Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)
Kocaeli Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 999 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Fikri Işık (AK Parti), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 999 kelime.
Fikri Işık (AK Parti, Kocaeli). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/fikri-isik-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
FİKRİ IŞIK (Kocaeli)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; 64 sıra sayılı, Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında 3813 Sayılı Kanun’un Bazı Maddelerinin Değiştirilmesiyle İlgili Kanun Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye’nin uluslararası standartları uygulaması noktasında bir önemli kanun tasarısını Mecliste görüşüyoruz. Öncelikle bu tasarının temel amacı, biraz önce bütün arkadaşlarımızın da güzel bir şekilde ifade ettiği gibi, Türkiye’nin futbol mevzuatının uluslararası FIFA standartlarına ulaştırılmasıdır, bu açıdan düzenlenmesidir. Bu noktada bütün gruplarımızın hemfikir olması kanunun gücü açısından da sevindiricidir.
Değerli arkadaşlarım, bu kanunun hazırlanması sürecinde talep FIFA’dan gelmiştir. Süreci başlatan Türkiye Futbol Federasyonudur. Türkiye Futbol Federasyonu bir kanun taslağı hazırlamış ve bunu ilgili kurumlara göndermiştir. Öncelikle memnuniyetle ifade edeyim ki, Türkiye Futbol Federasyonunun hazırladığı taslakla Hükûmetimizin Komisyona gönderdiği ve Komisyondan da Meclis Genel Kuruluna gelen taslak arasında çok önemli ölçüde benzerlik vardır. Ayrım noktaları, daha fazla, işte efendim, olağanüstü toplantı sayısını yüzde 40’tan üçte 2’ye çıkaralım gibi veya Genel Kurulun yapısıyla ilgili konulardır. Şimdi, Milliyetçi Hareket Partisini temsilen söz alan değerli arkadaşımız, sanki olağanüstü toplantıya çağırmak için, şu anda mevcut, meri Kanun üçte 2’yi gerektiriyormuş da biz bunu yüzde 40’a çekmek istiyormuşuz gibi bir ifade kullandı. Hayır, şu anda, 3813 sayılı Kanun’da, Futbol Federasyonunun Genel Kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılması için gerekli oran yüzde 40’tır. Bunda bir değişiklik ne Futbol Federasyonu… Futbol Federasyonu üçte 2’ye çıkmasını istemiştir ama gerek Hükûmet tarafından gönderilen tasarı gerekse Komisyonumuz bunun aynen kalmasını benimsemiştir. Sanki oranı aşağı çekmek ve Federasyonun Genel Kurulunu olağanüstü toplantıya götürmeyi kolaylaştırmak gibi bir durum yoktur, mevcut durum aynen korunmuştur.
Değerli arkadaşlarım, bu kanun ne getiriyor? Bu kanun, öncelikle… Türkiye’de çok uzun yıllardır tartışılan futbolun sporun içerisindeki ağırlığını zannediyorum bilmeyenimiz yok, futbolun reytingini zannediyorum bilmeyenimiz yok, futbol endüstrisinin son yıllarda katettiği mesafeyi zannediyorum bilmeyenimiz yok. Ancak, futbol endüstrisi geliştikçe, futbolla ilgili uyuşmazlıklar da futbolla ilgili haberler de gündemin sürekli ön sıralarını işgal eder duruma gelmiştir. Burada getirilen en önemli değişiklik bu kanun tasarısıyla, sporda vesayet iddialarının ortadan kaldırılmasıdır. 3813’te iki madde vesayeti andırır madde olarak sürekli kamuoyuna sunulmuştur. Bunlardan bir tanesi, her türlü futbol faaliyetlerinin spordan sorumlu Devlet Bakanının gözetim ve denetimi altında olması maddesi bu tasarıyla ortadan kaldırılıyor. Yani, bundan sonra kimse, “Spordan sorumlu Devlet Bakanı spora müdahale ediyor.” diyemeyecek. Bu, Türkiye açısından, spekülasyonların ortadan kaldırılması açısından önemli bir adımdır. Bu kanunun bu noktada önemli bir işlevi olacaktır.
Vesayet noktasında ikinci önemli değişiklik, vesayet iddiaları konusunda: Biliyorsunuz, Futbol Federasyonu Genel Kurulunun olağanüstü toplantıya çağrılmasıyla ilgili üç tane faktör var. Bunlardan bir tanesi Federasyon Yönetim Kurulu, ikincisi Genel Kurulun yüzde 40’ının noter onaylı talebi, üçüncüsü de mevcut Kanun’da spordan sorumlu Devlet Bakanının talebiydi. Şimdi spordan sorumlu Devlet Bakanının olağanüstü toplantıya çağırma yetkisi bu kanunla yürürlükten kaldırılıyor. Dolayısıyla bundan sonra hiç kimse, gerek yurt içinde gerek yurt dışında, sporda vesayetten, sporun siyasetin eliyle şekillendirilmesi iddialarından bahsedemeyecektir.
Değerli arkadaşlarım, başka ne getiriyor? Genel Kurulun yapısını değiştiriyor. Şimdi, Genel Kurulun yapısında hangi yönde bir değişim var derseniz, kulüplerin ağırlığı artıyor.
Değerli arkadaşlar, eli taşın altında olanın söz hakkının daha fazla olması gayet tabiidir. Bunun aksini düşünmek çok da doğru değildir. Bugün, Türkiye’de kulüplerin ne kadar zor şartlar altında yürütüldüğünü, spor müsabakalarına çıktığını bilmeyenimiz yoktur.
Burada bir değerli arkadaşım, “Efendim, kulüplerin çoğu belediyelerin kontrolünde, belediyelerin çoğu da AK Partili, dolayısıyla spora vesayet…” Yani bunu kabullenmek mümkün değil. Öncelikle tabii bu arkadaşımız Komisyonda da aynısını yaptı. Konuşmasını yapıyor, ondan sonra Genel Kurul salonundan çıkıyor, bir daha kendisine konuşma gelirse Genel Kurul salonuna veya Komisyon salonuna geliyor. Şu anda keşke burada olmasını isterdim Sayın İnce’nin. Bu doğru bir usul değil. Komisyonda taraf olduğu, tartışamadığını iddia ettiği konuyla ilgili Genel Kurulda bizi dinlemesini arzu ederdik.
ALİ KOÇAL (Zonguldak)Burada, gelecek.
FİKRİ IŞIK (Devamla)Gelmesini arzu ederdik.
ALİ KOÇAL (Zonguldak)Dışarıda, merak etme.
FİKRİ IŞIK (Devamla)Şimdi, belediyelerin… Hepimizin zannediyorum gönlünden şu geçiyor: Bütün takımlarımız keşke çok güçlü mali altyapıya sahip olsalar ve belediyelerimiz takımlarımıza sadece lojistik destek sağlasa, onun dışında -hiçbir konuda- belediyelerimizin spora katkısını sadece manevi olarak ve taraftarlık noktasında tutabilsek. Ama bugün bu Türkiye realitesine uyuyor mu? Uymuyor.
Ee, peki, belediyeler her türlü sporla ilgili desteğini sağlayacak, ama sadece AK Partili belediyeler şu anda çoğunlukta diye, kulüplerin ağırlığının artmasına itiraz edeceğiz! Bu, çok çelişkili bir ifade.
Değerli arkadaşlar, bir başka ifade… Tabii, belediyeler bugün AK Partinin elinde. Yarın Cumhuriyet Halk Partisi iyi çalışır, seçmenin gönlünü alır, belediyeler yarın Cumhuriyet Halk Partili yönetimlere geçer. Bu kanunlar bugün için hazırlanan kanunlar değil ki.
Şimdi, genel kurulun yapısıyla ilgili bir başka eleştiri de şuydu: “Efendim, bugün bazı arkadaşlarımızın haklarını elinden alıyoruz; işte, uluslararası komisyonlarda görev yapan arkadaşlarımızın haklarını elinden alıyoruz.”
Ya değerli arkadaşlar, Türkiye, Avrupa Birliği sürecini hızlı bir şekilde yürütüyor. Yarın bu komisyonlarda, bugün 4-5 tane arkadaşımız var, yarın 40-50 olacak, belki 100 olacak. Bu arkadaşların müktesep hakkı olduğu zaman Futbol Federasyonunun yapısı değişecek. Sadece konjonktürel olarak kanun tasarılarını veya kanunları değerlendirmek ne kadar doğrudur? On yıl sonra karşımıza çıkacak durumu eğer biz bugünden öngöremiyorsak, o zaman Meclis olmak, yani Mecliste görev yapmamızı, biraz ciddi derecede kendi açımızdan sorgulamalıyız diye düşünüyorum.
Türkiye Avrupa Birliği sürecini güçlendirdikçe, hızlandırdıkça, bizim, uluslararası komisyonlarda gerek hakem gerek temsilci gerek gözlemci gerek orada faal görev yapan arkadaşlarımızın sayısı ciddi derecede artacak. O zaman bu arkadaşlarımız, Genel Kurulda, bu işin çilesini çeken arkadaşların üzerine çıkma ihtimali var.
Bu kanunda birtakım eğer kısıtlamalar getiriliyorsa -bana göre asıl sebebi budur- bunun dışında bir ciddi yenilik, Uyuşmazlık Çözüm Kurulu getiriliyor, daha hızlı, daha etkin karar alma süreçleri burada hızlanıyor. Federasyon Başkanını biz güçlendiriyoruz. Mesela, Tahkim Kurulunu seçme yetkisi daha önce Genel Kuruldaydı, şimdi Yönetim Kurulunun Başkanının teklifiyle Yönetim Kurulunun onayına veriliyor bu kanunla. Her yönüyle başkan daha etkin, daha hızlı karar alsın ve geldiği zaman “ben şundan dolayı yapamadım, bundan dolayı yapamadım” diye hiçbir mazereti kalmasın diye Futbol Federasyonu Başkanı bu kanunla güçlendiriliyor.
Değerli arkadaşlarım, disiplin kurulları yan kurul olmaktan, Futbol Federasyonunun asli kurulları hâline getiriliyor.
Son olarak şunu ifade etmek istiyorum: Geçici 1’inci maddeyle -grup önerimiz olarak zannediyorum gelecek- bu kanunun kabulü tarihiden itibaren Futbol Federasyonu Genel Kurulu otuz gün içerisinde toplantıya çağrılacak ve bu toplantı, efendim, seçimli toplantı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 28 Kasım 2007