Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 50. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ocak 2010 · 602 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fatma Nur Serter (CHP), 20 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 602 kelime.
Fatma Nur Serter (CHP, İstanbul). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fatma-nur-serter-23-2010-01-20-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FATMA NUR SERTER (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, uzunca bir süredir burada çok önemli bir yasayı görüşüyoruz. Ancak çok dikkatimi çekti, bu yasayla ilgili muhalefetin yaptığı aslında son derece önemli katkılar ve eleştiriler, ne yazık ki Sayın Bakan tarafından neredeyse hiç dinlenmedi. O zaman biz bu Genel Kurulda âdet yerini bulsun diye mi konuşuyoruz? Bütün bu konuşmaların hiçbir anlamı yok mu? Eğer yoksa, o zaman bundan sonra muhalefet hiç konuşmasın, iktidar partisi istediği gibi istediği yasayı getirsin. Bakın, Bakan hâlâ dinlemiyor gördüğünüz gibi, hatta konuşmanın belki farkında bile değil. Biz burada kendi milletvekillerimize, dinlememekte direnen, başka şeyle ilgilenen, rahatsız olmayıp vicdanını susturmak için kulaklarını tıkayan iktidar partisi milletvekillerine konuşuyoruz herhâlde. Onun için, bu durumun, özellikle televizyonlarından bizi dinleyen halkımız tarafından dikkate alınması gerektiğinin altını çizerek belirtmek istiyorum çünkü doğrudan birçok insanı ilgilendiren bir yasa üzerinde konuşuluyor.
Bu yasa zaten, 2547 sayılı Yasa’nın birçok maddesinde değişiklik yapılmasına rağmen Millî Eğitim Komisyonuna bir alt komisyon olarak gönderilmedi, Komisyonun görüşü alınmadı. Dolayısıyla tam gün uygulaması kamuoyu tarafından da belki milletvekillerimizin birçoğu tarafından da sadece sağlık personeli ve tıp fakültesi öğretim üyeleri için çıkarılmış bir yasa olarak benimsendi. Buradaki tartışmalarda da, biraz önce Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Sacid Yıldız’ın dışında çok az kişi bu yasanın üniversitelerdeki bütün öğretim üyelerini ilgilendiren bir yasa olduğunu ifade ettiler. Dolayısıyla ne görüşülüyor, ne çıkarılıyor, hangi uygulamalar getiriliyor, bunların hiçbirisine değinilmedi. Eğer Millî Eğitim Komisyonuna bu yasa alt komisyon olarak gönderilmiş olsaydı bütün bunların üzerinde durmak ve buradaki hataları en azından azaltmak mümkün olabilirdi.
Değerli milletvekilleri, üniversitelerdeki bütün öğretim üyeleri bu yasayla tam gün çalışma esasına tabi olacaklar, yani 2547 sayılı Kanun’un 36’ncı maddesinde yer alan “Kısmi zamanlı da çalışabilir.” ifadesi kaldırıldı, hepsi tam gün çalışacak.
Şimdi, burada yapılan görüşmelere ve yasa metnindeki düzenlemelere bakıyoruz, özellikle tam güne geçen öğretim üyelerinin ekonomik açıdan gelir kaybını engellemeye dönük, işte döner sermayeden katkı payları alması, bu katkı paylarının artırılması, mesai dışı çalışma, hasta muayene etme imkânlarının getirilmesi gibi çeşitli yönleriyle eleştirilse bile gelir kaybını telafi edici birtakım uygulamalar da yasa içinde yer alıyor.
Ben önce şunu söyleyeyim: Ben üniversitelerde tam güne geçilmesine kesinlikle karşı değilim ancak bakın, sadece tıp fakülteleri ve bir miktar da mühendislik, mimarlık fakülteleri, üniversitelerde döner sermaye geliri üretebilen fakültelerdir. Bir de işin sosyal bilimlerle ilgili alanı var. Bakınız, edebiyat fakültesi; edebiyat fakültesinin sosyoloji bölümü, antropoloji bölümü hangi döner sermayeyi üretecek? Hukuk fakülteleri hangi döner sermayeyi üretebilecekler? Ya da siyasal bilgiler fakülteleri hangi döner sermayeyi üretecekler?
Değerli arkadaşlar, bunlarla ilgili hiçbir ciddi düzenleme yapılmamıştır. Döner sermaye geliri elde edemeyen fakültelerin öğretim üyeleri tam güne geçmeye zorlanmaktadır. Hukuk fakültesinde –birçok hukukçu var aramızda- bakınız, avukatlık bürosu açıp kısmi zamanlı çalışan öğretim üyesi şimdi iki tercihle karşı karşıya bırakılıyor: Ya bürosunu kapatacak 3.660 lira maaşla üniversitede tam gün profesör olarak çalışacak ya da ikinci seçenek, üniversiteden ayrılacak...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Serter.
FATMA NUR SERTER (Devamla)…bir vakıf üniversitesine geçerek burada yine aynı statüde çalışmaya devam edecek. Bunu devlet üniversitelerine yapmaya hakkımız var mı değerli arkadaşlar? Bir hukuk fakültesi öğretim üyesinin acaba mesai dışı avukatlık hizmeti yapma imkânı var mıdır? Elbette yoktur, böyle bir imkân hiç yoktur. O hâlde bu yasa eksik düzenlenmiş bir yasadır, bunun altını çizmek istiyorum. Hukuk fakültelerinin öğrenci kontenjanı AKP döneminde yüzde 44 artırılmıştır. Ciddi bir öğretim üyesi yetersizliği vardır devlet üniversitelerinde. Şimdi, siz, zaten yetersiz olan devlet üniversitesi öğretim üyelerini devlet üniversitelerinin dışında çalışmaya bu yasayla mecbur bırakıyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, bu yasa ancak ve ancak üniversite öğretim üyelerinin maaşlarıyla ilgili ciddi bir düzenleme yapıldığı zaman hayata geçirilmesi gereken bir yasadır sosyal bilimlerle ilgili fakülteler bakımından, yoksa kayıt dışı çalışmayı bu yasa özendirecektir.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 20 Ocak 2010