Konya ilindeki tarım ve hayvancılık sektörünün durumu ve dolu yağışının neden olduğu zararlar hakkında
Genel Kurul, 127. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Temmuz 2010 · 464 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Faruk Bal (MHP), 1 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KONYA İLİNDEKİ TARIM VE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN DURUMU VE DOLU YAĞIŞININ NEDEN OLDUĞU ZARARLAR HAKKINDA); konuşma 464 kelime.
Faruk Bal (MHP, Konya). “Konya ilindeki tarım ve hayvancılık sektörünün durumu ve dolu yağışının neden olduğu zararlar hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 127. Birleşim tutanağı, 1 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-07-01-konya-ilindeki-tarim-ve-hayvancilik-sektorunun-durumu-ve-dolu-yagisini (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bugün yine şehitlerimiz ve onların anaları milletimizin yüreğini dağladı. Bugün şehit düşen kahraman evlatlarımıza Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum; milletimize ve kederli ailesine başsağlığı diliyorum.
Değerli arkadaşlar, 15 milletvekili arkadaşımla birlikte Konya’nın 11 tane ilçesinin tüm köy ve beldelerini teker teker ziyaret ettik. Bu süreç içerisinde gördüğümüz ve AKP’nin tarım politikasında yaratmış olduğu felaketi bir kez daha müşahede ettiğimiz durum aynen şudur: 2000 yılı fiyatıyla arpa, buğday, yulaf, fasulye, nohut, pancar, kiraz, elma gibi ürünlerin fiyatları yerinde saymaktadır. Ancak 2002 yılından 2010 yılına geldiğimiz sekiz yıllık süre içerisinde, enflasyon farkını bir kenara bırakırsak, gübre fiyatı 4 ila 7 oranında, mazot fiyatı 3 kat oranında, ilaç fiyatı 3 kat oranında, yem fiyatı da 4 ila 6 kat oranında artmıştır. Bunun anlamı şudur: Bir, çiftçi 2002 yılına göre fakirleşmiştir. İki, çiftçi borçlanmıştır; Ziraat Bankasına, tarım kredi kooperatifine, esnafa, tefeciye ve yüksek faizli banka kredi kartlarına borçlanmıştır. Türkiye’deki çiftçinin onda 9’u icralık hâle düşmüştür ve ikinci maddede durumu ifade etmek gerekirse, çiftçimiz 2002 yılından itibaren üretimini düşürmüştür. Hububat rekoltesinde düşüklük vardır. Hububat ürünlerinde kalite düşüklüğü bulunmaktadır. Bundan dolayıdır ki 1 milyon 100 bin çiftçi hayvancılıktan ve ziraat alanındaki faaliyetinden uzaklaşmış, 1 milyon 100 bin kişi sekiz yıllık devri AKP İktidarında işsizler ordusuna katılmıştır. Bu bir sosyal felakettir. Bu sosyal felaketi yaratan AKP’nin sekiz yıllık tarım politikasıdır.
Şimdi ikinci bir felaket ile karşı karşıyayız. Bu sosyal felaketin üzerine bir tabii felaket eklenmiştir. Hububat mevsimi, biçim zamanı Konya yöresinde haziran ayının başında gerçekleşmektedir. Bu yıl haziran ayında beklenmedik seviyede yoğun bir yağmur ve dolu yağışı hububatı ve meyvecilik ile sebzeciliği çok ağır bir biçimde etkilemiştir. Dolayısıyla Konya’nın Akşehir, Doğanhisar, Hüyük, Beyşehir, Seydişehir, Bozkır, Ereğli, Halkapınar, Cihanbeyli, Kulu, Yunak, Çeltik ve Tuzlukçu ilçelerinde hem hububat ürünleri hem de meyvecilikle, sebzecilikle ilgili olmak üzere tarımsal faaliyetlerden elde edilen ürünler ağır bir hasara uğramıştır. Özellikle kiraz üretimi Konya’nın en önemli ihraç maddelerinden bir tanesidir. Konya Akşehir Gölçayır beldesi de önemli kiraz üretimini gerçekleştiren ve ihraç eden beldelerimizden bir tanesidir.
Değerli milletvekilleri, 2002 yılında 5 lira olan kiraz, bugün Konya’nın Akşehir ilçesi Gölçayır beldesinde uğranılan zarar nedeniyle 30 kuruşa, 50 kuruşa satılır hâle gelmiştir. İhracat tamamen durmuş durumdadır. Hasarlı ürünlerin içerisinden hasar görmeyen kirazların ayıklanması suretiyle hasarsız bir şekilde elde edilen kirazın fiyatı ise 2 lira civarındadır.
Bunun anlamı da şudur: Çiftçi 2002 yılında 5 liraya sattığı kirazı, sekiz yıllık enflasyona ve üretim maliyetlerine rağmen şimdi onun yarısından daha az bir fiyata satmaya mahkûm olmuştur.
AKP’nin yarattığı üçüncü felaket ise MEDAŞ’ın özelleştirilmesiyle ortaya çıkan sorundur.
Değerli arkadaşlarım, çiftçi hasat zamanında gelir elde eden bir kitledir dolayısıyla MEDAŞ’ın yeni sahibi olan şirketin aylık fatura kesmesi, elektrik ücretini peşin tahsil ederek sonradan şalteri açması, kırk dokuz yıllığına, çiftçinin kendisinin kurmuş olduğu sulamayla ilgili trafoyu 1 lira karşılığında kendisine devre mecbur bırakması, sulama alanında…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 1 Temmuz 2010
