Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)
Genel Kurul, 16. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Kasım 2009 · 470 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 11 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 470 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2009-11-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Komisyonun ve Sayın Bakanlığın katılmadığı önergenin AKP Grubu tarafından vicdanlarına göre değerlendirilmeyeceğine tecrübeyle şahit olduğumuz içindir ki, önergemizdeki gerekçeyi kayıtlara geçmiş olması sebebiyle bir kenara koyuyorum ve bugün gazetelere yansımış olan bir hususu Sayın Bakanın, burada bulunan Sayın Adalet Bakanlığının bürokratlarının ve değerli milletvekillerinin dikkatine sunmak istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bugün bir gazetede hâkim, savcı ve bu meslekten sayılanların sınırsız olarak ucu açık bir şekilde dinlenileceğine dair bir Bakanlık soruşturma olurunun fotokopisi yayımlandı. Ben de bu gazeteden bu fotokopiyi aldım. Burada “Ümraniye” diye başlayan, talihsiz bir şekilde, Türk tarihinde, kültüründe önemli bir tanım olarak bulunan “Ergenekon” ile devam eden, ancak kurunun yanında yaşı, yaşın yanında kuruyu da yakan pek çok usulsüzlükleri, pek çok hukuk ihlallerini içeren bir soruşturmaya dayalı olarak hâkim ve savcılarla ilgili bir soruşturma izni verilmiştir.
Şimdi, bu iznin asıl olan kısmını, son cümleyi birlikte okuyalım: “Bu bakımdan Ergenekon adıyla bilinen soruşturma sırasında mahkeme kararlarına dayalı teknik takiplerde, gizli tanık ifade tutanaklarında, Osman Akyıldız adıyla gönderilen elektronik posta mesajında, Veli Küçük’ün ajandasından ele geçirilen notlarda, İşçi Partisinin Ankara merkezinde yapılan aramada bulunan ve üzerinde Nusret Senem yazılı CD’de adı geçen ve -buradan sonrasına dikkat edin- 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’na tabi bulunan cumhuriyet başsavcısı, cumhuriyet savcısı ve hâkimler hakkında ihbar yazıları ve ekinde belirtilen konularla ve inceleme sırasında ortaya çıkabilecek hususlarla ilgili olmak üzere keyfiyetin Adalet müfettişlerince incelenmesi.”
Şimdi, bunu okuyan;
1) Bu soruşturma kapsamında olan kişileri anlar.
2) “Ve” ibaresinden sonra hâkim ve savcıların ucu açık bir şekilde, sınırsız bir şekilde dinleneceğini düşünür.
Nitekim, gazeteye yazılan haber de ucu açık bir şekilde dinleneceğini ifade ediyor.
Değerli arkadaşlarım, soruşturma izni “efradını cami, ağyarını mâni” dediğimiz bir tarzda yazılır. Yani, soruşturma izninde kim soruşturulacak, onun ismi yazılır; hangi konu soruşturulacak, o konu yazılır. Yani, soruşturma izni, konu ve kişi ile sınırlıdır.
Burada konu ve kişi sınırlaması yoktur. Olmayınca aklımıza ihtimaller geliyor.
Birinci ihtimal… Adalet Bakanlığının değerli bürokratları bunu bilmiyorlar mı? Hayır, bilirler. Böyle bir ihtimali elimine etmek istiyorum çünkü Adalet Bakanlığının bürokratları, bilgi, beceri ve tecrübeleri itibarıyla bunu bilir ya da bilmesi gerekir.
İki: Acaba bu soruşturma izni tüm hâkim ve savcıları kapsayacak bir tarzda mı verilmiştir? Bu ihtimali de parlamenter demokrasi, hukukun üstünlüğü, hâkim teminatı, yargı bağımsızlığı gibi kavramlarla değerlendirdiğimde buna da ihtimal veremiyorum. Benim demokratik anlayışım buna müsait değil. Onu da elimine ediyorum.
O zaman, üçüncü bir ihtimal kalıyor: Adalet Bakanlığı Ergenekon soruşturmasına teslim mi oluyor? İşte, meselenin bam teli burada Sayın Bakanım. Yapacağınız bu soruşturmayı nereye vereceksiniz? Bu soruşturmayı kimler yapacak ve bu soruşturma, tüm hâkim ve savcıları dinleyerek, hâkim ve savcılardan yandaş yaratılamamış olanların üzerinde tehdit aracı olarak mı kullanılacak? Bu soruşturmayı yaptığınız zaman -vereceğiniz- o Ergenekon soruşturmasını yapanlar sizden önce basına mı sızdıracak? Köşe yazarı, sizden önce, hangi hâkimin, hangi savcının tutuklanacağını, bir hafta, on gün önce ilan mı edecek?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 11 Kasım 2009
