İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Fatma Nur Serter

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 564 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fatma Nur Serter (CHP), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 564 kelime.

Fatma Nur Serter (CHP, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-nur-serter-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FATMA NUR SERTER (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 49’uncu maddesiyle ilgili olarak vermiş olduğumuz önerge konusunda söz almış bulunuyorum.

Önerimiz şudur: Tasarıdaki “…gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte hesaplanacak sigorta primi ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında…” ibaresinin “…gecikme cezası ve buna bağlı uygulanacak idari para cezalarında…” olarak değiştirilmesini öneriyoruz. Yani özetle, Kurum ile işverenin sigorta primleri üzerinde uzlaşmasına ilişkin düzenlemenin tasarı metninden çıkarılmasını istiyoruz.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi sigorta primi şahsa ait bir ödentidir ve karşılığında sigortalıya bir hak getirir. Oysa tasarıdaki düzenlemede açıkça görüldüğü üzere, Kurum müfettişlerinin daimî hizmet gören sürekli nitelikteki iş yerlerinde yapmış oldukları denetimlerde, asgari işçilik maliyeti üzerinde işverenle Kurum arasında bir uzlaşma önerilmektedir. Bu uzlaşmadan çok açık bir şekilde ortaya çıkan durum şudur: Kurum müfettişleri iş yerine geliyor. “Bu iş yerinde asgari olarak diyelim ki 100 işçi çalışacaktır, çalışıyor olmalıdır ve bunların prim borçları Kuruma ödenmemiştir.” diyor. İşveren buna itiraz ediyor, “Hayır, bu kurumda 50 işçi çalışıyor…” O işçilerin kim olduğu belli olmaksızın, aralarında yapılacak bir mutabakatla, ortalama bir işçi miktarı üzerinden Kuruma ödenti yapılıyor. Burada ödenen sigorta priminin hangi işçiye ait olduğuna ilişkin bir bilgi yoktur. Kurumun böyle bir ödentiyi kabul etmesi Kurumun ana ilkeleriyle tezat teşkil edecektir ve o kurumda hâlen çalışmakta olan ya da daha önce çalışmış olan işçilerin sigorta prim ödeme yükümlülüğünün de ihlali ve onların hak kazanımlarının önüne geçilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla, sigorta primi üzerindeki uzlaşmanın hiçbir biçimde sosyal güvenlik anlayışıyla da bağdaşmadığı son derece açıktır.

Sosyal güvenlik sistemlerinde bilindiği üzere esas olan bireydir, bireyin haklarının savunulmasıdır. Oysa bu düzenlemedeki amacın bireyin sigorta primi ödenmek suretiyle sigortalılık haklarından yararlanmasından ziyade, kurumun aktüeryal denge hesaplarının düzenlenmesine yönelik olduğu son derece açıktır. Yani burada amaçla araç birbirine karışmıştır; bireye hizmeti esas alan Kurum, bireye hizmetten ziyade kendi mali dengelerini gözetecek bir anlayışla hareket eder duruma getirilmiştir. Bu nedenle, sosyal güvenlik sistemlerinin ruhuna, özüne, temel amaçlarına aykırı bir düzenleme olması nedeniyle, biz bu madde üzerindeki değişiklik önerimizin kabul edilmesini yüce Meclise arz ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, biraz önce yapmış olduğum konuşmada da -ifade ettiğim gibi- bazı hastanelerle ilgili belirli yandaş kuruluşlara bu hastaneler aracılığıyla imkân sağlandığına ilişkin sizlerle birtakım görüşlerimi paylaşmıştım. Bugün Haber Türk’ün web sitesinde yer alan bir haber bunu açıkça doğrulamaktadır. Avcılar’da AKP milletvekilli Sayın Mehmet Müezzinoğlu’na ait bir hastanenin inşası sırasında daha önce burada inşaatı başlanmış olan bir devlet hastanesinin nasıl engellendiğine ilişkin çok açık bir haber vardır. Yine haberde Avcılar Hospital’ın arazisinin nasıl büyütüldüğü, nasıl çok sayıda kat çıkmasına izin verildiği ve buna rağmen de hiçbir denetime tabi olmadığı, buna karşılık orada yapılacak Sağlık Bakanlığına ait bir hastanenin nasıl engellendiği haberde yer almaktadır. İlgilenen milletvekillerinin bu habere gereken özeni göstermesini ve Sayın Bakanın da bununla ilgilenmesini rica ediyorum.

Değerli milletvekilleri, sosyal güvenlik sistemlerinin bireye dönük olduğundan, hakların verilmesi açısından da çok büyük önem taşıdığından, bireyi esas aldığından söz ettik.

Ben, Sayın Bakana bir soru yöneltmek istiyorum, bugün bir gazetemizin manşetinde bir haber yer aldı: “Sendikalı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Serter.

FATMA NUR SERTER (Devamla)…İşçilere Konteyner Hapsi. 11 işçi on üç gün boyunca sadece sendikalı oldukları için bir konteynerda hapsedilmişlerdir.” Sayın Bakana sormak istiyorum: Sayın Bakan, sizin görüşlerinize göre sendikalı olmak Türkiye’de suç mudur? Sendikalı işçileri konteynera hapsederek diğer işçilerin de sendikalı olmasının önüne mi geçilmek istenmektedir? Eğer görüşleriniz bu doğrultuda değilse bu haber üzerine bir inceleme başlatmayı düşünüyor musunuz?

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook