İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Gökhan Durgun

Hatay Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 708 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gökhan Durgun (CHP), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 708 kelime.

Gökhan Durgun (CHP, Hatay). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gokhan-durgun-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

GÖKHAN DURGUN (Hatay)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce, biraz önce konuşma yapan Sayın Nur Serter arkadaşımızın Sayın Bakana yönelttiği bir soru vardı. Burada, sendikalı olmak eğer yasalara ve Anayasa’ya göre suç değilse sendikalı oldukları gerekçesiyle 13 tane işçinin konteynerde hapis edilmesinin durumunu sormuştu, nedenini sormuştu. Ama Sayın Bakan her konuda söz alıp gerekli açıklamaları yapmasına rağmen, bu konuda nedense suskunluğunu devam ettiriyor. Biz bunu Sayın Bakana değil de Barroso’ya mı soracağız? Tabii ki Sayın Bakana soracağız. (CHP sıralarından alkışlar) Sayın Bakan, bu konudaki çalışmanızı, bu konudaki gerçeklerin ne olduğunu bizler bilmek istiyoruz, sizler de lütfeder bu konuda bir açıklama yaparsanız size teşekkür edeceğiz.

Değerli arkadaşlarım, bu maddede yer alan “…kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde” ibaresinin “kamu idarelerinin denetim elemanlarının yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesi” biçiminde değiştirilmesini öneriyoruz. Ayrıca, son fıkrada yer alan “bir yıllık süreye” ibaresinin “beş yıllık süreye” şeklinde değiştirilmesini istiyoruz.

Bu değişiklik ile denetim elemanlarının sadece belli bir mevzuatla sınırlı değil, daha geniş bir genel mevzuatla denetim yapabilmesi gerçekleşmiş olacaktır. Bu da denetimin sınırını genişletmeye ve sağlıklı bir denetimin yapılmasına olanak sağlayacaktır.

Ayrıca, mevcut düzenlemeye göre geriye yönelik bir yıllık bir kısmın dikkate alınması yerine, geriye yönelik beş yıllık süreye ilişkin kısmın dikkate alınması da hedeflenmektedir. Burada da amacımız şudur: İşsizlik ve kayıt dışı çalışmanın yaygın bir olgu olduğu ülkemizde, sigortaya bildirim yapmadan çalışmak, çalışanların tercih ettiği, isteyerek gerçekleştirdiği bir çalışma biçimi değildir. Ancak, çalışanlar çalışırken işini kaybetme korkusu ile hak arayamadıkları için sigortalılık sürelerinde de kayıplara neden olmaktadır.

Bu değişiklik önergesi de hem Kurum için hem de çalışanlar için kayıpların telafi edilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Ama artık otomatiğe bağlandı, bütün önergelerimiz kabul edilmiyor, reddediliyor. Zannediyorum bu düzenleme de, bu istek de biraz sonra o otomatik sistem içerisinde reddedilecektir.

Değerli arkadaşlarım, sizlere, yılan hikâyesine dönen bu yasanın biraz geçmişini hatırlatmak istiyorum. Bu tasarı, geçen dönem, 22’nci Dönemde, 19/4/2006 tarihinde 5489 sayılı Yasa olarak kabul edildi. Bütün uyarı ve ikazlarımıza rağmen, toplumun görüşü alınmadan, komisyonlarda ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda doğru dürüst görüşülmeden, apar topar temel kanun olarak ele alınmak suretiyle otuz maddesi bir madde olarak görüşüldü, aynı bugün yapıldığı gibi. Şu anda da aynı işlem devam ediyor.

Sonra ne oldu? Sonra dönemin Cumhurbaşkanı 5489 sayılı Yasa’yı bir kez daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderdi. Yine aynı inat ve ısrarla tekrar görüşülmek üzere geri gönderilen maddeler, hem komisyonda hem Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda, verdiğimiz önergelerin hiçbirisi de kabul edilmeyerek, yine şimdi olduğu gibi, aynen kabul edildi ve 31/05/2006 tarihinde Resmî Gazete’de 5510 sayılı Yasa olarak yayınlandı. Yürürlük tarihi de 01/01/2007 olarak tespit edildi.

Daha sonra, yürürlüğe girmeden önce bazı maddeleri, Anayasa’ya aykırı olduğu için, Cumhuriyet Halk Partisi tarafından Anayasa Mahkemesine gidildi. Anayasa Mahkemesi de bazı maddeleri iptal etti ve yürürlüğünü durdurma kararı aldı. Bunun üzerine yürürlük tarih 01/07/2007 olarak değiştirildi. Daha sonra yine 01/01/2008 olarak değiştirilerek bu aşamaya kadar geldi. Yani biz, bu yasayı şimdi üçüncü defa görüşüyoruz. Bu yasa yine bu şekilde devam ediyor. Yine biz eğer bu konudaki eksiklikleri tespit ettiğimiz takdirde Anayasa Mahkemesine götüreceğiz. Anayasa Mahkemesi yine tekrar iptal kararı verirse bu sefer ne yapacaksınız, o zaman ne olacak? Gerçi bu sefer bir şansınız var, geçen dönem diyordunuz ki: ”Cumhurbaşkanı bizi engelliyor.” Şimdi Cumhurbaşkanı sizden; onay makamı şeklinde zaten yürüyor işler. Çok kısa süre içerisinde Cumhurbaşkanı onaylar ama Anayasa Mahkemesi -neyse ki o var- gereğini yapacaktır.

Peki, yazık değil mi bu Meclisin boşuna harcadığı bu zamana? Yazık değil mi bu tasarı görüşülürken harcanan paraya? Neyin inadı, neyin ısrarı bunlar? Yoksa sizlere birileri, “yok” diyemeyeceğiniz birileri bir baskı mı uyguluyor? Çiftçiye, memura, yargıya, muhalefete, basına gösterdiğiniz o kabadayılığı, Kasımpaşa kabadayılığını niye bu yasayı dayatanlara gösteremiyorsunuz? IMF’nin isteği üzerine hazırladığınız ve adına “sosyal güvenlik reformu” dediğiniz, Türkiye gerçekleriyle bağdaşmayan bu düzenlemeyi ısrarla ve inatla gerçekleştiriyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Durgun.

GÖKHAN DURGUN (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan, teşekkür ederim.

Bu Meclis, bu yüce çatı, IMF’nin, Avrupa Birliğinin çıkarları ve istekleri doğrultusunda çalışacak ve yasa yapacak bir Meclis değildir; bunu ifade etmek istiyorum, bunu bir kez daha dikkatinize sunmak istiyorum. Gerçi alıştınız; Cargill Yasası, Vakıflar Yasası -hep bunlar ısmarlama yasalar- bunların hepsini geçirdiniz, bu da onun bir örneği. Ben, bu konuda biraz daha dikkatli olmanız gerektiğini düşünüyorum.

Sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook