İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 47. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)

Fatih Metin

Bolu Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Ocak 2008 · 573 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fatih Metin (AK Parti), 9 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL CEZA KANUNLARINA UYUM AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 56)); konuşma 573 kelime.

Fatih Metin (AK Parti, Bolu). “Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 56)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 9 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatih-metin-23-2008-01-09-temel-ceza-kanunlarina-uyum-amaciyla-cesitli-kanunlarda-degisiklik-yap (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FATİH METİN (Bolu)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın dördüncü bölümüyle ilgili olarak söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, Anayasa’da da belirtildiği gibi, hangi fiillerin suç oluşturduğunun kanunda açık bir şekilde belirlenmesi gerekir. Bu düşüncenin bir sonucu olarak, ancak bir kanuni tanımda belirlenen muayyen fiiler ceza yaptırımını gerekli kılabilir. Bu bakımdan, belirli bir kanuna yollamada bulunmak suretiyle soyut olarak bu kanuna aykırı davranışların ceza yaptırımına bağlanması, suçta kanunilik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Ceza hükmü içeren kanunlarda suç tanımlarına yer verilmesinin yanı sıra, çoğu zaman , örneğin, teşebbüs, iştirak ve içtima gibi konularda Türk Ceza Kanunu’nda benimsenen ilkelerle çelişen hükümlere de yer verilmektedir. Böylece, Ceza Kanunu’nda benimsenen genel kurallara aykırı uygulamaların yolu açılmakta ve temel ilkeler âdeta dolanılmaktadır.

Tüm bu sakıncaların önüne geçebilmek bakımından, ayrıca, hukuk uygulamasında birliği ve hukuk güvenliğini sağlamak için, diğer kanunlarda sadece özel suç tanımlarına yer verilmesi ve bu suçlarla ilgili yaptırımların belirlenmesi ile yetinilmelidir. Buna karşılık, suç ve yaptırımlarla ilgili olarak Türk Ceza Kanunu’nda belirlenen genel ilkelerin özel kanunlarda tanımlanan suçlar açısından da uygulanmasının temin edilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, benden önce söz almış değerli arkadaşım ayrıntılarla ilgili bilgi verdi. Ben, daha çok, bu kanunla beraber ve söz almış olduğum bölümle ilgili olarak, bu tasarıyla getirilen ilkeler bazında, birkaç cümleyle sözlerimi tamamlamak istiyorum.

Değerli arkadaşlar, tasarıda, idari yaptırıma dönüşen fiiller bakımından uygulamada doğabilecek tereddütlerin giderilmesi amacıyla, idari yaptırım kararlarını verecek merci açıkça gösterilmiştir. İdari yaptırım kararlarının tebliği, kesinleşmesi, kanun yolu, takip ve tahsile ilişkin düzenlemeler Kabahatler Kanunu hükümleri dikkate alınarak ilgili kanun hükümlerinden çıkarılmış, ancak, kanun yolu bakımından bazı kanunlarda istisnai hükümlere yer verilmiştir.

5252 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınmak suretiyle, ilgili kanunlarda yer alan hafif hapis veya hafif para cezaları kural olarak idari para cezasına dönüştürülmüş, ancak, haksızlık oluşturan hareketin kapsam ve niteliği dikkate alınarak, bazı fiiller bakımından bu yöntem benimsenmemiştir.

İlgili kanunlarda suç karşılığı uygulanan ağır para cezaları, kural olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi hükümleri dikkate alınarak, suçun kapsam ve niteliğine göre bazen alt sınır gösterilmek suretiyle, bazen de alt sınır gösterilmeyerek adli para cezasına dönüştürülmüştür.

İdari yaptırım kararını gerektirip de ilgili kanunda tekerrür hükmüne yer verilmiş olması hâlinde aykırılığın haksızlık oluşturan fiilin niceliğine göre tekerrür hali fiilin tekrarı olarak düzenlenmiş ve fiilin tekrarıyla ilgili kanun maddesinde öngölüren idari para cezasının artırılması veya idari yaptırımın başka bir nevine dönüştürülmesi olarak düzenlenmiş. Bu durumlarda da idari para cezasının alt ve üst sınırları arasında makas açılmak suretiyle bu cezayı uygulayacak makamlara takdir yetkisi tanınmıştır.

Değerli milletvekilleri, yaptırım teorisinin verilerine aykırı olarak çeşitli kanunlarda yer verilen belli bir suçtan mahkûmiyete bağlı hak yoksunluklarını gerektiren kazuistik hükümlerin önüne geçilerek yeni bir rejim getirilmiştir.

Ceza hükmü içeren kanunlarda bir mahkûmiyet hükmünün sonucu olarak belirtilen hak yoksunlukları bakımından yasak hakların geri verilmesine yönelik olarak yeni hükümlere yer verilmiştir.

Ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan yaptırımlardan üst sınır gösterilmeyen hapis cezaları bakımından üst sınır gösterilmek suretiyle 5235 sayılı Kanun hükümleriyle uyum sağlanmıştır.

Değerli arkadaşlar, hem tasarıda hem de söz almış olduğum bu bölümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra idari yaptırım kararını gerektiren fiiller ve suç açısından uygulama birliği sağlanması, ceza hükmü içeren kanunların uygulanmasından kaynaklanan tereddütlerin giderilmesi, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Kabahatler Kanunu hükümleri de dikkate alınmak suretiyle ceza hükmü içeren kanunlarda yer alan hükümlerin bu kanunlarla uyumlu hâle getirilmesi, ayrıca bazı suçların unsurlarında 5237 sayılı Kanun’a uyum sağlanması amaçlanmıştır. Bu önemli değişikliklerle beraber…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 9 Ocak 2008

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook