İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur

Göksal Küçükali

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 32. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Aralık 2005 · 736 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Göksal Küçükali, 15 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(BAŞBAKANLIK,MİT MÜSTEŞARLIĞI,MGK GENEL SEKRETERLİĞİ,ATATÜRK KÜLTÜR,DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞKANLIĞI)İKİNCİ TUR); konuşma 736 kelime.

Göksal Küçükali (İstanbul). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(başbakanlık,mit müsteşarlığı,mgk genel sekreterliği,atatürk kültür,dil ve tarih yüksek kurumu başkanlığı)ikinci tur”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/goksal-kucukali-22-2005-12-15-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-basbakanlik-mit-mustesarligi-mgk-g (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA GÖKSAL KÜÇÜKALİ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 malî yılı Başbakanlık ve MİT Müsteşarlığı bütçeleri üzerinde Anavatan Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, üç yılda AK Parti İktidarında Sayın Başbakan neler söyledi, neler yaptı; bunlara bir göz atmak istiyorum.

Hatırlarsanız, ilk icraat ilanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekili lojmanlarıyla alakalıydı. Siz değerli milletvekillerini de Bilkent'te toplayıp, konuşmasında "lojmanları satacağız, hiç kimse bu konuda bir şey söylemesin" dedi, sizler de kendisini ayakta alkışladınız. Peki, bakalım ne oldu. Bugüne kadar, maalesef, lojmanlardan herhangi bir netice alınamadığı gibi, mevcut binalar da herhalde çürümeye yüz tutmuştur. Halbuki, yapılacak iş gayet basitti; asıl ağır yük olan Meclis personelini lojmanlardan çekerek, oturan milletvekillerinden de ayda 1 milyar lira kira alarak -ki, bu, senede 5-6 trilyon liranın Meclis bütçesine girmesi demekti; üç yılını da hesap edersek, 18 trilyon lira Meclis bütçesinin kaybı olduğu buradan da çok açıkça anlaşılıyor- milletvekilleri de kendi aralarında bir yönetim oluşturarak, pekâlâ hep bir arada ve güvenlik içerisinde olabilirlerdi; ama, ne oldu; bugün, milletvekilleri, yaklaşık 1,5 milyar lira kira ödemekte ve güvenlik problemleri yaşamaktadırlar; ancak, bu kararı veren Başbakan ve Meclis Başkanı özel konutlarda oturmakta, emrinde uçaklar, arabalar ve koruma ordularıyla yaşamaktadırlar. İşte Meclis Başkanı, işte Başbakan, işte siz değerli milletvekili kardeşlerim… Adalet bunun neresinde?!

Sayın Başbakan "İsrail terör devletidir" dedi. Baktı ki, Başkan Bush yüz vermiyor, Şaron'dan randevu aldı, İsrail'e gitti, Şaron'dan özür diledi, ağlama duvarının önünde ricacı oldu, ondan sonra da Başkan Bush'tan randevu aldılar, Amerika Birleşik Devletlerine uçtu, Bush'la 15 dakika görüştü; hepsi bu kadar. Ne dedi, ne yaptı…

Başbakan, başörtüsü meselesinde ve meslek liseleri meselesinde samimî değil; her meseleyi istismar ettiği gibi bu meseleyi de istismar ediyor. Bu ülkenin Başbakanından, her şeyden önce, dürüst, tutarlı ve samimî olması beklenir. Elbette, samimîyet ve tutarlılık lafla, sözle değil, hayatta icraatla sınanır.

Başbakan, yıllar yılı YÖK ve onun getirdiği yasaklara karşı olduğunu ve bu haksızlığı kaldıracağını beyan etti. Milletimiz bu beyana değer verdi, inandı ve bırakın yasa değiştirmeyi, Anayasa değiştirebilecek bir çoğunluğun gücünü verdi. Şimdi, sıra geldi hayat ve icraatta samimîyet sınavına.

Başbakan, önce "siyasî irademiz var; ama, toplumsal mutabakat gerekir" dedi; sonra vazgeçti "toplumsal mutabakat var, kurumlararası mutabakat arayacağız" dedi; bu sözlerin bir demokrasi ayıbı olduğu kendisine hatırlatılınca ağız değiştirdi "muhalefetle mutabakat lazım" dedi; Anavatan Grubu olarak destek vermeye hazır olduğumuzu kamuoyuna duyurunca yine ağız değiştirdi ve "CHP'yle mutabakat şart" dedi. Şimdi, ben, size soruyorum: Samimiyet nerede, tutarlılık nerede?! Bir tarafta Başbakan "başörtüsü kapansın" diyor, siyasî rant bekliyor; bir tarafta CHP kapanmasın diyor, o da bir siyasî rant bekliyor. Biz de şunu diyoruz; Anavatan Partisi olarak, evet, milletimize burada çok açıkça ilan ediyoruz: Anavatan Partisi olarak bizim 22 milletvekilimiz var, 355 de sizin milletvekiliniz var, yani, AK Partisinin milletvekilleri var; toplam 377 milletvekili eder. Bu sayı, YÖK'le alakalı anayasa değişikliğine kâfidir. Hani diyorsunuz ya, bizim için yavru muhalefet, biz, baba muhalefetiz, baba! Gelsin Başbakan, biz anayasa değişikliğini imzalıyoruz.

İRFAN GÜNDÜZ (İstanbul)Size nasıl güvenelim?!

GÖKSAL KÜÇÜKALİ (Devamla)Nasıl güveneceğinizi şimdi okuyorum, dinleyin.

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Ne babası?!

GÖKSAL KÜÇÜKALİ (Devamla)Bakın, sabırlı olursanız, nasıl güveneceğinizi anlayacaksınız. Burada, biz, milletimize ilan ediyoruz. Milyonlarca insan bizi seyrediyor.

Gelsin Başbakan, biz anayasa değişikliğini imzalıyoruz, siz de imzalayın ve bu anayasa değişikliğini yapalım. Eğer bunu yapmazsa, kendisini gayri samimî ilan ediyoruz. Artık, Başbakan, masum milletimizi de, okuma hürriyeti yasaklanan genç kızlarımızı da kandırmasın, onların dinî inançlarını sömürmesin, millete hesap veremez; hele hele, Cumhuriyet Halk Partisinin arkasına hiç ama hiç sığınmasın.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Adını söyle önce mikrofona…

GÖKSAL KÜÇÜKALİ (Devamla)Saygıdeğer milletvekilleri, insanlarımız perişan vaziyette; çöpte ekmek bulamıyorlar, işsizlik sayısı artmış, iki üniversite mezunu, iki lisan bilen çocuklarımız iş bulamıyorlar. Hatırlarsanız, siz "bizim milletimiz çöpten ekmek topluyor" diye diye iktidara geldiniz. Şimdi çöpte ekmek bulamıyorlar; onu söylüyorum. İşsizlik sayısı artmış; iki üniversite mezunu, iki lisan bilen çocuklarımız iş bulamıyorlar. Hayvancılık ölmüş, yok; Doğu Anadolu inliyor. Tarım dibe vurmuş. Trakya, Akdeniz, İç Anadolu, Ege, Güneydoğu, Karadeniz inim inim inliyor. Pamuk perişan, buğday perişan, ayçiçeği perişan, fındık perişan, çay perişan; milletimiz kan ağlıyor.

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Niye vekil oldunuz?!

GÖKSAL KÜÇÜKALİ (Devamla)Başbakan, etrafındaki toplasan 100 kişiye bakıp, onların refah içerisinde, sırça köşkteki yaşantılarına bakıp Türkiye'ye güllük gülüstanlık diyor. Neresi güllük gülüstanlık?!

FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Önce Meclise gelmesi lazım.

GÖKSAL KÜÇÜKALİ (Devamla)Üniversitede okuyan gençler…

Hiç, bak, hiç kendinizi yormayın, ben bunu okuyacağım.

Yalnız, Sayın Başkan, sizden bir ricam var; bunları dakika olarak tutun, benim konuşmama ilave edin; istirham ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

45 konuşma daha · 15 Aralık 2005

45 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook