Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)
Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Mayıs 2008 · 807 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 29 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)); konuşma 807 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2008-05-29-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burası Türkiye Büyük Millet Meclisi. Burada konuşan her hatip mutlaka saygıdeğerdir ama her hatip doğrulanması mümkün olmayan, inandırıcılığı bulunmayan sözleriyle siyasi partilerin genel başkanlarını ilzam edebilecek şekilde beyanda bulunur ise bu Meclisin mehabetinde, bu Meclisin saygınlığında bir zafiyet oluşur. Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanı yurt dışı seyahatlerinde, hiçbir şart altında, Sayın Hatibin ifade ettiği gibi bir söz söylememiştir. Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Doğu Türkistan’a yapmış olduğu seyahat, orada yaşayan Uygurların hayat standartlarının yükseltilmesine vesile olmuştur. Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanının bu ziyareti devlet başkanı düzeyinde bir kabule mazhar olmuştur. Siz de hiç olmazsa Çinliler kadar Sayın Genel Başkana saygı göstermeyi öğrenin.
SONER AKSOY (Kütahya)Yok ya, Allah Allah!
FARUK BAL (Devamla)Diğer taraftan…
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Çinliler saygı gösteriyorlar.
FARUK BAL (Devamla)Evet… Evet…
SONER AKSOY (Kütahya)Allah Allah! Niyeymiş?
FARUK BAL (Devamla)Türkiye Cumhuriyeti devletinin Başbakanı Çin’de eğer o muhabbeti görüyorsa, o saygıyı görüyorsa, burada milletin adına konuştuğunu iddia eden bir vekil de en azından bu Meclisin mehabetine saygıdan dolayı gösterecektir bu saygıyı.
Değerli arkadaşlarım, ciddi bir eziklik içerisindeyiz. (AK Parti sıralarından “Kim?” sesi) Biz değil Alllah’a şükür. Bu Meclis gazi meclistir, bu Meclis Kurtuluş Savaşı’nı hangi şartlar altında verdiğini bilen bir meclistir, bu Meclis devleti olmadan var olmuş bir meclistir, bu Meclis Kurtuluş Savaşı’nı vererek bu devleti kurmuş meclistir. Kurduğu devlet üniter bir devlettir, millî bir devlettir. Eziklik şuradadır: İşte bu gazi Meclisin 11 milyon insanla düveli muazzamaya karşı vermiş olduğu mücadelede bir çizik atıyorsunuz.
SONER AKSOY (Kütahya)Bu da bir mücadele yoludur işte.
FARUK BAL (Devamla)Devletin kurumu vasıtasıyla, üniter devleti, millî birliği zedeleyici ve ileride farklı farklı kamu hizmeti alanları için örnek olabilecek bir kanun çıkarıyorsunuz. Türkiye Cumhuriyeti…
SONER AKSOY (Kütahya)Çağdaş mücadele yoludur bu.
AKİF AKKUŞ (Mersin)Millet dinliyor sizi, millet.
SONER AKSOY (Kütahya)Yeni çağın mücadele yoludur.
FARUK BAL (Devamla)Lütfen… Lütfen… Lütfen saygılı olun. Konuşana saygılı olun ve…
SONER AKSOY (Kütahya)Ben sizin yaptığınızı yapıyorum.
FARUK BAL (Devamla)Bu saygı, tabii ki sizin kişiliğinizi ilgilendiren bir saygıdır.
Yaptığınız bu kanun yanlıştır, Anayasa’ya aykırıdır ve RTÜK diye kurulmuş olan düzenleyici ve denetleyici bir organın görevine müdahaledir. Eğer RTÜK diye bir organ var ise bu organ yayınlarla ilgili düzenleme ve denetleme yetkisini kullanacaktır. O Kanun içerisinde, RTÜK Kanunu içerisinde bu düzenlemeyi verebilirsiniz. Bizim, farklı dil ve lehçeleri kullanan vatandaşlarımızla bir sorunumuz yok. Biz her vatandaşımızı eşit şartlar altında bu ülkenin saygın insanı olarak görmekteyiz. Ancak üniter devletin ve millî birliğin zedelenmesi anlamına gelebilecek, kamu hizmeti gören bir kurumun bir kanalının münhasıran Türkçe yayın yapmakla görevlendirilmiş olan TRT tarafından farklı bir kanal, farklı bir lisanla yayın yapmaya kanal tahsis etme sonucunu doğurabilecek olan bu kanun değişikliği yanlıştır.
Değerli arkadaşlarım, bu ülke hepimizin, sadece Milliyetçi Hareket Partililerin değil. Elbette sizler de vatanseversiniz. Buna yürekten inanıyorum. Elbette hep birlikte bu ülkenin birliğini, beraberliğini savunacağız ama parti taassubiyetini bir kenara bırakalım, birlikte oturalım, birlikte düşünelim, birlikte karar verelim. Siyaseten tercihiniz bu olabilir, biz karşıyız. Ancak doğru yerde doğru zamanda yapın. Çünkü getirmiş olduğunuz bu tasarı sadece RTÜK Kanunu’yla sınırlı kalmayacaktır, arkasından millî eğitimle ilgili gelecektir, arkasından farklı farklı kanunlarda bu ve benzeri konularda düzenleme talep edilecektir. O zaman üniter çatıyı nasıl birlikte tutacağız, nasıl millî birliği koruyabileceğiz? “Yugoslavyalılaştırma” dediğimiz bir sürecin içerisine sokuluyor Türkiye. Hepimiz yaşayacağız o süreci Allah korusun. Bu insanların her birinin birbirine bin yıllık kardeşlik hukuku vardır. O kardeşlik hukukuna saygımız var ise, o kardeşlik hukukunu yaşatmak istiyorsak, insan haklarına dayalı, insan haklarına saygılı demokratik bir ülke istiyorsak, millî birlik içerisinde yaşayan üniter bir devlet içerisinde birlikte yaşamak istiyorsak, bu şartlar altında 21’inci yüzyılı kucaklamak istiyorsak oturup birlikte düşünmemiz gerekmektedir.
Ben, yüce Meclisin bir kez daha Adalet ve Kalkınma Partisi kanadını teşkil eden değerli milletvekilleri tarafından meselenin suhuletle, salim bir şekilde düşünülmesi ve gelecek günlerde yaşanabilecek sıkıntılarla ilgili olarak vicdani vebal altında kalmamak için ellerini vicdanlarına koymalarını talep ediyorum. İnsanın vicdanıdır mahkemei kübrası. Hepimiz mahkemei kübraya tabi olacağız ama bugün tabi olduğumuz, işte buradaki mahkemei kübradır. O zaman bizi yaratan değil, milletimiz, buraya gönderenimiz izleyecektir, o değerlendirecektir. Yani Sayın Grup Başkan Vekilinin Milliyetçi Hareket Partisinin Sayın Genel Başkanına bir saldırıyla sizin ayranınızı kabartmaya yönelik bir tahrikte bulunmasını bu açıdan yadırgıyorum. Yani ne alakası var? Çin’de yapılmış bir ziyaretin bugün burada doğru olmayan bilgilerle tartışma konusu olarak gündeme getirilmesinin bir anlamı var mı? Elbette ki olmayacaktır.
Değerli arkadaşlarım, ben millî birliğin, üniter yapının birer içi boş kavram olmadığını tekrar sizlere hatırlatmak istiyorum. Günümüz Türkiye’sinde bu kavramlara her birimizin ihtiyacı olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Türkçe konuşan veya farklı dil ve lehçelerde konuşan insanlarımızın da millî birlik ve beraberlik içerisinde olduklarına inanıyorum. Bu çatı altında her birimizin saygın birer vatandaş olarak yasalarımızdan eşit bir şekilde yararlanabilecek imkânlara sahip olduğumuza veya olmamız gerektiğine inanıyorum.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 29 Mayıs 2008
