İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 29. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

Faruk Bal

Konya Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 29. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Aralık 2010 · 478 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Bal (MHP), 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 478 kelime.

Faruk Bal (MHP, Konya). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-bal-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FARUK BAL (Konya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Adalet Komisyonunun katılmadığı, Sayın Adalet Bakanının katılmadığı yedek üyeyi tanımayan “Tanımlar” maddesiyle ilgili Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzdayım.

Bu nasıl bir kanun, Anayasa’nın ihdas ettiği yedek üyeyi tanımıyor?

Bunun nasıl bir kanun olduğunu anlayabilmek için hangi niyetle buraya geldiğini izah etmek gerekir. Halis olmayan bir niyetle buraya getirildi. Önce, Anayasa değişikliğinde niyetin halis olmadığı anlaşıldı. Anayasa Mahkemesindeki “yedek üyelik” kavramını ilga ettiniz. Sebep? “Asil üye ile yedek üye arasında fark yoktur, olmamalıdır.” dediniz, doğruydu.

Peki, aynı Anayasa değişikliği içerisinde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yedek üyeliğini niçin ihdas ettiniz? Burada soru işareti var. Niçin ihdas ettiğiniz, işte şimdi ortaya çıktı. “Tanımlar” maddesinde her şeyi tanımlıyorsunuz, kendi Anayasa değişikliğiyle ihdas etmiş olduğunuz yedek üyeyi bu maddede tanımıyorsunuz. Niçin tanımıyorsunuz Sayın Bakanım?

Ha, niçin tanımıyorsunuz: “Taş bitti, yapı paydos.” diye bir tabir var bizim dilimizde. Seçim bitti, yedek üyeliğin aldatma ve kandırma fonksiyonu sona erdi, gerek kalmadı yedek üyeliğe çünkü asilleri ile amacınıza ulaştınız.

Şimdi, yedek üyeliklere ne yapacaksınız? Kanunda tanımadınız, bu insanlar da seçildi. Hâkimler, savcılar yedek üyesi, Kurulun yedek üyesi. Anayasa’da yeri var, kanunda yeri yok. Ne yapacak bu arkadaşlar?

Ha, siz çözümü bulmuşsunuz, çağırıp teker teker “Merak etmeyin müktesebatınızı koruyacağız, merak etmeyin Yargıtaya, Danıştaya sizi üye seçeriz…”

Sayın Başkan, Yargıtaya, Danıştaya on tane daire kuracağınızı söylüyorsunuz. İstinaf mahkemelerini niçin kurdunuz bu ülkede eğer on tane daire kuracaktınız da? Yoksa Yargıtay ve Danıştaya da mı sıra geldi Sayın Bakanım?

Değerli arkadaşlarım, bu kadar açık, bu kadar net, bu kadar hukukla bağdaşır bir önergeyi reddeden bir düşünceyi anlayamıyorum.

Onun içindir ki size bir kez daha seslenmek istiyorum: Cenabı Allah her kuluna bu Mecliste oturmayı nasip etmez. Cenabı Allah her kuluna bahşettiği vicdanı burada milletin iradesine dönüştürmeyi kimseye bahşetmez. Siz bu vasıflarla donatılmış milletvekilisiniz. Vicdanınızla karar vermeniz lazım. Vicdanınızla karar verecek iseniz Anayasa değişikliğinde Hâkimler ve Savcılar Kurulu yedek üyeliği için nasıl oy vermiş iseniz Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu’ndaki yedek üyeliğe de aynı oyu vereceksiniz; vermezseniz vicdanınızdaki terazi kul hakkı, adalet tartan bir terazi olmaz, ancak ve ancak pancar kantarına benzer.

Değerli arkadaşlarım, burada parmak ile talimat ile eğer görev yapılacaksa gazi Meclisin, devlet kuran Meclisin manevi şahsiyeti hakkında da şüpheler ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla, bu makul ve masum önergenin yine parmak ile reddedilmesi hâlinde bilin ki Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin her alanında yaptığınız tahribatı tamir etmek gibi bir misyonu üstlenmiştir. Yargı alanında yaptığınız tahribatı da düzeltebilmek amacıyla Millî Yargı Projesi’ni hazırlamıştır. Millî Yargı Projesi’yle, siyasallaştırdığınız yargı, bağımsız ve tarafsız yargı hâline getirilecektir. Millî Yargı Projesi’yle teknoloji ile adalet bütünleştirilecektir; yapay zekâ, bilgisayar teknolojisi yargının emrine tahsis edilecektir; Hâkim bireysel, maddi hata yapmaktan ve usul hatası yapmaktan teknoloji yardımıyla geride duracaktır, yapamayacaktır bu hatayı. Dolayısıyla şairin dediği “Gene tehir etme üç ay öteye, / Bu dava dedemden kaldı hâkim bey.” sızlanması, Milliyetçi Hareket’in tek başına iktidarında sizin yaptığınız diğer tahribatlarla birlikte ortadan kaldırılacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

70 konuşma daha · 9 Aralık 2010

70 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook