2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(türkiye bilimsel ve tek. araş. kurumu bşk., türkiye bilimler akademesi, gümrük müsteşarlığı, ihracatı geliştirme etüd merkezi, ııı. tur.)
Malatya Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 33. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Aralık 2005 · 933 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 16 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(TÜRKİYE BİLİMSEL VE TEK. ARAŞ. KURUMU BŞK., TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMESİ, GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI, İHRACATI GELİŞTİRME ETÜD MERKEZİ, III. TUR.)); konuşma 933 kelime.
Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(türkiye bilimsel ve tek. araş. kurumu bşk., türkiye bilimler akademesi, gümrük müsteşarlığı, ihracatı geliştirme etüd merkezi, ııı. tur.)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-turkiye-bilimsel-ve-tek-aras-kur (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabiî, işin etiği -benim anladığım- şuydu: Tabiî, Dış Ticaretten sorumlu bir Bakanımın -bütçe görüşmeleri 10 gün. Dünya Ticaret Örgütünün toplantıları iki yıl önceden belli- kendi bütçesine burada sahip olmasını yürekten isterdim. Örneğin, 10 günün ilk başına konulurdu, sonuna konulurdu. Onun için, etik olarak bunu kabullenmediğimi arz ediyorum.
Tabiî, bilim konuşuyoruz, TÜBİTAK’ı konuştuk, ilim konuşuyoruz. Tabiî, Sayın Bakanım, açıklamalarında, hakikaten, o kadar güzel şeyler söylediler ki… Sayın Bakanım, Malatya İnönü Üniversitesi de otuz yıllık bir üniversite… Otuz yıllık!.. Otuz yıllık üniversiteler içinde kadro kanunu olmayan tek üniversite. Bir yıl önce, iki yıl mücadeleden sonra Meclis Plan Bütçe Komisyonundan geçmesine rağmen, temizlik şirketi kadrosunda çalışan 1 000 tane ebe, hemşire ve sağlık memuruna saygımız yok mu?! Bir yıl olmasına rağmen, her nedense, Genel Kurula indirilmiyor. Bunun neresi bilim, neresi ilim! Bilime saygımız bu mudur, ilme saygımız bu mudur! Bu mudur üniversitelere sahip çıkmamız!
Değerli Çankırı milletvekillerim üzülmeyin, diğer üniversite kurulmayan şehirlerimiz üzülmesin; çünkü, üniversite kurulsa ne olacak; kadro vermiyorlar. 1 000 kişi temizlik şirketi kadrosunda! Bu mudur saygı! Bilime saygı bu mudur, ilme saygı bu mudur arkadaşlar! (CHP sıralarından alkışlar)
Onun için... Demin, Denizli örneğini dinledim, Haşim kardeşime cevap verdiniz, her şeyi halletmişsiniz. O zaman, Malatya'nın günahı mı var Başkanım! Malatya size ihanet mi etti, Malatya size bir şey mi yaptı?! Yani, yazıktır, o çocuklar hepimizin çocuğu. Bilim adına, ilim adına, eğer, o çocuklara bir başka türlü düşünüyorsanız, buna anlam veremiyorum Sayın Bakanım. Onun için, ben bilime, ilme saygı göstermediğinizi buradan bir kez daha ilan ediyorum! O çocuklar hepimizin çocuğu. Oradaki hastalar, hepimizin hastası. Otuz yıldır, Sayın Bakanım, kadro kanunu olmayan tek üniversite ve Meclis Genel Kuruluna her nedense gelmiyor. Bunu çıksın birisi açıklasın, niçin gelmiyor?! Yani, niçin getirmiyorsunuz, bir yıl önce geçti Plan Bütçe Komisyonundan arkadaşlar?!.
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Gene biz getiriyoruz ama!.. Otuz yıldır neredeydiniz?! Otuz yılın hesabını biz mi vereceğiz!
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Gelmiyor kardeşim, getirin, getirin…
Değerli arkadaşlarım, onun için, ben bir kez daha söylüyorum: Değerli arkadaşlarım, ekonomik bağımsızlık, ülkenin ekonomik bağımsızlığı bağımsızlıkla eşittir. Eğer, bir ülkenin ekonomik bağımsızlığı varsa, o ülke bağımsızdır. Bunu bir kere, artık, küreselleşen dünyada bunu hepimizin bilmesi lazımdır.
Şimdi, bir ülkede devletin haberi olmadan hiçbir şey yapılmaz. Hayalî ihracat, akaryakıt yolsuzluğu… Devlet soruşturuyor, yapanlara ceza veriyor. Buradan soruyorum: Hayalî ihracatta gümrük çıkış beyannamesinde "evet, bu mal geçmiştir" diye kim diyor; devlet diyor, devlet!.. Devlet diyor!.. Hayalî ihracatta gümrük çıkış beyannamelerini kim imzalıyor; devlet imzalıyor. Hayalî ihracatta döviz alım bordrolarını, yetki verdiğin bankalardan alıyorsun. Peki, bunların hepsini yargılıyorsun, sen niye kendini yargılamıyorsun ey devlet?! Ey devlet, sen niye kendini yargılamıyorsun?!
ENGİN ALTAY (Sinop)Devlet değil, ey hükümet, ey hükümet…
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)- Kim yapıyorsa…
Bunu yapan kim? Sen de varsın bunun içinde, sen de kendini yargıla. Yani, senin kontrolünde yapılıyor.
Değerli arkadaşlarım, söylüyorum yine; gümrük çıkış beyannamesi olmadan bir şey ihraç edilemez; döviz alım bordrosu olmadan o ihracat kapatılamaz. Kim yapıyor bunları yahu?! Sen imzalıyorsun!.. Akaryakıt kaçakçılığında, içinde, sensin, sen de varsın, kendini de yargıla.
Yok, biz yapanları yargılayalım, topu taca atalım, ondan sonra öbür sefer iki tane bürokratı yargılayalım… Hayır arkadaş! Bunun içinde siyaset vardır. Önce siyaset kendini yargılamalı.
ALİ İBİŞ (İstanbul)İspat lazım. İspat var mı?
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)İspatlı efendim. Gümrük çıkış beyannamelerini kim imzalıyor Sayın İbiş; devlet memuru imzalıyor, devlet imzalıyor.
Değerli arkadaşlarım, şimdi, ihracatta artış var diyoruz. Birbirimizi kandırmayalım. 71 milyar dolar geliyor, doğrudur; ama, bilin ki ihracatçı ölüyor, artık, katmadeğer yaratmıyor. Eskiden yüzde 20 kârlılığı vardı, şimdi ölmemek için savaşıyor; bunu herkes bilsin. İhracatta Türkiye'nin birtakım kaynakları birilerinin cebine veriliyor; yani, eskiden 10 liralık ihracatta... Bir tişört 14 dolara ihraç ediliyorsa şu anda 6 dolara ihraç ediliyor. Türkiye'nin kaynakları, aşağı yukarı 1’e 1,5 şeklinde, Türkiye'nin birtakım kaynakları gidiyor, bundan haberiniz yoktur.
İhracatçı ölüyor. İhracatçıya bu koşullarla, biz… İhracatımız artsa bile ülkemizin birtakım kaynakları çok ucuz fiyatla birilerinin mezat pazarı oldu. Niye; ihracatçılar zor durumda, satmak zorunda; çünkü, bu insanlar çarkını döndüremiyor.
Bir ülkede eğer finansman modeli yoksa, bu ülkede bir finansman politikası yoksa o ülkede ihracatın, o ülkenin üretiminin bağımsız olması diye bir şey düşünülemez arkadaşlar. Bu ülkede bir finansman politikası yoktur; bu ülkede sadece bir tüketim ekonomisi, tüketim toplumu yaratma politikası vardır. Size örneklerini vereceğim. Ziraat Bankası diyoruz değil mi, ziraatçının bankası, üreticinin bankası; nerede? Verdiği para tüm kaynaklarının yüzde 6'lık kısmı. O da, diyor ki, biliyor musunuz, çiftçiye: "Şehirden ipotek vereceksin, bir de 2 memur kefil getireceksin."
Sayın milletvekilleri, bu, yaşamın gerçeği. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Efendim, eğer bu mantaliteyi değiştirmezsek, dünden gelen mantaliteyi…
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Değişti, eskisi gibi değil.
FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla)Bugün de aynı, değişen bir şey yok. (AK Parti sıralarından gürültüler)
Beni ne ilgilendirir yahu, beş altı yıl önce ayrılmışım.
Beyefendi, ürüne ve üretime eğer biz kredi vermezsek, köylüye değil... Ürünü değerlendirmezsek bu haliyle bu ülkede köylünün ve tarımın sorununu çözemeyiz ve bağımsız bir ülkenin kalkınmasında, finansman modeli olmayan bir ülke hiçbir yere gidemez; bir kere bunu bilin. İhracatçıyı desteklemiyoruz. Bir Eximbank var; ben, Eximbank yetkililerine teşekkür ediyorum; elindeki kaynaklarla azamî hizmeti veriyorlar. Bunu inkâr etmek son derece yanlıştır; ama, bu kaynakla, bu finansman modeliyle, Türkiye'deki mevcut finansman yapısı içinde, eğer, ihracata ve yatırıma özel kaynak ayrılmazsa, eğer, ihracat ve yatırıma, onları yönlendirici kaynaklar artırılmazsa, biz, bu ülkenin sorununu çözemeyiz. Sadece tüketim toplumu yaratıyoruz. Nedir; kredi kartı kredisi ver, tüketici kredisi ver, bir de ev kredisi ver.
Şimdi, geçen ay büyüme hızı arttı dedik. Sayın milletvekilleri, lütfen irdeleyin. Hepimiz seviniriz ülkenin büyümesinden; ama, büyüme hızı nerede arttı?! Büyüme hızını artıran faktör, inşaat sektörüdür. İnşaat sektörü, üretici bir sektör değil. İnşaat sektöründeki büyüme, ülkenin üretimine, sadece piyasa ekonomisine bir katkı yapıyor.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 16 Aralık 2005