İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 137. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu ihale sözleşmeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:273)

Faruk Nafız Özak

Trabzon Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 137. Birleşim · 2. yasama yılı · 30 Temmuz 2008 · 896 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Faruk Nafız Özak (AK Parti), 30 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU İHALE SÖZLEŞMELERİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:273)); konuşma 896 kelime.

Faruk Nafız Özak (AK Parti, Trabzon). “Kamu ihale sözleşmeleri kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:273)”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/faruk-nafiz-ozak-23-2008-07-30-kamu-ihale-sozlesmeleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI FARUK NAFIZ ÖZAK (Trabzon)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; tüm soru soran arkadaşlara teşekkür ediyorum.

Evvela, genel olarak bir değerlendirme yapmak istiyorum. Bir kere, konuşmalarda şunu gördük, o konuda izah etmek istiyorum: 4735 sayılı Kanun’a göre yapılan ihalelerde fiyat farkı verilmemesi gibi bir durum söz konusu değil. Konuşmacılar, sanki “Fiyat farkı verilmiyor.” diye ifade ettiler. Burası doğru değil, şurası doğru: Sadece önceki 2886 sayılı Kanun döneminde ihale edilen işler için uygulanan 88/13181 sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi döneminde fiyat farkı ödenmesi otomatik iken, 4735 sayılı Kanun’a göre ihale edilen işler için çıkarılan fiyat farkı kararnamelerinde idarenin takdirine bırakıldı. Bugün yaşanan sıkıntı, daha çok fiyat farkı vermeyi öngörmeyen veya genel enflasyon endeksi üzerinden fiyat farkı veren idarelerin işlerinde söz konusudur. Bu kanun tasarısı bu sıkıntıyı aşmayı hedeflemektedir.

Bizim yaptığımız çalışmada şunu gördük: Sağlık Bakanlığımız, Millî Eğitim Bakanlığımız sıfır fark veriyorlar. Bir kısmı TEFE, TÜFE’ye göre veriyor, bir kısmı formülasyona göre veriyor, aradaki sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Onu ifade etmek isterim.

Şimdi, Sayın Bakanımızın ifadesinden başlayalım, TOKİ’yle ilgili. Bir kere, Bayındırlık Bakanlığının gerek proje gerek ihale yapma yetkisinin birtakım bakanlıklara dağıtılması bizden evvel başlayan bir uygulamadır. Doğrudur değildir, bunu tartışmak lazım. Bayındırlık Bakanlığımız bu konuda en deneyimli Bakanlıktır, Yüksek Fen Kuruluyla, diğer kurullarıyla, bunu biliyoruz.

TOKİ’nin Bayındırlık Bakanlığından Başbakanlığımıza bağlanması bizim dönemde olmuştur, doğrudur ama -Sayın Değerli Bakanımız sordu ama gitti- şunu söyleyeyim: TOKİ’nin hastane ve okul yapma uygulaması biraz genel bütçedeki durumla ilgilidir. Genel bütçeden buraya ayıracağımız para yoksa ve TOKİ bunu yapıp beş yılda geri alabiliyorsa ve bu parayı da genel bütçeden almıyorsa bunu eleştirmemek lazım, alkışlamak lazım. Yani biz okullarımızı hızla yapacaksak, hastanelerimizi hızla yapacaksak ve bunun finansmanını genel bütçeden sağlamıyorsak ve buna hiçbir faiz ödemeden, bu, eğer TOKİ’nin bu çalışmalarıyla, hasılat paylaşımıyla elde ettiği paradan yapılabiliyorsa, bu alkışlanacak bir durumdur ve bu çok güzel de bir uygulamadır. Onu söylemek istiyorum.

Ayrıca, TOKİ’nin -bir diğer arkadaşımız, işte, bir dergiden veya gazeteden okudu- işte kendi müteahhitlerini oluşturduğu… Hayır, TOKİ’de birkaç tip müteahhit var. Onlar her işe giremiyorlar. Belli iş bitirme belgeleri var. O iş bitirme belgelerine göre belli kişiler belli işlere girebiliyorlar ve TOKİ açık ihaleyle ve şeffaf bir şekilde bu işleri yapmaktadır. Ayrıca Kamu İhale Kurulu vardır, ayrıca devlet denetleme kurulları vardır. Bu konuda her ay, her dönemde denetlenmesine rağmen, TOKİ’de, Allah’a çok şükür, herhangi bir sorun çıkmamıştır.

“TOKİ’nin Bayındırlık Bakanlığına gelmesi, gelmemesi” tartışılabilir. Ama şu andaki mevcut tabloda, Sayın Başbakanımıza, Başbakanlığa bağlıdır. Biz de gerek arazi tahsisi konusunda -Sayın Maliye Bakanımızla biz ve Sayın Başbakanımız- ve diğer planlama konusunda kendilerine yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Şimdi, kaç değişiklik yapıldığına dair sanırım Kamu İhale Kurulu Başkanımız bilgi verebilir.

