İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)

Feridun Ayvazoğlu

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Şubat 2004 · 525 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Ayvazoğlu (CHP), 25 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 525 kelime.

Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2004-02-25-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 16 ncı maddesiyle ilgili söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlamadan önce, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Şu ana kadar bu tasarıyla ilgili yapılan konuşmalar ve tartışmalar, bellibaşlı çarpıcı noktaları ortaya koymuş bulunuyor. Bu tasarı, her şeyden önce, kamu vicdanında kabul görmemiş bir tasarıdır. Şöyle ki: Tasarının, hazırlanış ve yapılış şekliyle bilimsellikten uzak, ülkemizin coğrafî, siyasal ve sosyal gerçekleriyle bağdaşmayan, kişisel egoların ve görüşlerin ağır bastığı, maalesef, Müsteşar Ömer Dinçer damgası yemiş bir tasarı olduğu gerçektir.

Yine, bu tasarının gerek hükümet tasarısı olarak sunulmasındaki kişisel -siyasal damga gerekse komisyonlardaki görüşülme şekli, komisyonlardan kaçırılması ve Yüce Meclise getirilmesi de dahil olmak üzere, yaygın bir benzerlikle tanımlanırsa, yangından mal kaçırmaya dönüşmüştür.

Değerli arkadaşlar, biz, komisyon üyeleri olarak, Adalet Komisyonunda, Türk Ceza Kanunuyla ilgili değişiklik yapmaktayız ve şu ana kadarki altkomisyon çalışmalarımız, sivil toplum örgütlerinin ve demokratik kitle örgütlerinin görüşlerine değer vererek, bir konsensüsle devam etmektedir; çünkü, işin içinde, ne demokrasiyle kavgalı ne de cumhuriyet karşıtı Sayın Müsteşar Dinçer vardır ne de buna benzer birileri; ama, bunlara karşın, değerli hukukçular ve biz ve siz, yani, milletin özgür vekilleri vardır.

Görüşülen bu tasarının yapısında ve içeriğinde ise, şer siyaset kokan, tüccar siyaset anlayışında, esas amacı, devleti küçültme adına üniter devlet yapısını bozan, merkezî otoriteyi, cumhuriyeti ve demokrasiyi zayıflatmak olan, federatif tipte eyalet sistemine geçişin ayak izleri vardır. Sonuçta, bu tasarı, halkın ve ülkenin bölünmesine geçişin ilk adımı olan tasarıdır.

Değerli milletvekilleri, şu anda, ülkemiz düzeyinde, bölgelerarası dengesizlikleri daha da artırarak, gelir dağılımını adaletsiz şekilde bozacak, köyler ve kentlerdeki yaşam düzeyini daha da çarpıklaştıracak bir tasarıyla karşı karşıyayız. Devamında, bu tasarıyla, kamu hizmetleri için gerekli olan kamu kaynakları, bölgeler arasındaki dengesizlikler gözardı edilerek, nüfusa göre dağıtılacak ve sonuçta, dengesizlikler ile uçurumlar daha da artacaktır. Tasarının 16 ncı maddesiyle, birkaç bakanlığın taşra teşkilatının kaldırılacak olup olmaması, olumlu bir şey getirmeyecektir; ama, buna karşın, olumlu bulunan çok şeyi ise alıp götürecektir.

Yüce Meclisin değerli üyeleri, kısaca, bu tasarı, bazılarının dediğinin aksine, bir reform, hele hele, bir devrim değildir; çünkü, ülkemizde devrim, 1919'da, ulusla birlikte, Kuvayı Milliye ruhuyla yapıldı. Eğer, bunlar, bu yoldan sapılmadan yaşama geçirilebilseydi, devletin de halkın da bugüne kadar çektiği siyasî ve ekonomik sıkıntıların çoğunluğu aşılırdı. Devamında, kendine güvenle bakan, geleceğine ve gençliğine güven veren mutlu bir toplum, onurlu bir devlet olabilmemiz hiç de zor olmayacaktı.

Sayın AKP milletvekilleri, iddia ettiğiniz reform, daha önceleri, İngiltere'de ve Amerika Birleşik Devletlerinde olan ve sonradan terk edilen bir sistem olup, kamu hukukunda da yeri olmayan, Anayasamıza aykırı bir sistemdir. Eğer, iyi bir şeyler yapılacaksa, şeffaf olunacaksa, yerel yönetimlerin odak noktası konumunda olan belediyelerle ilgili mevzuattaki kolay ve faydacı değişikliklerle belediyelerin özerk yapıya kavuşturularak, malî kaynaklarını artırıp çözmek daha akılcı ve gerçekçi olmaz mıydı?!

Değerli milletvekilleri, anlatmaya çalıştığım bu ve benzer nedenlerden dolayı, uyarıyoruz; iddia ettiğiniz reform, devrim, seksen yıl önce elde edilen devrimin "d"si bile değildir. Aksine, bugün ve bugüne kadar yapılmaya çalışılan, mirasyedi anlayışıyla özelleştirme uğruna, cumhuriyetin kurum ve kuruluşlarının peşkeş çekilerek, cumhuriyete, halka, demokrasiye ve laikliğe karşı bir devrimdir; ama, unutmayınız ki, vicdanlarda kabul görmeyen bu tasarının yasalaşmasına, yaşama geçmesine, anayasal kuruluşlarımızla, demokratik kitle örgütleriyle, sivil toplum örgütleriyle ve halkımızla, izin vermeyeceğiz, verdirtmeyeceğiz.

Yüce Meclise saygılarımla. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 25 Şubat 2004

55 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook