelerinin sağlanması ve topluma üretici bireyler olarak kazandırılmalarıdır.
10-11 Kasım 2003 tarihlerinde Brüksel'de Avrupa Birliği Engelliler Toplantısı yapıldı. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, bu toplantıda Türkiye'yi başarıyla temsil etti. Bu toplantıda, tüm aday ülkeler için, Avrupa Birliğinin engellilere yönelik standartlarına bir an önce kavuşma hedefi bir kere daha ortaya konuldu.
Avrupa Birliği sürecinde, Türkiye olarak, çok süratli adımlar atarak engellilerle ilgili politikalarımızı gözden geçirmeli ve engelli insanlarımızın yaşam kalitelerini yükseltmek üzere bir eylem planı oluşturmalıyız. Engelli insanlarımızın ancak yüzde 3'üne eğitim verebiliyoruz, ancak yüzde 4'üne istihdam sağlayabiliyoruz. Sağlık ve rehabilitasyon hizmetleri yetersiz. Kentlerimiz, yollarımız, binalarımız, hâlâ özürlü insanların kullanımına uygun değil. Engelli insanlarımızın toplumsal yaşama katılımının önünde binbir türlü engeller var. Bu tablo Türkiye'ye yakışmıyor. Bu tabloyu değiştirmeliyiz.
Hâlâ, ülkemizdeki engelli insanların sayısını bilmiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, nüfusun yüzde 10'uyla 12'si arasında engelli insan hesabıyla, ülkemizde 7 000 000-7 500 000 özürlü olduğu söyleniyor. İşe buradan başlayarak, ciddî bir çalışmayla, hangi ilimizde, hangi mahallemizde, hangi evde, hangi özürlü grubundan kaç insanımız var, onu ortaya koymalıyız; ancak bundan sonra doğru politikalar geliştirebilir, doğru hizmetler verebiliriz.
Özürlülerin toplumsal yaşama katılımlarının önündeki en büyük engel eğitimsizliktir. Millî Eğitim Bakanlığına bu yönde büyük görevler düşmektedir. Ayrıca, SSK'lı ve 657 sayılı Yasaya tabi memur ailelere engelli çocukları için verilen eğitim yardımları, sosyal güvencesi olmayan ailelerin engelli çocuklarına da verilmelidir. Bu amaçla, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu kaynakları kullanılabilir. Sosyal güvencesi olmayan engelli çocuklara sahip çıkmak, sosyal devlet olmanın gereğidir.
Eğitimle ilgili bir konuyu özellikle işaret etmek istiyorum. Engellilerle ilgili özel eğitim uzmanı yetiştirmek üzere Türkiye'de bütün üniversitelerin yıllık öğrenci kontenjanı 600 civarındadır. Özürlülerle ilgili hamle yapacaksak, bu sayı son derece yetersizdir. Bu kontenjanları mutlaka ve mutlaka artırmalıyız.
Engelliler ve aileleri, toplumumuzun en mağdur kesimidir. Bu aileler, çocuklarıyla birlikte, her türlü güçlüğe karşı yaşam mücadelesi vermektedirler, sosyal hayatları hemen hemen yok; ama, en büyük korkuları, çocuklarının kendilerinden sonra ne olacağı. Bu açıdan, engellilerle ilgili sosyal hizmetlerin, bakım hizmetlerinin geliştirilmesi ve yeni bir anlayışla, bakım sigortasının oluşturulması büyük önem taşıyor.
Son yıllarda engellilerle ilgili sivil toplum kuruluşlarının büyük bir gelişme içinde olduklarını ve pek çok projeye başarıyla imza attıklarını görüyoruz. Hem devlet hem toplum olarak, bu sivil toplum kuruluşlarına daha çok destek vermeliyiz.
Yasayla kurulan Türkiye Sakatlar Konfederasyonunun çalışmalarını yürütürken büyük maddî güçlükler içinde olduğunu, hatta kira ve telefon paralarını ödemekte zorluk çektiğini öğrendim. Türkiye Sakatlar Konfederasyonu, mutlaka yasal bir gelir kaynağına kavuşturulmalı ve bütçeden, daha çok desteklenmelidir.
Geçen dönem Meclis gündeminde olup sonuçlandırılamayan özürlüler yasası tasarısı, tarafların da katılımıyla, derhal yeniden ele alınmalıdır. Kadük olan bu tasarıya, IMF engeli nedeniyle çıkarılan, malî bölüm de dahil edilmeli, tasarı ihtiyaçları karşılayacak bir hale getirilerek bir an önce yasalaştırılmalıdır.
2022 sayılı yaşlılar, maluller ve engellilerle ilgili Yasada belirtilen üç aylık maaşın, engelliler lehine makul ölçüde artırılması gerekir. 571, 572, 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerle getirilen düzenlemelerin de, bir an önce özürlüler yasası tasarısı kapsamına alınarak yasalaştırılmasında büyük yarar vardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 2 Aralık 2003