Şimdi, esas sorun burada -değerli arkadaşlarımızın sorduğu soru- kaç kişiyi ilgilendiriyor, ne kadar rakamı ilgilendiriyor? Bunu kararnameyi çıkardıktan sonra sizlerle paylaşabiliriz. Çünkü bu konuda, TOKİ, Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Bayındırlık Bakanlığı, genel bütçeyi ilgilendirmese de belediyeler, onun dışında İller Bankası, DSİ, Enerji Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı… Bütün bu rakamları şu anda size vermem mümkün değil, ama mutlaka veririz. Ama şunu da söyleyeyim: Biraz evvel Sayın Tütüncü’nün söylediğine katılıyorum. Bir kere, biz, bu kanun bugün buradan geçtikten sonra Sayın Cumhurbaşkanının onaylamasını beklemeden Kamu İhale Kuruluyla beraber, birlikte çalışma yapacağız. Adil ve eşit işe eşit ücret ödenecek şekilde, yani bir (A) kuruluşunda, (A) bakanlıkta bir işe ne ödeniyorsa, diğer bakanlıkta da aynı şekilde ödenecek şekilde ve bunun dışında da 5039 sayılı Fiyat Farkı Kararnamesi’nde değişiklik yaparak bunu adil bir şekilde ve hızlı bir şekilde yapmamız gerekiyor. Ağustosun içerisinde bunu bitireceğimizi ve Bakanlar Kurulumuza sunacağımızı ben umuyorum. Çünkü dün burada eleştiriler oldu, gecikme olduğu söyleniyor. Bu konuda tüm Meclisimizin hemfikir olmasından dolayı ben memnunluk duyuyorum. Desteğinizden dolayı da teşekkür ediyorum. Bunu ağustos ayı içerisinde inşallah bitirmemiz gerekiyor. Biz fiyat farkını 31/5/2008’den evvel ihale edilen ve 1/1/2008’den sonra yapılan hak edişlerin tüm malzemelerine, işçilik hariç, vermeyi planlıyoruz. Bunu da kararnamede size sunacağız, acilen de çıkaracağız.

Yolsuzluklarla ilgili burada konuşmak istemiyorum. Bir kere, bu konuda biz hep şeffaf olmaya çalıştık. Özellikle açık olmaya çalıştık. Hatta ve hatta bizim Yüksek Fen Kurulumuzun web sayfasında, ne kadar araştırma yapıldı, ne kadar rakam çıktı fazla ödemeyle ilgili… İlk defa bizim dönemimizde bu yayımlandı. Bu orada bulunabilir. Ama bu bizim dönemde yapıldı, bizden evvel dönemde başlandı. Orada hepsi vardır. Bunu takdirinize sunmak istiyorum. Özellikle şunu söylemek istiyorum: Zaten programımızda olduğu gibi, bizim adalet anlayışımızı, ahlak anlayışımızı, hukuki ve ahlaki konulardaki anlayışımızı, yolsuzluklarla mücadele konusunda neler yaptığımızı herkes biliyor. Bunu halkımız da anlamış durumda. Onu o bakımdan sizinle paylaşmak istiyorum.

“Bakanlar Kuruluna neden yetki verildi de neden ayrı ayrı kuruluşlara verilmedi?” Burada tek elde olmasının faydası var. Geçmişte de böyle olmuştu. Biz bunun faydası olacağını düşünüyoruz. Sorumluluğu üzerimize alıyoruz. Çünkü kuruluşlar bunu yaptığı takdirde, burada büyük bir sorumluluk var, herkes adil yapamayabilir veya değişik eleştiriler olabilir. Bunu hızlandırmak ve tek elde toplamak açısından yapıyoruz.

Cevap vermediklerimize… Özellikle tekrar vermek istiyorum ama şunu söylemek isterim: Dün Nusret Bey de söyledi, bir kere, çimentoyla ilgili geçen yıl sorun olmuştu. Çimentoyla ilgili sorun arzla ilgiliydi. Yani talep çoktu, arz azdı. Ama, demirle ilgili sorun maalesef maliyetle ilgili. Dünyanın her ülkesinde bu var. Hatta geçende Bayındırlık Komisyonunda söylemiştim. Libya demire sabit fiyat, kendisi gerisini sübvanse ederek, müteahhitlere verme durumunda. Katar’da da bu var, Azerbaycan’da da bu var, Çin’de de var, onun bilinmesini isterim. 26 dolardan almıştık petrolü, bugün 140-120 dolarlarda. Bunun tabii getirdiği yük Hükûmetin dışında gelen bir yüktür. Bunu sizin takdirlerinize bırakmak istiyorum. O bakımdan biz mağduriyeti önlemek için bunu yapıyoruz. Sizlerin de desteğinden dolayı teşekkür ediyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

60 konuşma daha · 30 Temmuz 2008

60 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook