İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Vııı.tur. (dışişleri bak.,kültür ve turizm bak.,çalışma ve sosyal güv.bak.)

Fikret Badazlı

Antalya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 34. Birleşim · 2. yasama yılı · 22 Aralık 2003 · 928 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Fikret Badazlı (AK Parti), 22 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VIII.TUR. (DIŞİŞLERİ BAK.,KÜLTÜR VE TURİZM BAK.,ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜV.BAK.)); konuşma 928 kelime.

Fikret Badazlı (AK Parti, Antalya). “Vııı.tur. (dışişleri bak.,kültür ve turizm bak.,çalışma ve sosyal güv.bak.)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 22 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikret-badazli-22-2003-12-22-viii-tur-disisleri-bak-kultur-ve-turizm-bak-calisma-ve-sosyal-guv (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA FİKRET BADAZLI (Antalya)Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin çok güzide üyeleri; görüşmekte olduğumuz Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesi üzerinde, mensubu olduğum Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun görüşlerini sizlere sunmak üzere huzurlarınıza gelmiş bulunuyorum; sözlerime başlarken, hepinizi, Grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Bilindiği gibi, bu yıl, iki bakanlık birleştirilmiş ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni adı ve yeni kimliğiyle, 2004 yılı bütçesini ilk defa hazırlayarak Yüce Meclisin huzuruna getirmiştir.

Malumlarınız olacağı üzere, kültür, toplumların tarih içerisinde gelişerek ortaya çıkardıkları gerek maddî gerekse manevî değerlerin ve bu değerlerin gelecek nesillere aktarılmasına vesile olabilecek sözlü veya yazılı toplumsal kıymetlerin ve varlıkların tümüdür. Türk Milleti olarak haklı bir övünç vesilemiz olan millî kültürümüzde, daima din, ahlak, tarih önplanda olmuş; bunda, Türk mimarisi, Türk edebiyatı, el sanatları, tezyin sanatları ile yaşam biçimi içerisindeki diğer örf ve âdetler, gelenek ve görenekler, töreler, ahlakî değerler önemli bir yer tutmuştur.

İdrak etmekte olduğumuz yaşam süreci içerisinde, dünyada ve ülkemizde materyalizmin önplana çıktığı düşünüldüğünde, kültürel varlıkların, ruh dünyamızı zenginleştiren sanatın, estetiğin, edebiyatın, şiirin önemini yavaş yavaş kaybetmekte olduğu da maalesef gözlemlenebilmektedir. Halbuki, yaşatmak ve zenginleştirerek gelecek nesillere aktarmak durumunda ve mecburiyetinde olduğumuz millî kültürümüz, millî birlik ve beraberliğimizin çimentosunu da oluşturmaktadır. Ayrıca, bizim millî kültürümüz, iç dinamikleriyle, kendini, kendine has bir biçimde yenileyip geliştirebilecek ve yabancı kültürlerle rekabet edebilecek bir yapı, karakter ve kabiliyete de sahiptir. Dolayısıyla, ülkemizin kültür ve sanat alanlarında göstereceği performans, diğer dünya ülkeleri arasında, Türkiyemizin, haklı olarak, saygınlığını ve itibarını artıracaktır. Bizlerin bu hususta birlik ve beraberlik içerisinde, aynı duyarlılıkla bu gelişimi sağlamak noktasında ortak gayret içerisinde olmamızın, gerekli, hatta, zorunlu olduğunu düşünüyorum.

Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; kültür ile turizm bir aile gibidir, birbiriyle iç içedir. Geçmişte de bu böyledir. Evliya Çelebi, olmayan imkânlarla, bu hususta en anlamlı ve en güzel mesajları vermiştir. Bugün de böyledir, yarın da böyle olacaktır.

Gezmek, görmek, öğrenmek, dinlenmek, eğlenmek; insanların bu ihtiyaçlarına hizmet üreten sektöre "turizm sektörü" denilmektedir. "Turizm" sözcüğü, bilindiği gibi, Türkiye'nin birinci hamle dönemi olan 1950'li yıllarda Alanyalı rahmetli Ahmet Tokuş tarafından "turizmci" kelimesiyle lügatimize Alanya'da sokulmuştur.

Türkiye'nin ikinci hamle dönemi olan 1980'li yıllarda, yine, rahmetli Özal'ın ilgisiyle bu defa lügatimize "turizm sektörü" şeklinde girmiş ve ülkemin bir numarası olan, benim güzel Antalyamda vücut bularak gelişme sürecine başlamıştır. Bugün için de, Antalya, Türkiye turizminin tek sözcüsü, temsilcisi, ülkemizin dünyaya açılan penceresi olmuştur.

Türkiye'nin üçüncü hamle dönemi olan 2002 sonrasındaki ülkemizin kazanımı ve şansı AK Parti iktidarları döneminde de daha da büyüyerek ülke ekonomisine yüklü katmadeğer yaratmakla birlikte, küçümsenmeyecek, istihdam yaratmaya da devam edecektir; bundan, hiç kimsenin en küçük bir kuşkusu olmamalıdır.

Topraklarından tarih boyunca geçmiş olan birçok medeniyetin sentezini ve bunların bıraktıkları tarihî, kültürel varlıklar zenginliğiyle; bunlara ilaveten, Allah'ın bahşettiği dört iklimi aynı anda yaşama imkânıyla, tertemiz denizlerimiz, ormanlarımız, doğal dokumuz ve zenginliklerimizle turizm sektörünü ileri götürmüş ülkelerden hiçbir eksiğimiz olmadığı gibi, kültürel ve tarihî sembol değerlerimizde fazlamızın da olduğunu düşünüyorum.

Turizmle ne satıyorsunuz; buna bir göz atacak olursak, servis ve hizmeti görürsünüz. Bizde satılan servis ve hizmetin tamamı yerli üretimdir. İnsanları doyuruyorsunuz; gıda, yatakları, çarşafları, temizliği, ulaşımı hepsi yerli.

Değerli arkadaşlarım, sizlere soruyorum; bundan güzel bir kazanç ve döviz karşılığı yapılmış ihracat olur mu?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuyu bu noktalardan inceleyip analiz ettiğimizde, var olan kültürel dinamiklerimizi, Allahımızın Anadolumuza bahşettiği sizlere anlatmaya çalıştığım nimetlerimizi, kabiliyetlerimizi, varlıklarımızı, turizmde aranıp da bulunamayacak birçok birbirinden güzel argümanları değerlendirip sektörü çok daha ilerilere götürmek, herhalde zor olmasa gerektir. Turizmi, Akdeniz ve Ege sahilleriyle değil, Anadolu'nun diğer yerleri, değerleri, entegre ilave etkinlik ve aktivitelerle zenginleştirmenin gerekliliğini ve zorunluluğunu düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anamuhalefet Partimiz, kan ter içerisinde, olumluyu olumsuza çevirmek gibi, enerjisini negatif yönde kullanarak boşa vakit geçiriyor. Sizlerle ortak paydada birleşen siyasî anlayış ve iktidarın beceriksiz yönetimleri sayesinde ufukları kararmış, yarattığı peş peşe krizlerle, köylümüz, esnafımız, tüccarımız ve kendi kesiminde hemen tüm halkımız, kredi kartı, çiftçi borcu, vergi borcu, Bağ-Kur, sigorta primi gibi bütün ilişkilerde, temerrüt diye bir uygulama karşısında, on günde borçları dört beşe kata çıkarılmış; yüzbinlerce icra ve hapis dosyasıyla vatandaşlarımız, bir zulümden, belki de hortlamak üzere olan jandarma dipçiğinden 4 Kasım 2002 günü sabahı ülke üzerine nur gibi doğan AK Parti iktidarıyla kurtulmuştur.

Sizler ne derseniz deyiniz, piyasalar her şeyi biliyor; bir bakanın öksürmesi, aksırmasıyla, bir kitapçığın bir masadan bir masaya fırlatılmasıyla artık ekonomimiz zıpırdamıyor. Buna benzer, bunlardan daha zorlu hadiseleri bir yıllık kısacık iktidarımız döneminde yaşamamıza rağmen...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlar mısınız.

FİKRET BADAZLI (Devamla)...gerek piyasalarda gerek ekonomide istikrar bozulmamış; biteviye emin adımlarla ülkemiz büyüyor. Sizler ne derseniz deyiniz, halkımız her şeyi biliyor. Sizler ne derseniz deyiniz, dünya ülkeleri nezdinde ülkemizin kredi notunun, itibarının arttığı da yadsınmaz bir gerçektir.

Hiç kimse merak etmesin; AK Parti şifadır, AK Parti dertlerin ve sorunların ilacıdır, serumudur, dermanıdır. Bu itibar ve bu güven ortamı, huzuru, güvenliği ve diğer demokratikleşme yolundaki gelişimleri, bu hususta atacağımız adımlar sayesinde, ülkemiz, yakın bir gelecekte dünya kamuoyuna tescil ettirecek; bunun sonucunda da, lokal bir terör olayı bahane edilerek, ne iç sahalarda yapılacak uluslararası sportif karşılaşmalarımız dışarılara alınacak ne de Türkiye'de yapılması önceden planlanmış toplantılar iptal edilecek ve ne de -daha acısı- turizmde yapılan rezervasyonlar iptal edilecek ve bizleri maddî, manevî kayıplara uğratan, üzen, rencide eden olumsuzluklar, bundan sonra, evvel Allah'ın izniyle, tarihin sayfalarında sevimsiz ve acı hatıralar olarak kaybolup gidecektir.

Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; turizmin altyapı, üstyapı, tanıtım, pazarlama gibi alanlarda eksiklerini bizler de biliyoruz. 2004 bütçesinde bunların önemli olanlarının sırayla çözüme geçeceğini gördük.

Bu inançla, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın görüşmekte olduğumuz bütçesine AK Parti olarak olumlu oy vereceğimizi, bu bütçenin bu güzel sektöre, ülkemize hayırlar ve uğurlar getirmesi dileklerimle ifade ediyor; hepinizi, bu duygular içerisinde, Grubum ve şahsım adına, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 22 Aralık 2003

55 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook