İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Chp grup önerisinde

Ferit Mevlüt Aslanoğlu

Malatya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 12 Nisan 2006 · 943 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP), 12 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 943 kelime.

Ferit Mevlüt Aslanoğlu (CHP, Malatya). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 12 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ferit-mevlut-aslanoglu-22-2006-04-12-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Sayın Başkan, Yüce Meclisin çok değerli üyeleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Adana Milletvekilimiz Sayın Kemal Sağ tarafından 29.6.2005 tarihinde -tarih söylüyorum- özellikle Toprak Mahsulleri ve Türkiye Şeker Fabrikalarının dahilde işleme rejimiyle ilgili bir Meclis araştırması önergesi hazırlanmasını isteyen bir teklifi var.

Yine, aynı yönde AKP Kütahya Milletvekili Abdullah Erdem Cantimur'un, 30.6.2004… Aynen okuyorum gerekçesini: "Tüm bu nedenlerle Toprak Mahsulleri ve Şeker Fabrikaları AŞ tarafından dahilde işleme rejimi kapsamında yapılan buğday ve şeker satışları konusunda Anayasanın 98… Meclis araştırması açılmasını saygıyla arz ederim" diyor.

Yine, KİT Komisyonunun çok değerli Başkanı Sayın Canikli, tüm parti gruplarını uyarıyor; diyor ki: "Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı siyasî parti grupları nezdinde girişimde bulunulması yönünde üyelerimiz arasında…" KİT Komisyonunun genel görüşme talebini parti gruplarına iletiyor. Neden; burada kanayan bir yaraya parmak basmak için.

Yine, benim 28.10.2004 tarihinde, özellikle şeker, pancar ve Türkiye Şeker Fabrikalarının içinde olduğu konumuyla ilgili bir, yine, Meclis araştırma önergesi talebim var.

Değerli milletvekilleri, şurada bir liste sunacağım. Bu listedeki yaklaşık toplam zarar 3 katrilyon. Bunlar ne biliyor musunuz; Türkiye Şeker Fabrikalarından şeker almış; dahilde işleme belgesiyle işleyeceğim diye ve ihraç edeceğim diye almış bu şekerleri; bir tanesi yoktur ve bunları da, KİT Komisyonumuzun Sayın Başkanı ve değerli üyeleriyle geçen hafta KİT Komisyonunda konuştuk, aldığımız cevap, aynen… Bunlar, tamamen, tabela şirketleri; yoklar, hiçbirini bulamıyoruz. Şimdi, böyle bir olgu, böyle bir olay… Biz, tüm bunları inceleyecek bir komisyonun bir an önce kurularak Yüce Meclisin gündemine getirilmesini talep ediyoruz. Bundan daha önemli bir konu var mı arkadaşlar?! Bunu talep ediyoruz; çünkü, pancar ve buğday, Toprak Mahsulleri, Türk çiftçisinin her şeyi. Bunun bir Meclis araştırmasıyla araştırılarak, Türk tarımına, Türk çiftçisine Yüce Meclisin bir yol göstermesi gerekiyor değerli milletvekilleri. Ama, maalesef, hâlâ, benim önergemin, benim talebimin üzerinden üç yıl geçmiş, Sayın Sağ'ın önergesinin üzerinden birbuçuk yıl geçmiş, Sayın Abdullah Cantimur Beyin önergesinin üzerinden yaklaşık bir yıl geçmiş; bir türlü Meclis gündemine alınmamış. Yani, bu, hak mı, adalet mi?!. Bunun adını koymakta zorlanıyorum.

Değerli milletvekilleri, Türkiye, bir tarım ülkesidir. Kendi millî değerlerine sahip çıkmayan bir ülke, hep ithal ikamesiyle yürüyen bir ülke, günün birinde duvara toslayacaktır. Hep böyle olmuştur; kendi millî değerlerine, kendi kaynaklarına, kendi öz mallarına sahip çıkmayan ülkelerin -bir gün- hep, boynu koparılmıştır. Korkarım ki… Türkiye, bir tarım ülkesi. Türkiye bir tarım ülkesi olmasına rağmen, hiçbir değerimize sahip çıkmıyoruz. Size birkaç örnek vereceğim. Kayısının yıllar yılı ihraç fiyatı hep 3 000 dolardı tonu, yıllar yılı. Değerli milletvekilleri, son iki yılda kayısı fiyatları 800 dolara düştü. Yani, bu ülkeden 250 000 000 dolar gitti; Malatya'dan gitti, Türkiye'den gitti, Iğdır'dan gitti. Yani, 250 000 000 dolarımızı birileri aldı. Daha çok kayısı ihraç ettik; ama, aldığımız para yıllar öncesinin üçte 1'i.

Değerli milletvekilleri, bu ülke bizim, bu köylü bizim. Dünyada yılda yaklaşık 135 000 000 ton şeker üretiliyor, Türkiye'nin üretimi ise 2 000 000 ton. Türkiye Şeker Fabrikalarının 25 tane fabrikası var. Türkiye bir tarım ülkesi. Türk köylüsünü, pancar üreticilerini düşünmek zorundayız; ama, biz, kantarları kapattık. Bir traktör 1 ton pancar alıyor arkadaşlar, insanlar, ta 60 kilometre, 70 kilometre getiriyor ve üç gün, dört gün bir traktör pancarı boşaltmaya çalışıyor. Değerli milletvekilleri, bir traktör pancarın fiyatı ne kadar biliyor musunuz; kilosu 100 000 lira, çarptığımız zaman 100 000 000 TL alacak. Benim o çiftçim, şeker fabrikasına pancar teslim etmek için üç gün bekliyor! Bu çiftçinin parasını ta günler sonra ödüyoruz. Türkiye bir tarım ülkesidir arkadaşlar. Türkiye Şeker Fabrikaları ve özel sektör şeker fabrikaları yılda yaklaşık 2,5 katrilyon lira Türk çiftçisine para ödüyor, kaynak sokuyor. Bu, hepimizin sosyal görevidir, devletin sosyal görevidir. Ha, siz, pancarın yerine başka bir ürün ikame edip, bunları Türk çiftçisinin belleğine sokmadan birtakım şeyleri yok etmek, hakikaten, ülkeden çok şey götürüyor.

Tütün… Değerli arkadaşlar, geçen, hakikaten, hayretler içinde kaldım. Tütün ekimi serbestmiş Türkiye'de!.. Para etmeyen, kimsenin satın almadığı bir ürünün acaba dünya ekonomisinde yeri var mı arkadaşlar?! İnanın, bana bunu söyleyin. Tütün ekimi serbest!.. Kim alıyor bu tütünü?.. Siz, tüm tütün alım merkezlerini kapatacaksınız; ekeceğim tütünü, kime satacağım?..

Değerli arkadaşlar, hakikaten, bunları bu Meclis araştırmalı. Bu Meclis, Türk çiftçisinin, o kılcal damarlara giden, Türk çiftçisinin, kılcal damarlara giden gelirlerini yok ettik. Kılcal damarlara giden gelirler yok olduğu sürece, bu ülkede anarşiyi de önleyemezsiniz, bu ülkede terörü de önleyemezsiniz. Anarşi ve terörün önlenmesinin en önemli nedenlerinden biri de, toplumun ekonomik bağımsızlığıdır, o yöredeki insanların ekonomik özgürlüğüdür. Siz o yöredeki aç insanlara, ekmek, ekonomik özgürlük, "bugün kalktım, çok şükür karnımı doyurdum" diye ekonomik özgürlük sağlayın bakayım, terör oluyor mu arkadaşlar !

"Makro ekonomide çok iyi yere geldik diyorsunuz; ama, beyler, şu acıdır: Mikro dediğimiz o kılcal damarlara kan gitmiyor; toplum, aç, aç! Bakın, gidin illere; ben gidiyorum Malatya'ya, hemen her hafta gidiyorum; duruyorum; insanlar geçiyor, suratları bir karış! İnsanlar mutlu değil. Neden, biliyor musunuz; tüm o kılcal damarlara giden geliri kestik, gitmiyor gelir. Bu insanlara para gitmeyince de, toplumun çoğunluğu mutsuz.

Onun için, Türkiye'nin geleneksel tarım ürünleri dediğimiz, pancar, tütün… Alternatif ürün geliştirmeden, insanlarımızı bu ürünlere alıştırmadan her şeyi yok ettik arkadaşlar.

Değerli milletvekilleri, bu önergeyi mutlak Meclise getirelim, Türk çiftçisinin, pancar üreticisinin, şeker fabrikalarının her şeyini burada tartışalım. Hepimizin köylüsü, herkesin köylüsü arkadaşlar.

Değerli arkadaşlarım, KİT Komisyonunun hassasiyetle üzerinde durduğu… Ben, KİT Komisyonunun tüm değerli üyelerine teşekkür ediyorum, bu konunun hassasiyetle üzerinde durmuştur ve bunun ele alınması gerektiğini, bu ülkenin önemli bir sorunu olduğunu söyleyen KİT Komisyonunun her iki partiden değerli arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum; ama, onlar bu kadar duyarlı davranıyor, Yüce Meclisin de bu kadar duyarlı davranması lazım.

Değerli arkadaşlarım, bunu, ne olursunuz, pancar, tütün, özellikle buğday ve Toprak Mahsulleri konusunu Yüce Meclis bir an önce ele alsın. KİT Komisyonunun söylediği gibi, adres, tabela şirketleri dediğimiz, şeker, özellikle dahilde işleme belgesiyle alınan şeker ihracatından dolayı, yaklaşık… Oradaki paraların miktarını ve firmaları bir görseniz arkadaşlar, hepimiz üzüldük, hepiniz üzüleceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 12 Nisan 2006

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook