İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 101. BİRLEŞİM · SALI

Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda değişikilik yapılması (s.s.902)

Feridun Ayvazoğlu

Çorum Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 101. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Mayıs 2005 · 855 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Ayvazoğlu (CHP), 24 Mayıs 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKİLİK YAPILMASI (S.S.902)); konuşma 855 kelime.

Feridun Ayvazoğlu (CHP, Çorum). “Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkında kanunda değişikilik yapılması (s.s.902)”. TBMM Genel Kurulu, 101. Birleşim tutanağı, 24 Mayıs 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-ayvazoglu-22-2005-05-24-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanunda-degisikilik-yap (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA FERİDUN AYVAZOĞLU (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir kanun değişikliği teklifiyle karşı karşıyayız. 902 sıra sayılı kanun değişikliği teklifinin özüne ve adına bakıldığında, kısaca, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun şeklinde yer alıyor.

Bu tür bir değişiklik neden bir teklif olarak geldi, getirildi; tabiî, bunu, konunun ilgilisi olan Sayın Bakanlığın ne şekilde gönderdiği, nasıl Yüce Meclisin huzuruna getirildiği, komisyonda ne şekilde görüşüldüğü, bugüne kadar, komisyonda çalışan arkadaşlarımız tarafından değerlendirildi, yerine göre komisyona katılan bakanlık görevlileri tarafından değerlendirildi, Sayın Bakanımız tarafından değerlendirildi ve çeşitli redaksiyonlar da yapılarak, Yüce Meclisin huzuruna getirilmiş oldu.

Bildiğimiz gibi, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Ceza Kanunu ve devam eden seri kanunlar dizisindeki diğer kanunlar gibi 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan bir kanun. Daha önce, bu kanunun yerine, halen yürürlükte bulunan, 647 sayılı, 1965 yılından beri uygulanagelen, Cezaların İnfazı Hakkında Kanunumuz vardı. Şimdi, elbette, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun mahiyetine ve kapsadığı alana bakıldığında, çok geniş ve karışıklık içerisinde, girift bir kanun olduğu, infazdan tutunuz cezaların adının, şeklinin, kısa sürelidir, uzun sürelidir, müebbettir, idamdır, hepsinin, karmakarışık bir kanun şeklinde olduğunu da, burada, Yüce Meclise söylemekte fayda var diye düşünüyorum.

Elbette, bu kanundaki değişikliklerin, yapılması gereken esaslı bir kanunla Meclis gündemine getirilmesinin ve bunu kamuoyuyla paylaşmanın da bizlere düşen bir görev olduğunu, her zaman, her yerde söylüyoruz.

Bu kanun teklifinin 1 inci maddesinin özüne bakıldığında, şu şekilde bir değişiklik getirilmektedir: Benden önceki arkadaşlarımız da kısmen değindiler; bu değişiklik teklifinin 1 inci maddesinde, "5275 sayılı -yani 1 Haziranda yürürlüğe girecek olan- Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir" deniliyor. 9 uncu maddenin beşinci fıkrasına bakıldığında, gerçekten, bir eksikliği bu şekilde giderebilmenin yolunu da Yüce Meclise sunmanın bir görev olduğunu düşünüyorum. Şöyle ki: "Toplam cezalarının" şeklinde başlayan bu fıkra "diğer ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir" şeklinde bitiyor; ancak, burada, "müebbet hapis cezasına hükümlülerin ne şekilde diğer ceza ve infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilir" şeklindeki soru boşlukta kalıyordu, bu şu şekilde düzeltilmiş oluyor: "Müebbet hapis cezasına hükümlülerden, 107 nci maddede belirtilen koşullu salıverilme süresinin üçte ikisini -yani, müebbet hapis cezasındaki süre 24 yıldı, 24 yılın üçte ikisini- süreli hapis cezasına hükümlülerden toplam cezalarının üçte birini ve üçüncü fıkrada belirtilen hükümlülerden geriye kalan toplam cezalarının üçte birini bu kurumlarda geçirerek iyi hal gösterenlerin, tutum ve kişiliklerine uygun diğer ceza ve infaz kurumlarına gönderilmelerine karar verilebilir" şeklinde bir değişiklikle karşı karşıyayız.

Öncelikle, gerçekten, değiştirilecek bu maddenin bu fıkrasının mahkûmlar lehine olduğunu da burada söylemenin yine bizlere düşen bir görev olduğunu belirtmek istiyoruz. Elbette, bizlerin amacı, Meclisin amacı, yasaları yapanların amacı, öncelikle cezaların caydırıcılığı, daha sonra hem caydırıcılık ve hem de ıslah edici bir kanun yapma tekniğini Mecliste sizlerle görüşüp kamuoyuyla paylaşmaktır. Bu doğrultuda olmak üzere, infaz kanununun gerçekten çok önem taşıdığı... Ceza kanunlarında belirtilen ceza miktarları olsun, cezaların çeşidi olsun, bunlar caydırıcılık taşıyabilir; ancak, infaz kanunlarının temeline bakıldığında, iki sebebi gerçekleştirebileceği ortadadır. Birincisi, hem caydırıcılık hem de ıslah edici mahiyet taşımasından kaynaklanmaktadır. O açıdan, infaz sisteminin gerçekten çok önem taşıdığını burada vurgulamak istiyorum. Diğer bir kuralımız, cezaların şahsîliği prensibinden hareketle, bu prensibe paralel olarak da infazın da şahsîliği prensibinin esas olduğu, kanunlarımızda yer almaktadır. Yani, nasıl ki bir suçu işleyen kişi, ancak, o suçun karşılığında kendisi ceza görebilir ise, yine, almış olduğu cezanın infaz edilebilmesi için de, vekâleten "git de kardeşim, sen benim yerime yat" olayı olmadığı şeklinde kabaca tarif ve tabir edersek, infazda da, cezaların şahsîliği prensibine uygun bir şekilde prensip, vazgeçilmez bir prensiptir.

O doğrultuda olmak üzere, biz, gerçekten, kişiye özgü, suçlunun kişiliğine sıkı sıkıya bağlı bu sorumluluğun, infaz sistemiyle belirli bir disiplin altına alınmasında, hem mahkûmlara verilebilecek cezaların caydırıcılığı hem de mahkûmları topluma kazandırmanın, insanlık temelinden hareketle bunları topluma kazandırmanın bir görevinin de, yine, infaz sistemiyle olabileceğini burada vurgulamak, yine bizlere düşen ayrı bir görevdir değerli arkadaşlarım.

Biz, sadece, şimdiye kadar belirtmiş olduğumuz ve bizden önceki olsun, daha önceki konuşmacı arkadaşlarımız, milletvekillerimiz olsun, Adalet Komisyonunda, altkomisyonda ve akademisyenlerden alınan görüşler doğrultusunda, bunların uygulayıcıları olarak almış olduğumuz görüşleri de hep birlikte değerlendirdiğimizde, elbette, bizler, Meclis olarak, komisyon olarak, mükemmel, dört dörtlük bir yasa yaptığımızı iddia edemeyiz.

Bunların temeline bir bakıldığında, hızlı bir süreç içerisinde, bu yasaların, seri ve dizi film şeklinde yapılır gibi bir hız kazandığını görüyoruz ve temelinde, Avrupa Birliğine yetiştirme yatmaktadır. Maalesef, Avrupa Birliğine yetiştirme uğruna, hepimizin ve önümüzdeki günlerde de, az önce Sayın Başkanlık Divanının okumuş olduğu, cumartesi de dahil çalışma programının buradaki milletvekillerinin sağlıklı bir biçimde ne şekilde görev yapıp yapamayacağını Yüce Meclisin ve kamuoyunun takdirlerine sunmayı da ayrı bir görev biliyorum.

Değerli arkadaşlar, elbette, İnfaz Kanununda yapılmak istenen değişikliklerin onlarca madde şeklinde huzurumuza gelmesiyle, keşke, bu infaz sistemimiz arzu ettiğimiz gibi olabilse, hiç olmazsa, oran olarak bakıldığında, yarıdan daha fazla infaz sisteminin mükemmeliyetini konuşabilsek ve uygulama olarak da 1 Hazirandan sonra bunu görebilsek. Gerek mahkûmlar yönünden gerekse cezaevinde bulunan, bulunacak olan tutuklular yönünden insanlık temelinden hareketle hem caydırıcılık açısından hem de ıslah edicilik, ıslah etmek açısından bunu yerine getirebilsek, bizler yaptık diyebilsek; ama, bunu dediğimizde kendi kendimizi kandırmayı da, bizler, artık, kendimize bir görevmiş gibi kabul etmeyelim. Bunu söylerken, elbette, bu kanunun yapımında emeği geçen bütün arkadaşlarımızın, gerçekten, takdire şayan iyi niyetli çalışmalarını da gözardı etmek insafsızlığını...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

32 konuşma daha · 24 Mayıs 2005

32 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook