İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
KOMİSYON · CUMA

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Son güncelleme: Kaynak: TBMM

Gamze Akkuş İlgezdi

İstanbul Milletvekili · CHP

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 6 Kasım 2026 · 1.112 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gamze Akkuş İlgezdi (CHP), 6 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 1.112 kelime.

Düz metin
Gamze Akkuş İlgezdi (CHP, İstanbul). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 6 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gamze-akkus-ilgezdi-2026-11-06-ham-tutanak-1 (erişim: 6 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91767
Markdown
[Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma](https://vekilpedia.com/konusma/gamze-akkus-ilgezdi-2026-11-06-ham-tutanak-1) — Vekilpedia, TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91767, erişim: 6 Kasım 2026
BibTeX
@misc{vekilpedia_konusma_gamze_akkus_ilgezdi_2026_11_06_ham_tutanak_1,
  title = {Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma},
  author = {{Vekilpedia}},
  year = {2026},
  howpublished = {\url{https://vekilpedia.com/konusma/gamze-akkus-ilgezdi-2026-11-06-ham-tutanak-1}},
  note = {TBMM kaydı: \url{https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91767}; erişim: 2026-11-06}
}
Sade metin sürümü →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul)Sayın Başkan, Sayın Bakan, Bakanlığın bürokrat bürokratları, değerli vekiller; Kültür ve Turizm Bakanlığının 2027 yıl bütçesi üzerine söz almış bulunmaktayım.

Bakanlığın ismi dışında kültüre dair hiçbir şey görmediğimiz bir bütçeyi konuşacağız bugün. Önümüzdeki bütçe metnini incelediğimizde ne yazık ki Bakanlığın tabelasında yer alan "kültür" kelimesi dışında kültüre, sanata ve sanatçıya dair somut bir vizyon göremiyoruz. Karşımızda kültürü ve sanatı âdeta yok sayan, kamu kaynaklarını sadece turizm gelir kalemlerinden ibaret gören bir anlayışın bütçesi duruyor. Hükûmet yetkililerinin kamuoyuna yaptıkları açıklamalara, Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumlarına bakın, yeni vergilerden, ekonomik hedeflerden, zamlardan bahsedilirken kültür ve sanatın adı dahi geçmiyor. Sunumlarda ne kitap var, ne kütüphane, ne opera, ne tiyatro, ne sinema, ne de bu ülkenin aydınlık yüzü olan sanatçılar var. Sanatı sadece resmî törenlerde süs unsuru olarak gören bu zihniyet bugün bu bütçe rakamlarına da aynen yansımış durumdadır. Ayrıca, konuşmamın başında belirtmek isterim ki Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığının Bakanlığınıza bağlı olmasını da doğru bulmuyoruz. Anadolu'muzun kadim inanışları olan Alevi-Bektaşi geleneğini ve ibadethanesi olan cemevlerini kültür objesi sayamazsınız. Bu inanç kurumunu da Diyanet gibi Cumhurbaşkanlığına bağlı olması gerektiğinin altını çizmek isterim.

Değerli milletvekilleri, her fırsatta özgürlükten söz eden bir iktidar var ancak bugün uluslararası bilgi kaynaklarında, Wikipedia'da "Türkiye'de festival ve konser yasakları" adı altında utanç verici sayfalar, listeler açılıyor. Valilik ve kaymakamlık kararıyla keyfî şekilde iptal edilen festivaller, susturulan konserler, sahneye çıkması engellenen müzisyenler bu ülkenin gerçeği hâline getirildi. Sanatsal ifade özgürlüğünü korumakla yükümlü olan Bakanlık ise bu yasakçı zihniyet karşısında tek bir kelime dahi etmiyor, suskun kalarak bu sansürü onaylıyor. Peki, kaynaklar nereye gidiyor? Sanatın özgürleşmesine, üretimin desteklenmesine kaynak bulamayan Bakanlık kendi kurumsal halkla ilişkiler ve tanıtım bütçesini 1,5 milyon liradan 67 milyon liraya çıkarıyor. Kendi vitrinini parlatmaya bütçe var ama sanata ve sanatçıya yok. Biz bütçe görüşmelerinde yıllarca anlattık, sonunda DÖSİMM'li sanatçılara kadroları verildi. Keşke bizi hep dinleseniz doğruyu görür ve yapardınız. "Dert çok söyleyen yok." demiş şair. Ben söyleyeyim: Bugün devlet tiyatrolarında büyük yapım yeni oyunlarınızın provalarına başlanmış, eserler hazır metinler, hazır oyuncular fakat sahneler ocak ayını yani bu bütçenin geçmesini bekliyor çünkü ödenek yok. Kaynak nerede biliyor musunuz? Kaynak idari kadroların önü alınamayan temsil ve seyahat harcamalarında. Kurumun resmî mali tablolarına baktığınızda, 2025 yılının tamamında 177 milyon lirayı aşan yolluk harcaması yapıldığını görüyoruz. 2026'nın henüz ilk yarısında ise bu rakam 160 milyon lirayı aşmış durumda. Günde yüz binlerce kiralık, seyahat ve temsil harcaması yapılırken 2027 bütçesinde yolluk kalemi için 222 milyon lira talep ediliyor. Yönetim kademelerine gelince sınırı olmayan ödenekler ama sıra sahneye ve sanata gelince bu anında kesiliyor. Bakınız, yurt dışı turnesine gönderilen personele, sanatçılara harcırahlarının yüzde 50'sinden feragat ettiklerine dair resmî belgeler imzalatılıyor. Devletin sanatçısını temsil görevine gönderip hakkı olan yasal harcırahından feragat ettirmek hangi kamu ciddiyetiyle bağdaşır, bunu sormak istiyorum. Tasarrufu yönetim giderlerinde değil, doğrudan sanatçının ve emekçinin cebinden yapıyorsunuz. Üstelik kurumların kendi teknik ve sanatsal kadrolarıyla yapabileceği prodüksiyonlar yüksek maliyetli, "ortak yapım" adı altında projelere devredilirken kaynaklar dışarıya aktarılıyor. Kurumun kendi sahnesi ve kendi personeli varken tek bir oyuna aktarılan bu bütçelerle repertuvardaki birden fazla eser sahnelenebilirdi oysa.

Bir de o çalışanların durumuna bakalım: Sahnenin arkasındaki ve önündeki emekçilerimizin durumu ise tam anlamıyla bir mağduriyet tablosu. Yıllardır Meclis kürsüsünden haykırdık; DÖSİMM bünyesindeki sanatçılarımızın kadro meselesi mücadelemizle çözüldü ancak kurumların kangren hâline gelmiş istihdam sorunları hâlâ görmezden geliniyor. Bugün sahnede başrol oynayan bir sanatçı figüran sözleşmesi altında çalıştığı için ay boyunca aralıksız sahneye çıksa dahi eline geçen ücret 30.000-35.000 lira seviyesinde kalıyor. Bu sanatçılarımızın ne teşviki var ne ikramiyesi var ne de giyim veya yol yardımı var. 4/B ek 8'inci madde kapsamında çalışan sözleşmeli sanatçılarımız ve teknik personelimiz ile benzer bir güvencesizlik baş başa bırakılmış durumundadır. "Bunlar geçici personeldir." mazeretinin arkasına sığınamayız arkadaşlar. Yıllardır aralıksız çalışan, sahneleri sırtlayan, başrol oynayan insana "geçici" diyemezsiniz. Aynı çarpıklık teknik personelde de yaşanıyor. Otuz yıllık teknik ve idari uzmanlarımızın maaşları bugün yasal en düşük memur maaşının dahi gerisinde kalmıştır. Sanatın ışığını yakan, dekorunu kuran, sahne arkasında gece gündüz ter döken emekçileri asgari standartlarının altında ücretlere mahkûm edemezsiniz. Tiyatro çalışanına tanınan yol yardımının opera çalışanına verilmemesi, Atatürk Kültür Merkezi gibi büyük merkezlerde görev yapan personelin astronomik otopark ücretlerine mahkûm edilmesi bu Bakanlığın kendi çalışanına ne kadar yabancılaştığının da aslında somut kanıtı. Emekçiye bulamadığımız parayı Bakanlığınızın tanıtımına harcıyorsunuz âdeta.

Değerli milletvekilleri, sadece tiyatrolar değil, kültürün tüm alanları can çekişiyor. Sinema sektörüne bakalım: Bakanlığın sinemayı destekleme oranında dramatik bir düşüş var. Desteklenen bağımsız projelerin oranı yüzde 44'ten yüzde 15'lere kadar gerilemiş. Uluslararası festivallere katılan ve ülkemizi temsil eden film sayısı 33'ten 14'e inmiş. Kültür diplomasinin en etkili aracı olan sinemamızı desteklemek yerine fonları kısarak sektörü darboğaza sürüklüyorsunuz Sayın Bakan.

Kütüphanelerimize bakalım. Gösterişli binaları açmakla övünüyorsunuz. Beş katlı binalar yapılıyor, açılış kurdelesi kesiliyor fakat içine girdiğinizde kütüphaneci yok. Bir kütüphanede bir kütüphaneci olmaz mı, bunu sormak isterim. Alanında uzman kütüphaneciler atanmadığı için o binalar işlevsizleşiyor, etüt merkezine dönüşüyor âdeta. Neden mi? Kütüphane var, kütüphaneci yok. Kütüphaneci olsa temizlik görevlisi yok, güvenlik personeli yok, teknik eleman yok. Bina var, tabela var ama kamu hizmetini üretecek insan kaynağı ve liyakatli istihdam yok. Aynı sahipsizlik, kültür mirasımızın temeli olan arkeolojik kazılarımızda da yaşanıyor. Anadolu bir açık hava müzesidir diyoruz fakat bilimsel kazı heyetinde yeterli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir kazı bütçesi ayrılamıyor. Kazılarda çalışan arkeologlar, sanat tarihçileri, müze araştırmacıları ve restoratörler yıllardır 3600 ek gösterge ve özlük hakkı bekliyorlar. Tarihi gün yüzüne çıkaran, turizme doğrudan değer katan bu bilim insanlarının haklarını neden bütçenizde yer bulundurmuyorsunuz.

Devam ediyorum. Sokak sanatçıları kültür ve sanat camiasının en dezavantajlı grubu. Kendileri için Bakanlık hiçbir çabanın içine girmiyor. Güvencelerini sağlayacak bir sistem için sanatçılar, sendika ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte mücadele etmek zorunda kalıyor.

Dert çok, zaman kısıtlı, elimden geldiğince sanatın ve sanatçımızın dertlerini aktarmaya çalıştım. Konuşmamı kamuoyunun bilmesi gereken sorularla sonlandırmak istiyorum.

Müze ve diğer taşra birimlerinde görev yapan personelin yolluk ve harcırah ödemelerini neden zamanında yapmıyorsunuz? Bilimsel arkeolojik kazılar için yeterli ve sürdürülebilir bütçe neden ayrılmıyor? Arkeologlara, müze araştırmacılarına, lisans mezunu restoratörlere ve sanat tarihçilerine 3600 ek gösterge düzenlemesini neden yapmıyorsunuz? Neden personele, işine ve çalıştığı yere göre kıyafet yardımı yapmıyorsunuz?

Devlet Tiyatroları Amerika'da hangi kültürel iş birliği temaslarını yapmıştır, bunu merak ediyoruz. Bu temasların on dört gün sürmüş olduğunu biliyoruz, bu temaslara kaç kişi gitmiştir, ABD için uçak bileti, otel ve harcırah olarak toplam devletin kasasından ne kadar çıkmıştır, bunu bilmek istiyoruz. Devlet Tiyatrosu Moskova turnesine giden "Vanya Dayı" ekibine neden "Harcırahın yüzde 50'sinden feragat edeceksiniz." belgesi imzalatmıştır?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul)Bitmek üzere, son birkaç cümlem var.

Bu şekilde feragat imzalanan başka turne ekipleri var mıdır? Hangi oyun ekiplerine bu belgeler imzalatılmıştır?

OTURUM BAŞKANI ORHAN ERDEMSayın İlgezdi, teşekkür ediyorum.

GAMZE AKKUŞ İLGEZDİ (İstanbul)Bakanlığınız Bakan Yardımcıları, Genel Müdürler, Genel Müdür Yardımcıları maaşları dışında hangi yönetim kurulu üyeleri ne kadar maaş, huzur hakkı almaktadır, bunu bilmek istiyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

10 konuşma daha · 6 Kasım 2026

Tümü →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook