Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Temmuz 2021 · 623 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fikret Şahin (CHP), 17 Temmuz 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 623 kelime.
Fikret Şahin (CHP, Balıkesir). “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikret-sahin-27-2021-07-17-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=99604
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİKRET ŞAHİN (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, gönül isterdi ki bu konuşma esnasında Sağlık Bakanlığı yetkilileri de bizi dinlemiş olsalardı. İşte, sistemin geldiği çarpık noktayı hep birlikte burada görüyoruz. Konuşacağımız kanun maddesi Sağlık Bakanlığıyla ilgili ama hiçbir yetkili burada yok.
Biraz önce şehir hastaneleriyle ilgili konuşmuştuk, konuşmamı oradan devam ettireceğim.
Bakınız, şehir hastaneleri sözleşmelerini yıllardır soruyoruz Bakanlığa, milletvekili olarak soruyoruz. “Nedir bunların içeriği?” dediğimiz zaman hiçbir cevap alamadık, daha doğrusu “Ticari sır, size veremeyiz.” diyorlar ve içinizde iktidar partisi milletvekili arkadaşlar da ticari sır olarak karşılaşıp bu açıklamaları alamadılar şu ana kadar. Bakın, ticari sırla ilgili elimde, İngiltere’deki bir sivil toplum kuruluşu, “Jubilee Debt” ismi yani “borca son” denilen bir sivil toplum kuruluşu -yine kamu özel iş birliği modeline karşı çıkan bir grup bu- 2017 Ağustos ayında yayınladığı raporda İngiltere’deki hastanelerle ilgili aynen diyor ki: “’Ticari sır’ denilen kavramın -5’inci sayfada Başkanım- arkasında yolsuzluk ve rant arayışı vardır.” Bakın, biz de evet, bu Meclis çatısı altında “Şehir hastanelerinin sözleşmeleri nedir, milletvekili olarak görmek istiyoruz.” dediğimiz zaman “İşte, ticari sır.” deniliyor ve arkasında yolsuzluk ve rant olduğu burada, raporda sunulmuş.
Şimdi, bakın, şu elimdeki işte “ticari sır” denilen hizmet sözleşmesi arkadaşlar; iktidar partisindeki arkadaşlar, isteyene de verebilirim. Bakın, burada ne var, ne var? Bir tarafta Sağlık Bakanlığı var, altında da şirket var; Sağlık Bakanlığı ve şirket. Şimdi, şirket nedir? Ticari amaçla kurulmuş, amacı para kazanmak olan bir organizasyondur. Yani şehir hastaneleri modeliyle sağlığın içine şirketler girmiştir dolayısıyla bu raporda söylenilen rant ve yolsuzluk işte, bunun içinde, bunun içinde. Peki, bunun içinde başka neler var? Efendim, dediğim gibi, sizler tutmuşsunuz şirketleri sağlığa ortak etmişsiniz, hatta ortağın da ötesinde patron konumuna taşımışsınız.
Yine, diğer bir “ticari sır” olarak saklanılan “ek 17” dediğimiz “pazarlık prosedürü” denilen yani beş yılda bir yenilenen şehir hastaneleri hizmet sözleşmelerinin prosedürü. İnanın, çevirisi falan berbat, “Google Çeviri”ye koymuşlar, almışlar, buraya yapıştırmışlar, ne olduğu anlaşılmıyor. Ama bir nokta var, diyor ki: “Sağlık Bakanlığı inşaatı yapan şirketle ihaleyi kime vereceği konusunda mutabakat arar.” Yani Sağlık Bakanlığı şirketi kendine ortak etmiş, hatta şirketleri de patron noktasına taşımış. Burada, bakın, resmî evrak bu. Şu an inşaatı yapan şirketler “Siz, bu ihaleleri, hizmet ihalelerini bize vermezseniz biz de hizmetleri durdururuz ve bundan sonra da bize vermek zorundasınız.” diye Sağlık Bakanını tehdit ediyor. Özünde, “ticari sır” olarak saklanılan bu sözleşmeler Anayasa’nın 56’ncı maddesi olan sağlık maddesine de aykırı çünkü diyor ki Anayasa’nın 56’ncı maddesi: “Sağlık hizmetleri devlet tarafından verilir ve tek elden yürütülür.” Burada, tek el yok bakın, sevgili arkadaşlarım; burada Sağlık Bakanlığı var, şirket var, iki el var hatta çok el var. Yani sonuç itibarıyla şehir hastaneleri modeli Anayasa’mıza da aykırı.
En son geldiğimiz nokta şu: Efendim, hizmetlerin bir kısmı Danimarkalı şirketlere teslim edildi, değil mi? Sağlık Bakanı, bu işin neresinde? Neden Sağlık Bakanı çıkıp hiçbir yorum yapmadı, hiç konuşmadı bu konuda? Soruldu Sayın Bakana, dedi ki: “ Efendim, şehir hastanelerinin arsaları ve binaları devletindir.” Buradan söylüyorum: Sayın Sağlık Bakanı, bazı gerçekleri ya bilmiyor ya bilerek yanlış ifade ediyor veyahut da yanlış bilgilendiriyor. Sayın Bakana buradan, Meclis kürsüsünden ifade ediyorum: Şehir hastanelerinin arsaları hazinenindir, devletindir, binaları şirketindir. Binalar şirketin olduğu için zaten Sağlık Bakanlığı -mali tablolarında- bu binalara kira ödüyor. Siz, mal sahibi olduğunuz mülke kira verir misiniz? Şu an kira veriyorsunuz. Sayın Bakan bilsin ki şu anda binalar şirketlerindir ve devletin değildir; yirmi beş yıl ödeme yaptıktan sonra o binaları köhne vaziyette alacaksınız.
Bir örnek vereyim, bakın, şurada Çam ve Sakura Hastanesi. Arsa kimin? Bizim, hazinenin. Para kimin? Japonların. Zaten o yüzden “Sakura” ismini koydunuz, başlangıçta Başakşehir Hastanesiydi; Japonlar “Parayı biz veriyoruz, adını ‘Sakura’ koyacaksınız.” dedi. Parayı veren düdüğü çaldı, bakın, Sakura. Burada doğan bazı çocuklara da “Sakura” ismi konuldu; bakın, Türk kültürüyle uyuşuyor mu, gözünüzü seveyim söyleyin bana. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
216 konuşma daha · 17 Temmuz 2021