Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)
Genel Kurul, 57. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ocak 2008 · 689 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 31 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 689 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2008-01-31-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce okunan önergeye sayın Komisyonun ve sayın Hükûmetin katılmadığını beraber dinledik.
Bu önerge ne? Değerli arkadaşlarım, Vakıflar Kanunu’nun en önemli maddesi. Bu maddeyle ilgili olmak üzere 3 Ağustos 2002 tarihinde ilk değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklik, vakıfların tasarruflarında bulunan gayrimenkullerin herhangi bir belge ibrazı hâlinde tapuya tescil edileceğine dair bir değişiklikti. “Herhangi belge”nin içerisinde telefon faturası, su faturası gibi mülkiyetin nakline imkân sağlamayan belgeler de mülkiyetin nakline esas olacak şekilde düzenlendi. Niçin? Yani, bizim, mülkiyeti teminat altına alan Anayasa’mızın mülkiyeti nakletmek için böyle bir belgeyi sahih gördüğü için mi? Hayır. Mülkiyetin nakline ilişkin düzenlemeleri içeren Medeni Kanun, faturaya, su faturasına, elektrik faturasına mülkiyet izafe eden bir değer ifade ettiği için mi? Hayır, dayatma olduğu için. Ne dayatması? AB dayatması olduğu için. Bu madde uygulandı, uygulanmaması için Milliyetçi Hareket Partisi Anayasa Mahkemesine gitti, altıya beş oyla Anayasa Mahkemesi talebimizi reddetti. Bu maddeyle ilgili düzenleme daha sonra Dördüncü Uyum Paketi’nde geldi, Dördüncü Uyum Paketi’nde buna ilişkin süre uzatıldı, yetmedi Altıncı Uyum Paketi’nde geldi, yetmedi Yedinci Uyum Paketi’nde geldi, yetmedi Dokuzuncu Uyum Paketi adı altında bu Kanun’la geldi.
Şimdi, Sayın Bakan, lütfen gerçeği söyleyin. Biraz önce dediniz ki: “Bu Kanun’un Avrupa Birliği uyum yasalarıyla alakası yok.” Niçin Dokuzuncu Uyum Paketi içerisindedir bu Kanun?
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Sayın Başkan, konuşmacı Sayın Bakana bir soru soruyor, Sayın Bakan dinlemiyor.
Lütfen, tekrarlar mısınız.
KADİR URAL (Mersin)Faruk Başkanım, bir daha tekrarlayın, Sayın Bakan duymadı.
FARUK BAL (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bu Kanun aslında, Türkiye üzerinden, sıfır bedel ile Batı Trakya’da bırakılmış olan Osmanlı eserleri sebil edilerek, heder edilerek beş yüz kırk beş yıllık bir ihtirasın Kanunu’dur. İşte, en son Dokuzuncu Uyum Paketi’nde, hiçbir sınır ve süre tanınmadan, Lozan Antlaşması’ndaki tahditler terk edilerek, Vakıflar Kanunu’ndaki tahditler terk edilerek, Tapu Kanunu’ndaki tahditler terk edilerek sınırsız ve süresiz olarak gayrimüslim vakıflara mal edinme hakkı tanınmaktadır. Beş yüz kırk beş yılın ihtirasına evet mi diyeceksiniz? Hayal treni olan Avrupa Birliğine aldığınız teslimiyet biletine şimdi Yunanistan Başbakanı bir de pasaport ilave etmiştir. Bu pasaport da “Ekümenikliği kabul etmediğiniz takdirde Avrupa’ya giremezsiniz.” pasaportudur.
Değerli arkadaşlarım, rahmetli Mehmet Emin Aga’yı hatırlayınız, şüpheli bir ölümle bu dünyadan göçen rahmetli Doktor Sadık Ahmet’i hatırlayın, evlâdı fâtihânı hatırlayın, vakıflardaki bedduayı hatırlayın.
Vicdanınıza hitap ediyorum: Vebal altında kalacaksınız. Bu veballe, bugün milletvekili olarak parti disiplinine uyabilirsiniz, belki aferin de alabilirsiniz ama hem mahkemeyi kübrada hem de milletin huzurunda bir hesap vereceğiz. (MHP sıralarından alkışlar)
Ben, o hesabı düzgün verebilmek için, sizlere son uyarımı yapıyorum: Bu madde, bam teli maddesidir, en önemli maddedir. Ben “beş yüz kırk beş yıllık bir ihtiras” dediğim zaman, beni değerli bürokrat arkadaşlarım aradılar, Vakıflar Genel Müdürlüğünde çalışan kardeşlerim aradılar, “Beş yüz kırk beş değil Sayın Bakan, 1071’in hesabı güdülmektedir.” dediler. Biz bu toprakları kolay edinmedik değerli arkadaşlarım… Biz bu toprakları kolay edinmedik değerli arkadaşlarım…
O zaman, uyacak mıyız? Uyalım. Ben size, aynı konuda Yunanistan Meclisinde bulunan ve 15 Ocak tarihinde Yunanistan Parlamentosunun komisyonundan geçen kanunu aynen burada kabul edelim diye teklif ediyorum. Hem onlar Avrupa Birliği üyesi, hep beraber oluruz olacaksak, hayal treni varırsa bir yere.
Burada, bakın, diyor ki: “Vakıfların mal edinmesi ancak hayır amaçlarıyla…” “Ancak hayır amacıyla…” “Kâr amacı güdülemez.” diyor. Hâlbuki, biz, tüm tahditleri kaldırdık, hiçbir sınır koymadık.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FARUK BAL (Devamla)Devam ediyor: Vakıfların mal edinmesi, ipotek verilmesi vesairesi, hepsi bir tek tasarruf mercisinin elinde toplanmıştır. Kimdir bu? Müftü. Müftü kimdir? Seçilmiş müftü değil, Yunanistan’ın atadığı müftüdür. “Büyük milletiz biz, her şeyi yaparız.” filan diyor Sayın Bakan. Hadi yap bakayım, göreyim!
AKİF AKKUŞ (Mersin)Hadi, Patriği atasın!
FARUK BAL (Devamla)Hadi, Patriği ata da göreyim! Görevine son ver de göreyim! (MHP sıralarından alkışlar)
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Bu Yasa ihanet yasasıdır.
FARUK BAL (Devamla)Değerli arkadaşlarım, ben bu konuda sizlerin yüksek vicdanınızın üstün geleceğine hâlâ inanmak istiyorum…
OKTAY VURAL (İzmir)Çekin Sayın Bakan, bu Yasa’yı geri çekin.
FARUK BAL (Devamla)…ve bu Yasa’daki “cemaat” tabiri taşıyan tüm maddelerin Yasa metninden çıkarılmasını Milliyetçi Hareket Partisi olarak talep etmekteyiz. Eğer bu yapılırsa, bu, sizin, bu millete en büyük hayrınız olacaktır. Yapılmaz ise önümüzdeki süreç içerisinde, beş yüz kırk beş yılın ihtirasıyla hareket edenlerin günahı, vebali omuzlarınızda olacaktır. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 31 Ocak 2008
