Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)
Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Kasım 2009 · 365 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 4 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 365 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-11-04-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-4 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Değerli milletvekilleri, biz, tabii, kanunun diline yaptığımız itirazı yaşayan Türkçeye uygun kelimeler ile değerlendiriyoruz. Eğer kanunumuzdaki kelimeler yaşayan Türkçemiz içerisinde var ise bu hangi kökten gelirse gelsin onu değiştirme ihtiyacı duymuyoruz.
Elbette ki eskiyen, elbette ki ömrünü tamamlayan… Dil de bir varlıktır, o da doğar, yaşar ve eskir, eskiyenlerinin değişmesi lazım. Fakat, kanuni ifadelerde, bir ıstılahı, bir terimi değiştirirken genel olarak muhafazakâr ama değiştirme düşüncesine de açık olmamız lazım. Şimdi “batıl” kelimesi elbette ki bizim dilimizde kullanılıyor. Özellikle biraz sonra AKP oylarıyla reddedileceğini bildiğimiz için -o cenahtan daha fazla- o cenahta daha fazla kullanılan bir cümleyi size tekrar edeceğim içerisinde “batıl” kelimesi olan. “Hak geldi batıl zail oldu” diyen siz değil misiniz? Biz de diyoruz bunu tabii.
NECİP TAYLAN (Tekirdağ)Ayet o, biz demiyoruz.
FARUK BAL (Devamla)Efendim, bunu siz kullanmıyor musunuz? Kullanıyoruz. Şimdi, “Hak geldi, batıl kesin hükümsüzlük oldu.” oldu mu? Olmadı. O zaman niye bunu zorluyoruz oldurmak için? Batıl kelimesinin nesi var? “Batıl” kelimesini bu kanun içinde de kullanıyorsunuz Sayın Başkan, Komisyon Başkanımızı kastediyorum. Tasarının 27’nci maddesinde yok mu? Ve bu “batıl” kelimesi “butlan” olarak da tabii ki kullanılmaktadır, hukuki bir terimdir, karşılığında “kesin hükümsüzlük” ifadesi bunu tam olarak karşılamamaktadır.
Diğer taraftan, elbette vardır, “kesin hükümsüzlük” kelimesini kullanan hukukçular vardır. Hepsini kastetmiyorum ama öyle hukukçular vardır ki hukuki bilgileriyle temayüz edememiş bu hukukçular kanunun dilini değiştirerek temayüz etme gayreti içerisindedirler ve ağırlıklı olarak hukuk dilini bozan hukukçular da hukuk bilgisinde nakisa olan hukukçulardır. Sayın Başkanın ifade ettiği hukukçular da, önemli bir kısmı da böyledir.
Dolayısıyla değerli arkadaşlarım, “batıl” kelimesi seksen üç yıllık borçlar hukukunda, ondan önce Mecellei Ahkâmı Adliye’de ve ondan da önce Osmanlı hukukunda kullanılmış olan bir tabirdir. Bu tabir eskimemiştir, yaşayan Türkçe içerisinde vardır. Bunun değiştirilmesi için herhangi bir hukuki zaruret bulunmamaktadır. Yerine ikame edilen “kesin hükümsüzlük” kelimesi ise cümle içerisine “batıl” kelimesinin yerine yerleştirdiğiniz zaman aynı sonucu doğurabilecek nitelikte değil ve dildeki akıcılığı da sağlayabilecek nitelikte değil diyor… Bu önergemizin takdirini biraz önce mahkemei kübrâ olarak nitelendirdiğim vicdanınıza havale etmiştim ancak oradan adil bir tartı çıkmadı.
Mahkemei kübrâ, değerli arkadaşlarım, kuyumcu terazisi gibi hassastır, pancar kantarı gibi değildir. Bu defa kuyumcu gibi hassas olmasını dilediğim mahkemei kübrânıza havale ediyor, saygılar sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 4 Kasım 2009
