İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 42. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Feti Yıldız

İstanbul Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 42. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Aralık 2025 · 779 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Feti Yıldız (MHP), 24 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 779 kelime.

Feti Yıldız (MHP, İstanbul). “Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 24 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feti-yildiz-2025-12-24-turk-ceza-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=140845

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MHP GRUBU ADINA FETİ YILDIZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 247 sıra sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Konuşmama başlamadan önce Gazi Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, dünyanın her yerinde devletin cezalandırma hakkı ile sanığın hakları çatışma hâlindedir. Hukuk devletlerinde bu çatışmanın sınırları anayasa, kanunlar, insan hakları sözleşmeleriyle çizilmiştir. Bizim çizgimiz, yolumuz bellidir; Milliyetçi Hareket Partisi olarak akıl, ahlak ve adalet yolundan hiçbir zaman sapmadık. İnancımıza göre adaletin olmadığı yerde akıl yoktur, ahlak da yoktur. Bir insana karşı yapılan adaletsizliği tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak görür bizim inancımız. Hukuk sistemlerinin amacı yalnızca bireyler arasındaki ihtilafların çözümü değil, aynı zamanda toplumun bütününde güven, istikrar ve barışın tesis edilmesi olmalıdır.

Değerli arkadaşlar, 27'nci maddede İnfaz Kanunu'nun geçici 10'uncu maddesinde bir düzenleme yapılmaktadır yani bu meşhur Covid düzenlemesi. Bu düzenleme daha önce de 2 kere geldi yani 3+5 olarak geldi, sonra 3+3 olarak geldi yani denetimli serbestlik olarak geldi. Şimdi de bu konuda en çok aranan milletvekillerinden biriyim herhâlde, gece gündüz ararlar. İdris Bey de orada, buradaydı, şimdi gördüm, onu da çok sık ararlar bildiğim kadarıyla. Şimdi, yine, bazı tazyiklerle yeni bariyerler koyduk yani maddenin 6'ncı fıkrasında yapılan değişiklikle 31 Temmuz 2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin yararlanabileceği daha erken açık ceza infaz kurumuna ayrılma veya denetimli serbestliğe ayrılma düzenlemesinden 31 Temmuz 2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle hükümlü olanların yararlanabilmesi sağlanmaktadır bu düzenlemeyle. Daha önceki düzenlemelerde suç tarihinin esas alınmasında ısrar edilmişti ama o zaman kesinleşme tarihi dikkate alınmış, yasa öyle çıkmıştı. Şimdi bu hatadan dönüyoruz, neresinden de dönersek kârdır. Ancak önceki yasa ile düzelttiğimiz yasa arasında da fark olmaması yani bir düzeltme yaparken eksiltme yapmamamız lazım. Bütün cezaevleri, sanıklar, tanıklar, akrabaları bunu beklemektedir.

Değerli arkadaşlar -31 Temmuz 2023 tarihi öncesinde işledikleri suçlar nedeniyle- kasten öldürme suçları yani Türk Ceza Kanunu'nun 82'nci maddesindeki nitelikli adam öldürme; alt-üst soy, çocuk ve kadına karşı işlenen, bu, 82/1'in (d) ve (e) fıkralarında düzenlenmiştir. Yine, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar -102, 103, 104'üncü maddenin (2), (3)[okunamadı]'üncü fıkraları- ve son olarak da deprem suçları istisna tutulmuştur. Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan ve fıkrada yer alan koşulları sağlayan hükümlüler bu imkândan yararlanabilecek ve daha önce infaz kurumunda bulunma koşulu aranmayacaktır.

Değerli arkadaşlar, böylece, hükümlüden kaynaklanmayan nedenlerle meydana gelen gecikmelerin sonucunda hükümlünün olumsuz etkilenmemesi ve infaz adaletinin sağlanması amaçlanmıştır ve bu yasayla da bu sağlanacaktır. Belirtmek gerekir ki (6)[okunamadı]'ncı fıkrada yer alan düzenlemenin hükümlünün aleyhine sonuç doğurması hâlinde bu fıkra düzenlemesi uyarınca işlem yapılmayacaktır. Yine, (6)[okunamadı]'ncı fıkra eğer meseleyi görmezse öngörülen değişiklikle uyum sağlamak amacıyla (7)[okunamadı]'nci, (8)[okunamadı]'inci fıkralar da yürürlükten kaldırılmaktadır.

Değerli arkadaşlar, bu yeni infaz kanununa ihtiyaç olduğu meselesini yani külliyen, tam bir infaz kanunu düzenlemesini defalarca dile getiriyoruz. Onu terörsüz Türkiye raporumuzda da ayrıca belirttik. Şimdi, terörsüz Türkiye idealini, ülke ve bölgenin terörden arındırılmasını sadece güvenlik politikası anlayışıyla göremeyiz. Modern Türk devletinin varlık zeminini güçlendirme iradesini temsil etmektedir. Terörsüz Türkiye süreci Türkiye Cumhuriyeti'nin birikimlerine, cumhuriyetimizin esaslarına, millî birliğimize yönelik olarak yıkıcı ve tahrip edici politikalar üretilmesine zemin hazırlayamaz, olamaz da. Son günlerde bazı odakların bu sürecin büyük bir sorumluluk içinde ilerlediğini görerek paniklediğini görüyoruz, paniğe kapılmışlardır. Bu odaklar ne yaparlarsa yapsınlar bu hedef gerçekleşecek. Yapmak istedikleri fiilî, fikrî sabotajlar da sonuçsuz kalacaktır.

Değerli arkadaşlar, siyasi, ideolojik, dinî, etnik sebeplere dayalı olarak şiddet sistematik olarak tatbik edilirse bunun adı "terör" olur. Terörün kurbanları sadece doğrudan hedef alınanlar değildir, bunun korkuya kapılan ruhsal kurbanları da vardır. İnsanlık tarihiyle de bu terör meselesi eşit yaştadır aşağı yukarı ve bu kavramlar da önümüzdeki yıllarda yani gerek teknolojik, biyolojik ve kimyasal silahların kullanılması sebebiyle çok kullanımda olacaktır, önümüzdeki süreçte dünya gündeminin üst sıralarında yer alacağını düşünüyoruz.

Değerli arkadaşlar, şimdi, her seferinde aynı şey oluyor; kürsüye çıktığımda saati takip ediyorum, zaman daralıyor tabii.

Şimdi, biz 5 Ağustostan beri Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda 51 arkadaş görev yapıyoruz -çoğu arkadaşımız yaz tatiline gittiğinde- biz, bugün 20'nci toplantımızı yaptık. Bu, elbette büyük bir sorumluluktu. Burada görev yapan arkadaşlara peşinen teşekkür ediyorum, çok büyük bir uyum içerisinde çalışıldı. Her sözü, herkesi dinledik burada. Yani "Söyleyecek sözüm var." diyen herkesi, her türlü söylem tersliğine, ideolojimizin, inancımızın tersini söylemesine rağmen büyük bir olgunluk içerisinde bu meseleler dinlendi ve dinleme faslı bitti. Şimdi, koordinatör arkadaşlar bir araya geldik Meclis Başkanımızın Başkanlığında, önümüzdeki günlerde bir müşterek rapor çıkaracağız. Bu raporda, elbette birleştiğimiz yerleri öne çıkaracağız. Yani bu ülke hepimizin, bu ülke bizim; demokrasimizi yaşatacağız, kardeşçe yaşayacağız ve Türk milletinin önündeki engelleri de bir bir temizleyeceğiz. Yani terör bitince ekonomik refah, demokratik katılım, toplumsal dayanışma, illa artacaktır bunların hepsi. Yani bu başarı, yalnızca iç güvenliğin sağlanmasıyla kalmayacak, Türkiye'nin bölgesel barışın mimarisi içindeki konumu çok daha kıymetli hâle gelecektir.

Değerli arkadaşlar...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

66 konuşma daha · 24 Aralık 2025

Günün kaydı →
66 konuşmanın tamamı →