İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

215 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Gizem Özcan

Muğla Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 110. Birleşim · 3. yasama yılı · 17 Temmuz 2025 · 481 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Gizem Özcan (CHP), 17 Temmuz 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 215 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 481 kelime.

Gizem Özcan (CHP, Muğla). “215 Sıra Sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 17 Temmuz 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gizem-ozcan-2025-07-17-215-sira-sayili-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tekl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=136942

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GİZEM ÖZCAN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; teklifteki düzenlemeleri konuşurken boğazımız düğüm düğüm oluyor, bazı kelimeleri kullanmayalım, bu işlerin içinde olup da niyeti kötü olmayan insanları kırmayalım diyoruz ama eğer bugün Anadolu toprakları işgal altında olsaydı bu zeytinliklere, bu kadim topraklara ancak bu kadar hoyratça davranılırdı. (CHP sıralarından alkışlar) Bu kadar kadir kıymet bilmez, bu kadar talancı bir yaklaşım olamaz! Getirdiğiniz teklife bakınca bu milletin sadece toprağına değil emeğine, yarınına, sağlığına göz diktiğinizi görüyoruz.

Muğla'nın yüzde 68'i orman, yüzde 65'inde maden arama ruhsatı var. Bu nasıl kabul edilebilir?

(Uğultular)

GİZEM ÖZCAN (Devamla)Gül, daha çok güleceğiz hep beraber!

Kökü bin yıllık ağaçları dozerlerle söken bir anlayışın bu topraklarda ne işi var? İktidar vekilleri, size soruyorum, size: Buna nasıl el kaldıracaksınız? Ancak geç değil; o yüzden, biraz vatan sevginiz varsa, emeğe biraz saygınız varsa, doğaya biraz saygınız varsa bu teklifi hemen geri çekersiniz.

Değerli milletvekilleri, söylenecek her şey Meclis kapısında söylendi. Nerede söylendi? Köylülerimiz söyledi, defalarca yaptıkları açıklamalarda dile getirdi. Biliyor musunuz, Cemal Süreya Parkı'nda günlerdir, yirmi dört saat nöbet tutuyorlar. "Bu yasa geçerse köyümüz gidecek, ağaçlarımız gidecek, geçim kaynaklarımız gidecek." diyen köylülerimiz canla başla mücadele ediyorlar. Biliyorsunuz da bunu görmek istemiyorsunuz, gidip bir çaylarını içip ne için mücadele ettiklerini sormuyorsunuz; soramazsınız çünkü verecek cevabınız da yok.

Değerli milletvekilleri, teknik kısımlara girmek istemiyorum, amacım vicdanlarınıza seslenmek ancak şunları da vurgulamak zorundayım: Teklif Anayasa'ya aykırı mı? Aykırı. Teklif "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede tesis açılamaz." diyen Zeytincilik Kanunu'na aykırı mı? Ona da aykırı. "Zeytinlikler taşınabilir." iddiası bizzat köylüler ve bilim insanları tarafından Komisyonda çürütüldü mü? Çürütüldü. Zeytinliklerin taşınacağı yerlere dair de bir çalışma yapılmadığını öğrenmedik mi? Bunu da öğrendik. Teklif sahiplerinin daha kömür rezervinin ekonomik maliyetine dair bir hesaplama yapmadıkları da ortaya çıkmadı mı? Bu da net bir şekilde çıktı. "Zeytinlik alanlar bize verilmezse elektrik üretimini durduracağız." tehdidini yapanların karşısında bir diz çökme olduğunu hepimiz bilmiyor muyuz? Biliyoruz. Soruyoruz: O zaman niye, neden? Neden bu konuda ısrar ediliyor?

Değerli milletvekilleri, Muğla Büyükşehir Belediyemiz bir rapor yayınladı; buna göre, Milas ve Yatağan'daki maden sahalarının genişlemesi hâlinde 57 köy etkilenecek ve bunların 25'i tamamen maden sahasında kaldığı için taşınmak zorunda kalacak hatta daha önce taşınıp daha sonra şimdi yeniden taşınacak köyler dahi var. 61.500 hektar zeytinlik alan maden sahası içerisinde, yaklaşık 819 bin zeytin ağacı da katledilecek.

Değerli arkadaşlar, işte, mülksüzleştirme tam da budur; bir avuç şirketin azami kârı uğruna yurttaşlarımız yüzyıllardır işledikleri topraktan, kök saldıkları köylerden kopmaktadırlar; bir de bu, kamu gücü arkasına alınarak yapılmaktadır. Mülksüzleştirmede sadece haneler yer değiştirmemektedir, bununla birlikte oradaki kolektif bellek yok olmaktadır; toprakla birlikte geçim gidiyor, komşuluk ilişkileri kopuyor, kadınların zeytin hasadı etrafında kurduğu dayanışma çöküyor, göç eden aileler kent çeperlerine ne yazık ki mahkûm oluyor. Bir köylü ailesi zeytinliğinden her yıl yağ çıkarıp çocuğunu okutabilir ama şirket zeytinliğin altındaki kömürü çıkarıp, atığını da köye bırakıp, madenciyi de işsiz bırakıp gidince aileler göç ediyor, aileler dağılıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

133 konuşma daha · 17 Temmuz 2025

Günün kaydı →
133 konuşmanın tamamı →