İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )

Fahri Keskin

Eskişehir Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Ocak 2005 · 571 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fahri Keskin (AK Parti), 6 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT SAĞLIK BİRİMLERİNİN SAĞLIK BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİNE DAİR KAN.TAS. ( SS. 686 )); konuşma 571 kelime.

Fahri Keskin (AK Parti, Eskişehir). “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait sağlık birimlerinin sağlık bakanlığına devredilmesine dair kan.tas. ( ss. 686 )”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fahri-keskin-22-2005-01-06-bazi-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-ait-saglik-birimlerinin-saglik-bakanl (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sağlık hizmetlerinin tek çatı altında toplanmasıyla ilgili kanun tasarısı hakkında, şahsî görüş ve düşüncelerimi arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Bir tespitle sözlerime başlamak isterim. SSK, ülkemiz nüfusunun yaklaşık yüzde 49'una hem sigortacılık hem de sağlık hizmeti veren bir kurumdur. 25 katrilyona ulaşan dev bir bütçeye, 65 000'e yakın personele, ülke genelinde 148'i hizmet ve eğitim amaçlı hastane olmak üzere, 575 sağlık tesisine sahip, 81 il örgütü olan bir kurumdan söz ediyorum.

Bu kurum, bir yandan sigortacılık hizmeti sunacak, diğer yandan da bu kesimin sağlık hizmetlerini, sağlık işlerini yerine getirecek; bu, olacak şey değildir. AK Parti olarak, vatandaşa daha iyi sağlık hizmeti sunmak için, sağlık hizmetlerinin tek çatı altında toplanması gerektiğine inandık ve

(x) 686 S. Sayılı Basmayazı 5.1.2005 tarihli 47 nci Birleşim Tutanağına eklidir.

programımıza aldık. Öyle ya, ülke nüfusunun yüzde 49'una sağlık hizmeti sunacaksınız; bu hizmeti, ülkedeki toplam sağlık personelinin sadece yüzde 8'iyle sunacaksınız; bu iş olur mu?! Olursa, ancak geçmişte yaşanıldığı şekilde bir görüntü arz eder. Bu zaruretler karşısında, hükümet programımızda sağlığın bir çatı altında toplanmasını ve koordinasyonunu öngördük; Anayasamızın amir hükmü de buydu.

Diğer taraftan, sağlık hizmetleri sunan bir bakanlığımız var; bu bakanlığın adı Sağlık Bakanlığı; bünyesinde, SSK'daki sağlık personelinin 6 katı sağlık personeli var. Yine Sağlık Bakanlığı bünyesinde binleri aşan tesisler var; aynı zamanda, ülkenin de her tarafında teşkilatlanmış durumda. Sağlık Bakanlığı, hem fiziksel bakımdan hem personel bakımından hem de araç gereç bakımından SSK'nın çok önünde yer almaktadır. Sağlık Bakanlığı tesisleri yüzde 20-30 doluluk oranıyla rantabl çalışamazken, SSK sağlık tesislerinde yüzde 100 doluluk oranıyla karşılaşıyoruz; bunu kabul etmek ve anlamak mümkün değildir.

Netice itibariyle, bu iki kurumu, biri yüksek performansla çalışırken diğerinin boş kalmasına tahammülümüz kalmadığı için, bu ülkenin tek kurumu olarak birleştirmek istedik. AK Parti olarak, bizim sosyal devlet anlayışımıza ters düşen hiçbir ifade burada mevcut değildir. Biz, Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığını bir çatı altında toplamayı arzu ederken, bunların bir araya getirilmesinde politik amaçlı hiçbir menfaat yoktur. Biz, sağlık kurumlarımızda yaşanılan içler acısı durumu ortadan kaldırmak istedik. Hekimlerimizin, muayenehanesi ile hastane arasındaki git gelini ortadan kaldırdık. SSK hastanelerinde, birçok tetkik ve tahlil için sekiz ay sonrasına gün verilmekteydi; yakın bir tarih için doktorun muayenehanesine gitmek zorunluydu. Bıçak parası adı altında yaşananlar günlerce basında yer aldı. Muayene olmak için sabahın köründe sıraya girmek, şipşak bir muayeden geçirilmek vatandaşımıza reva görülen bir haksızlıktı. Başka tesislerde vatandaşımız hangi imkânlardan, ne şekilde yararlanıyorsa, SSK'lımız da, aynı yerlerden, aynı şekilde yararlansın dedik. Hastanelerde ilaç kuyruklarına son verdik; onu da, piyasadan ilaç alma imkânına kavuşturduk. Bu ülkede yaşayan vatandaşlarımızın hepsi birinci sınıf vatandaşlarımızdır; insanlarımız her şeyin en iyisine layıktır. Bunun için, 2003 Temmuzunda, Ortak Kullanım Protokolüyle düğmeye bastık ve dedik ki, ey SSK'lı vatandaşımız, bu ülkede diğer insanlar gibi, sen de, özel ve resmî tüm sağlık kuruluşlarına gidebileceksin. Diğer insanlarımız neden ve nereden yararlanıyorsa sen de yararlanacaksın, senin de hakkın diye kabul ettik. Bizler, bir yıldan fazla uygulama neticesinde gördük ki, SSK'lı hastamızın artık yüzü gülüyor.

Bunu protesto amaçlı, demokratik hakkımızı kullanıyoruz diye karşı eylem yapan sendikaların hareketlerini anlamak mümkün değildir. Otobüslere halkı doldurarak, kimin parasıyla, kimi, nereye taşıyorsun?! Acaba, bu kadar insanı taşımak yerine, bu masraflarla, gelip 2 tane hastane açsalardı daha yararlı olmaz mıydı?! Maalesef, ülkemizde, AK Partiyle bir zihniyet değişikliğinin yaşandığını anlamak ve algılamakta zorluk çekenler var. Sosyal güvenlik hizmetleri olarak, SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı bir araya getirilmek istenmektedir; bunda ne zarar vardır?!.

Siyasette temel amaç, insanların mutluluğu için çalışmaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

78 konuşma daha · 6 Ocak 2005

78 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook