Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 80. Birleşim · 3. yasama yılı · 6 Nisan 2005 · 609 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 6 Nisan 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ VE BİRLİKLERİ KAN.DEĞ.YAP.DAİR KAN.KAN.TAS.(SS.835)); konuşma 609 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri kan.değ.yap.dair kan.kan.tas.(ss.835)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2005-04-06-tarim-kredi-kooperatifleri-ve-birlikleri-kan-deg-yap-dair-kan-kan-tas (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Saygıdeğer Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; bu yasa -burada siyaset falan konuşmayacağım, işin içinden gelen birisi olarak- Türk köylüsünün intihar etmesi olayıdır. Finansmansız hiçbir şey olmaz; para yoksa hiçbir şey olmaz. Burada köylüyü tamamen kaderine terk ediyoruz. Türkiye kendi kaynaklarını, kendi katmadeğerini yaratmadığı sürece, bu ülkenin insanını biz doyuramayız. Uzun vadeli finansman politikası uygulamazsak... Burada tabiî, Ziraat Bankası devreden çıkıyor.
Değerli milletvekilleri, eğer, yeni bir finansman modeli getirmezsek, köylüye kredi değil, köye kredi, toplumsal sorumluluk, toplumsal ortaklıkla yani, birlikte sorumluluk... O köyde hangi ürün yetişiyorsa, o köydeki o ürünün gübre gideri nedir, mazot gideri nedir; bunları saptayıp, bir kere, eğer, biz bu insanlara kısa vadede finansman imkânı sağlamazsak, köylünün ürünü heba olur. Bu, Ziraat Bankasını devreden çıkararak... Kolay mı?! Yurt dışına kredi almaya gittiğinizde, size "Oo, hoş geldin, Türkiyemden geliyorsun, gel de ben sana kredi vereyim" diyorlar galiba ya!.. Kolay mı yurt dışından kredi almak?! Kolay mı?! Tarım kredi kooperatifleri banka kuracak, yurtdışı bankalar hurra kredi verecek!
Değerli milletvekilleri, bu, Türk tarımının yok olmasıdır; Türk tarımının pazarda yok olmasıdır.
Size iki tane örnek vereyim: Amerikan pamuğunu ve Amerikan pirincini Türkiye'ye satmak için Amerikan Hazinesi, oradaki kurumlarına "sen yeter ki bunu yurt dışına sat, sana üç yıl vadeli kredi veriyorum" diyor. Amerikan Hazinesi, sadece yurt dışına satması için oradaki kurumlarına üç yıl vadeli kredi veriyor. Biz, bırakın kredi imkânlarımızı, her şeyi elinden alıyoruz insanlarımızın ve "sen git, yurtdışı bankalardan kendine kredi bul" diyoruz.
Değerli milletvekilleri, bu, Türk tarımının yok olmasıdır; köylünün, birilerinin eline, köylünün, birilerinin güdümüne verilmesidir. Köylü yok olacaktır. Köylü üretiyor; düğünü var, bayramı var, çocuğu var; satmak zorunda. Haa, şunu yapabiliyor muyuz; Türkiye'de, biz, bundan bir süre önce bir Depoculuk Kanunu çıkardık. Bu ürünlerin menkul kıymetini piyasaya sürebiliyor muyuz? Köylünün teslim ettiği ürünün, hemen satmasın, belli bir süre sonra ihtiyacını giderip bu ürünlere, bu menkul kıymetlere finansman sağlayabiliyor musunuz? Gelin bunu yapalım. Bir menkul kıymet, yani emtia finansman yapısı oluşturmadan; köylünün intiharıdır bu. Köylüyü intihar ettiriyoruz.
Sayın Bakanım, eğer köye kredi uygulamasına geçmezsek Türk köylüsü, inanın, aç kalacaktır. Köylüye kredi değil, köye kredi... Her köyün ihtiyacını saptayıp, mazotunu, gübresini, bunun finansmanını zamanında yaptığımız zaman ve bunun da parasını ne zaman alacağını herkes önceden bilirse, Türk köylüsü katmadeğer yaratır; yoksa bunu yaratamayız.
Değerli milletvekilleri, ayrıca, bir kırsal kalkınma genel müdürlüğü kuruluyor Tarım Bakanlığı tarafından. Sayın Bakanım, bu çalışmayı yapıyorsunuz, ne olursunuz burada illeri birbirine kırdırmayın. Burada birtakım illere bölge müdürlükleri ihdas ederek, mevcut illerdeki şu anda kaldırdığınız Köy Hizmetleri bölge müdürlüklerini -bölge müdürlüğü olan illerinde- birtakım siyasî iradeyle birtakım diğer illere veriyorsanız, o illere yazık ediyorsunuz. Gelin, her il kendi bacağından asılsın, bir de bölge müdürlükleri ilan etmeyin. Urfa'da eğer Köy Hizmetleri bölge müdürlüğü zamanında vardıysa, bunu Diyarbakır'a bağlıyorsanız, Malatya'da varsa, bunu Elazığ'a bağlıyorsanız, bu illerin onuruyla oynuyorsunuz. Bırakın, her il kendi kaderini kendisi tayin etsin. Bu yasayı Meclise getireceksiniz; ama, daha bu yasayı getirmeden, özellikle bölge müdürlükleri kaldırılan illerde büyük tepki var Sayın Bakanım. Onun için, bizi, bizim kaderimizle baş başa bırakın.
Değerli milletvekilleri, parası olmayan bir toplum bir yere gidemez ve burada, köylü, kaderiyle baş başa bırakılıyor. Ziraat Bankasının ismi bugüne kadar Ziraat Bankasıydı; ama, Ziraat Bankasının -ben daha önce söyledim- ismini "hazine bankası" koyalım; çünkü, sadece hazineyi finanse ediyor. Yine, Ziraat Bankası buradan tamamen devredışı bırakıldığı zaman, inanın, Türk köylüsünün ürününü, dışardan gelir birileri, kapar gider. Geçen yıl Malatya'da kayısı dondu, kayısı yok oldu. Fiyatların 3'e katlanması gerekiyordu; ama, finansman olmadığı için, kayısı fiyatları yüzde 50 aşağı geldi. Parasızlıktan, paramız yoktu, köylü ürünü satmak zorundaydı; gidip -ben ürününü alacağım diye- mecburen satıyor.
Sayın Bakanım, yazık ediyoruz, Ziraat Bankasını devredışı bırakmakla Türk köylüsünün geleceğini ipotek altına alıyoruz. Özellikle, tutanaklara geçmesi açısından bunun altını bir kez daha çiziyorum.
Saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 6 Nisan 2005