Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 59. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Şubat 2008 · 318 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fatma Nur Serter (CHP), 6 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.101)); konuşma 318 kelime.
Fatma Nur Serter (CHP, İstanbul). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.101)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 6 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-nur-serter-23-2008-02-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinde-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FATMA NUR SERTER (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 1’inci maddesiyle ilgili olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Anayasa’mızın 10’uncu maddesinde yapılmakta olan değişiklikle, mevcut maddeye “her türlü kamu hizmetinden yararlanılması” ibaresinin eklenmesiyle maddenin anlamına bir genişletme kazandırılmış ve madde gerekçesinde bu ilavenin sebepleri açıklanmıştır. Madde gerekçesinde yapılan açıklamalar incelendiğinde, bu değişikliğin temel sebebinin üniversitelerde giyim kuşam alanında yaratılmak istenen serbestiyet olduğuna da açıkça yer verilmektedir. Yani halkın daha iyi anlayacağı bir dille konuyu özetlememiz gerektiğinde, türbana üniversitelerde serbestiyet kazandırmak için yapılan bir Anayasa değişikliğidir bu değişiklik. Siyasal ve dinsel nitelikli bir üniforma olan türbanın üniversitelerde serbest bırakılmasıyla laik devlet açıkça hedef alınmakta ve kısa sürede önü alınamayacak olan uygulamalara kapı açılmaktadır.
Türban sadece bir giyinme biçimi değildir. Türban bir kimliğin ifade aracıdır ve bu kimlik siyasallaştırılmış dinsel inancı ifade eden bir kimliktir. Türbanın neyi ifade ettiğini Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay kararları açıkça ortaya koymakta ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin almış olduğu kararlar da bu kimliğin yeniden nitelendirilmesine katkı yapmaktadır.
Şimdi, görüyorum, bu sözlerimi gayet mütebessim bir şekilde dinliyorsunuz. Umarım, şu anda okuyacaklarımdan sonra da yüzlerinizdeki tebessüm eksik olmaz.
2003 yılında Leyla Şahin davasında, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bir savunma gönderdi, yani birinci AKP dönemi, yani yine Sayın Erdoğan’ın Başbakan olduğu ve Sayın Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu dönemde. Bu savunmada türban bakalım nasıl nitelendirilmiş. Deniliyor ki: “Davacının -yani Leyla Şahin’in- türban takmakta ve türban eylemlerinde yer almaktaki ısrarı onun cumhuriyetin temel ilkeleriyle mücadeledeki kararlılığını göstermekte olup, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’yle bağdaşmayan din devletinin kurulması için kökten dinciliğin bayraktarlığını yaptığını düşündürtmektedir.”
Değerli arkadaşlar, değerli milletvekilleri; bu ifadeler birinci AKP Hükûmeti tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gönderilen savunmadan alınmış cümlelerdir.
Görüyorum eskisi kadar tebessüm etmiyorsunuz bunları duyduktan sonra. (AK Parti sıralarından “Ne alakası var?” sesleri, gürültüler)
Türbanı ikinci AKP döneminde farklı bir biçimde yorumladığınıza göre…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
89 konuşma daha · 6 Şubat 2008