Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 757 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖZÜRLÜLER HAKKINDA KAN.TAS. ( SS. 969 )); konuşma 757 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Özürlüler hakkında kan.tas. ( ss. 969 )”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2005-06-30-ozurluler-hakkinda-kan-tas-ss-969 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bir kere, bu yasa tasarısının oluşmasında emeği geçen gerek AK Parti Grubundaki arkadaşlarıma gerek Cumhuriyet Halk Partisi Grubundaki arkadaşlarıma şükran duyuyorum. Her iki parti, bu yasanın çıkması için önemli uğraş veriyorlar; çünkü, bu, hepimizin sorunu. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu yasayı sonuna kadar destekliyoruz. Aslında, bu insanlardan, bizim özür dilememiz lazım. Kanunun genel gerekçesinde şöyle bir ifade yer alıyor değerli milletvekilleri: "Ancak, Anayasamızda yer alan bu hükümlere rağmen özürlü bireylerin sorunlarının azaltılmasında yeterli mesafe alınamamıştır." Buna, bugüne kadar görev yapan tüm parlamenterlerimiz, bu Parlamento, çözüm getirmediği için, bu insanlara özür borcumuz var bizim. Bugüne kadar, Türkiye'deki özürlülerin sorununa çözüm getirmediğimiz için -üç yılda da biz- hakikaten, ben özür diliyorum. Onun için, kimin emeği geçtiyse, onlara şükran duyuyorum ve sağır ve dilsizlerin bir ifadesi var; böyle bir işaret, hepinizi çok seviyorum demektir. Bu kanuna emek veren herkesi çok seviyorum; sağır ve dilsizler adına konuşuyorum.
Değerli arkadaşlarım, tabiî, bu yasada önemli eksiklikler var; ama, temel olarak, özürlülerimizin sorunlarının çözümü yolunda -çok eksiğimiz var ama- önemli bir yol katediyor bu yasa. Bu nedenle, yasal düzenlemelerin yanında, toplumsal gerçekleri de gözardı etmememiz lazım.
Değerli arkadaşlarım, bu insanlar, hepimizin çocukları, hepimizin evladı, hepimizin kardeşi ve toplumda yüzde 12... Demek ki, bu toplumdaki yüzde 12 insan -hepimizin ya kardeşi ya evladı veya akrabası- özürlü. Yarın, kimin ne olacağı belli değil; Tanrı herkese sağlık versin. Yaşamak, herkesin; ama, özürlü kardeşlerimin de, onların da, en tabiî hakkı ve en tabiî şekilde, bu insanlar, bir yaşam savaşını, yaşam mücadelesini, bizler gibi vereceklerdir; ama, ekonomik özgürlükler olmayan, ekonomik bacağı olmayan hiçbir yasa, bir şekilde, toplumun, özellikle özürlülerin gerçek sorunlarını çözemez değerli arkadaşlarım.
Ben soruyorum; bir sağır arkadaşım bir kulaklık aldığı zaman -yani, kendi ihtiyacı- veya bir sakat arabası aldığı zaman -yürümek için- normalde, bugüne kadar, bu insanlardan, her türlü vergisi alınıyordu. Diliyorum ki, bu kanunun yürürlüğe girmesiyle, özellikle özürlü vatandaşlarımızın gerçek ihtiyaçlarında, devletin birtakım yüklerinin, KDV gibi birtakım vergilerin, özellikle bu insanlardan alınmaması lazım.
Özellikle, özürlü kardeşlerimin eğitimleri… Türkiye'de herkesin eğitim görmesi Anayasanın temel bir kuralıdır. Özellikle özürlü kardeşlerimizin eğitimine, onları topluma kazandırmak için, bizler gibi yaşamaları için bazı öncelikler vermek zorundayız arkadaşlar. Soruyorum, üniversiteye devam eden bir özürlü kardeşimin -ihtiyacı olan- bursunda, harcında bir ayrıcalık yapılmadıktan sonra, bu arkadaşlarımıza, bu insanlarımıza birinci öncelikle burs vermediğimiz sürece veya onları, eğitimleri için birtakım konularda özendirmezsek, yine, bu yasayla onların sorunlarını çözemeyiz.
O açıdan, onlar bizden aş istemiyor, ekmek istemiyor. Sadece ve sadece, biz de bu toplumda normal insanlar gibi yaşayalım diyorlar. Onun için, özellikle iş konusunda, ekmek konusunda… En büyük sorun bu. Bu insanlara ekmek bulmak zorundayız, balık tutmayı öğretmek zorundayız. İstedikleri, biz çalışalım… Herkesin bir becerisi var; ama, maalesef, bugüne kadar, Türkiye'de, özürlü insanlarımızın becerilerini değerlendirip ortak bir ekonomik getiriyi onlara veremedik.
Malatya'da benim Sağır ve Dilsizler Spor Kulübüm var. Değerli milletvekilleri, yaklaşık 100 üyesi var. Hakikaten, bunların hepsi aslan gibi delikanlı. Yaşları 20 ile 50 arasında olan 100 sağır ve dilsizin kurduğu bir spor kulübü. Burada, akşama kadar birbirleriyle oyun oynuyorlar, bunların bir de spor kulüpleri var. Türkiye'de bir Sağır ve Dilsizler Ligi kurulmuş; futbol, basketbol, voleybol gibi… Ama bu insanlar bu spor aktivitelerini yapmak için, maalesef ve maalesef, belediye belediye dolaşıp, yalvararak, bize otobüs verin diyorlar. İşte, özürlülere sahip çıkmak, işte onlara sahip çıkmak…Türkiye'de sağlıklı insanlardan sporu profesyonel yapanlar var, amatör yapanlar var; ama, özürlü insanın da spor yapmaya hakkı var. Onun için, Türkiye'deki spor rantından acaba bunlara biz bir pay veremez miyiz?! Bunların hakkı değil mi?! Onları akşama kadar o lokalde hapsetmek yerine, bunları daha özendirecek… İnanın, formalarını, ayakkabılarını her yıl birilerinden alıyoruz. İşte, o zaman biz özürlülerin sorunlarına çözüm buluruz arkadaşlar; ama, yasal birtakım çözümler getirip, uygulamada eğer birtakım gerçekleri göremezsek, biz bu arkadaşlarımızı yine mutlu edemeyiz.
Bu açıdan, özellikle ekonomik konularda onları bir araya getirip, onların becerilerinden, her ilde değişik özürlü gruplarını toplayıp, özellikle el becerileri yoluyla mutlaka onlara bir ekonomik kaynak yaratmalıyız. O zaman mutlu oluyorlar. Bu topluma yük olmak istemiyorlar. Bu insanlar, bu toplumda, bir şekilde, para yiyen, tüketici insan olmak istemiyorlar. Çok onurlu insanlar bunlar. Onun için, özellikle Sayın Bakanım, ekonomik aktivite konusunda her ilde değişik bir kooperatifleşme şeklinde, değişik beceri grupları oluşturup, bir şekilde, bir ekonomik kazanç bu insanlara temin edersek, onlar daha özgür, daha mutlu olurlar.
Değerli arkadaşlarım, tekrar ediyorum, bu yasaya emek veren Sayın Ayva'ya şükran duyuyorum. CHP Grubundan bu yasa teklifini veren sayın grup başkanvekilleri ve Sayın Mehmet Nuri Saygun'a hakikaten şükran duyuyorum.
AK Parti Grubu, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu, komisyondaki arkadaşlarımın önünde, özürlüler adına saygıyla eğiliyor; tekrar, onların ifadesiyle hepinizi çok seviyorum diyorum.
Teşekkür ederim. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
68 konuşma daha · 30 Haziran 2005