2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (enerji ve tabii kay.bak., enerji piyasası üst kurulu, ulusal bor araştırma enstitüsü, elektrik işleri etüd idaresi gen.müd., türkiye atom enerjisi kurumu, mta genel müd., petorl işleri gen.müd., devlet su işleri gen.müd.) 10 tur
Düzce Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 38. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Aralık 2006 · 832 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fahri Çakır (AK Parti), 20 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KANUN TASARISI (ENERJİ VE TABİİ KAY.BAK., ENERJİ PİYASASI ÜST KURULU, ULUSAL BOR ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ GEN.MÜD., TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU, MTA GENEL MÜD., PETORL İŞLERİ GEN.MÜD., DEVLET SU İŞLERİ GEN.MÜD.) 10 TUR); konuşma 832 kelime.
Fahri Çakır (AK Parti, Düzce). “2007 yılı merkezi yönetim bütçesi kanun tasarısı (enerji ve tabii kay.bak., enerji piyasası üst kurulu, ulusal bor araştırma enstitüsü, elektrik işleri etüd idaresi gen.müd., türkiye atom enerjisi kurumu, mta genel müd., petorl işleri gen.müd., devlet su işleri gen.müd.) 10 tur”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 20 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahri-cakir-22-2006-12-20-2007-yili-merkezi-yonetim-butcesi-kanun-tasarisi-enerji-ve-tabii-kay (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c141/b038/tbmm221410380681.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA FAHRİ ÇAKİR (Düzce)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Ulusal Bor Araştırma Enstitüsünün 2007 yılı bütçesi üzerine, AK Parti Grubu adına, söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, hakkında çok değişik yorumlar yapılan bor madeni, yeryüzünde metal ile ametal arası, yarı iletken özelliğe sahip bir elementtir. Doğal hâli tek başına değil, başkaca element- lerle birleşik hâlde bulunması dolayısıyla farklı bir özellik taşımaktadır. Bor madeninden bundan dört bin yıl önce Uzak Doğu'da, Tibet'te insanoğlunun haberdar olduğu; Sümerler ve Etiler döneminde altın ve gümüş işçiliğinde, Mısırlılar tarafından mumyalama işleminde, Romalılar tarafından cam yapımında, Yunanlılar tarafından temizlikte, 9'uncu yüzyılda Araplar tarafından ilaç yapımında kullanıldığına ilişkin elimizde kuvvetli bilgiler mevcuttur. Avrupa'ya Marco Polo tarafından Tibet'ten getirildiği söylenmektedir. Bor olarak dünyada kabul edilen şekliyle işletilmesi 1850'li yıllara dayanmaktadır. Bor, bundan yüz elli yıl evvel, yani yaklaşık bir buçuk asır evvel, maden kavramı içerisinde yerini almış bir mineraldir. Ülkemizde ise, 1880'li yıllarda Galata bankerlerinin, alacaklarına karşılık bor madenlerinin ruhsatlarını aldıkları ve "alçı taşı" diyerek yurt dışına sattıkları da ayrıca bilinmektedir. Bu uygulamanın sakıncaları, 1935 yılında devlet tarafından kurulan Eti- bank sayesinde yerli ve millî sermayeye devredilerek giderilmiştir.
Değerli arkadaşlar, ülkemizde 1950-1960 yılları arasında bor madeninin gerçek rezervleri tespit edilerek, ekonomik değeri keşfedilmiş ve çıkartılmaya başlanmıştır. Sanayisinin tuzu sayılan bor madeninin, ülkemizde, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya, Bursa bölgelerinde geniş ve zengin yataklara sahip olduğu bilinmektedir. Bor madeninde, ülkemiz, yüzde 72'lik rezerv oranıyla dünyada birinci durumdadır. İkinci sırada yüzde 13 oranında Amerika Birleşik Devletleri, üçüncü sırada Rusya, daha sonra da Şili, Bolivya, İran, Kazakistan, Arjantin, Çin ve Peru gelmektedir. Ülkemizdeki bor rezervi, dünya ihtiyacını dört yüz seksen iki yıl boyunca, bugünkü üretim rakamlarıyla, karşılayacak durumdadır. Diğer ülkeler, rezervlerini, bugünkü hesaba göre altmış yıl sonra tüketecekler; o nedenledir ki bu ülkeler, kendi ihtiyaçlarını, dışarıdan satın alarak karşılamaya devam etmektedirler. Maden ihracatımızın, değerli arkadaşlar, yüzde 50'sini teşkil eden bor madeninin ülkemizdeki tüketimi, maalesef, dünya tüketiminin yüzde 2'sini de geçmemektedir. Tüm bu bor madeniyle ilgili işlemleri, devlet adına, ülkemizde Eti Maden AŞ, Amerika Birleşik Devletlerinde ise US Borax diğer adıyla Rio Tinto eliyle yürütülmektedir. Dünyada üretim kapasitesi yüksek iki ülke -birisi Türkiye, diğeri Amerika Birleşik Devletleri- olduğu için, piyasa oluşumunu Türkiye ve ABD birlikte oluşturmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Bor Enstitüsü, kısa adıyla BOREN, Haziran 2003 tarihinde, AK Parti İktidarının özellikle istemleriyle, bu yüce Meclis çatısı altında, 4867 sayılı Kanun'la Bor Enstitüsü kurulmuş, 59'uncu Cumhuriyet Hükümeti özellikle ve özel gayretle destekleyerek, bora gerekli önemi verdiğini ortaya koymuştur. Bilimsel çalışma yapan BOREN, yani Bor Enstitüsü, üniversiteler ve ilgili sanayi kuruluşlarıyla iş birliği yaparak, sanayi sektörü ile üniversite arasında köprü kurarak, stratejik bir ürün, bir maden olan borun üretimini, tüketimini ve geleceğini bilimsel temellere oturtmak için çok ciddi çalışmalar yapmaktadır.
Değerli arkadaşlar, iki yüz otuz çeşit mineral ile doğada, toprakta birlikte bulunan ve bugün iki yüz elliden fazla kullanım alanına sahip olan bor ve bor madeni, ikinci sıradaki Amerika Birleşik Devletleri'nde yaklaşık 300-400 metre yerin derinliklerinden çıkartılırken, ülkemizde yeryüzüne gayet yakın, 30 metre gibi bir mesafede bulunduğundan, çok kolayca -ülkemizde- çıkarabilirle imkânına sahiptir. Çıkartıldığı şekliyle satılabildiği gibi, rafine edilerek, ayrıştırılıp, parçalanıp, elenip öğütülerek, toz hâline getirilip, yani rafine edildikten sonra satılması, ham halindeyken değeri ton başına 40 doları geçmezken, rafine edildikten sonra pekâlâ 200 dolarların üzerine fiyatları çıkabilmektedir.
İşte bu nedenledir ki, topraktan çıktığı şekliyle, hatta rafine edilmiş şekliyle de değil, uç ürüne dönüştürülerek ekonomiye kazandırılması esas olmalıdır. İşte Bor Enstitüsünün, kısaca BOREN'in tam da görevi budur.
Sayın milletvekilleri, şu konu iyice bilinmelidir ki, bor madeni, yazıldığı çizildiği, söylendiği ve fevkalade spekülasyonlara meydan verilecek şekilde tartışıldığı gibi, yüzlerce milyar dolarlarla ifade edilen bir pazar payına sahip değildir. Dünyadaki pazar payı, yıl itibarıyla 1,2 milyar dolar mesabesindedir. Bu pazar payının yüzde 40 küsuru, yüzde 40'tan biraz fazlası ABD'ye aittir; yüzde 40'ın biraz altındaki bir oran da ülkemize aittir; gerisi diğer ülkelere aittir. Kullanım bakımından, Amerika Birleşik Devletleri bor madeninin yüzde 60'ını izolasyon malzemesi olarak kullanmakta, Batı Avrupa temizlik malzemesi olarak deterjan ve kozmetik sanayisinde, ülkemizde ise ağırlıklı olarak cam sanayisinde bor madeninin kullanıldığı bilinmektedir.
İşte tüm bunları göz önünde bulundurarak, BOREN'in bilimsel çalışmaları sonucunda, tarım bor, gübre sanayisinde bor kullanılarak yapılan üretimde üretim artışı sağlamış bir çalışma sonucudur.
İnşaat sektöründe, çimento sanayisinde mukavemetli ve maliyeti düşüren çimento elde edilmesi sağlanmış olup, buna da örnek olarak Denizli Çimento AŞ'de yapılan çalışmalar birer numunedir.
Ayrıca, tekstilde ısıya dayanıklı, yanmayan itfaiye giysileri, branda ve çadır üretimi olumlu sonuçlar vermiş ve üretime geçilmesi planlanmıştır. Yine, yakın zamanda medyada da yer aldığı gibi, uzun süre dayanıklı yakıt pili üretimi gerçekleştirilmiştir.
Değerli arkadaşlar, biz inanıyoruz ki, BOREN'in bu bilimsel çalışmaları devam etmeli ve de özellikle fınansal açıdan desteklenmelidir.
Konuşmamda da ifade etmeye çalıştığım gibi, çalışmalara başka çalışmalar da eklenerek, üretim tesislerinin ülkemizde kurulup, nihai ürünleri imal ederek, dünya bor rezervindeki tekelimizi uç ürünler elde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
FAHRİ ÇAKİR (Devamla)Değerli arkadaşlar, bor rezervindeki tekelimizi uç ürünleri imal etmede, üretmede de elde edip, pazar payımızı yükseltmenin yolunu birlikte aramalıyız, diyor; Ulusal Bor Araştırma Enstitümüzün 2007 yılı bütçesinin hayırlara vesile olması temennisiyle, gelecekteki Kurban Bayramı'nızı tebrik ediyor, yüce Meclise saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
56 konuşma daha · 20 Aralık 2006