İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · SALI

Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıldönümü hakkında

Güldal Akşit

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 27. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Aralık 2005 · 651 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Güldal Akşit (AK Parti), 6 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK KADININA SEÇME VE SEÇİLME HAKKI VERİLMESİNİN YILDÖNÜMÜ HAKKINDA); konuşma 651 kelime.

Güldal Akşit (AK Parti, İstanbul). “Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmesinin yıldönümü hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/guldal-aksit-22-2005-12-06-turk-kadinina-secme-ve-secilme-hakki-verilmesinin-yildonumu-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

GÜLDAL AKŞİT (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinin 71 inci yıldönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türk kadını, savaş olduğunda, yurdunu savundu. Ocağını, evini, ailesini ve namusunu korudu. Yoksulluğu, yokluğu ve kıtlığı ocağına yansıtmamanın mücadelesini verdi. Evinin yöneticisi ve gönüllü işçisi oldu. Çocuğunun eğitmeni, öğretmeni oldu. Sıkıntıları ilk göğüsleyen ve ailesine en az yansımasını sağlayan fedakârlık abidesi oldu. Cenneti ayaklarının altında tutma gururuna mazhar oldu; ana oldu, dünyanın en ağır mesleğine ve işlerine bakarak, bir defa olsun "of" demedi, halinden şikâyet etmedi. Bu memleketin kalkınması ve ileri gitmesi için, doğurduğu, büyüttüğü ve yetiştirdiği nesillerden duyduğu, hak ettiği gururu yaşamayı yeterli gördü; en büyük ödül olarak, bunu kabul etti. En temel haklarını alırken, bunları kutlayarak, tevazuunu göstermekten geri kalmadı. Her zaman yapıcı, her zaman barışçı, her zaman sağduyulu kalmasını bildi. Sadece ailesinin değil, ülkesinin geleceğinde de her zaman etkin rol oynadı. Çoğu defa, rolü küçümsendi, görmezden gelindi; ama, Türk kadını, sağduyusunun ve fıtratının gereklerini en üst düzeyde yerine getirmeye devam etti; ailesinden başlayarak, savaşta, barışta ülkesinin yükünü taşıdı. Bugün de, çeşitli alanlarda, daha düne kadar "o işi beceremez" denilen alanlarda başarıyla çalışmasını devam ettirmektedir. Ülkemiz nüfusunun yarısından biraz fazlasını oluşturmasına rağmen, bileğinin hakkıyla elde ettiği üretim fırsatını en iyi şekilde yerine getirmektedir. Bir Türk kadını olarak bundan gurur duyduğumu ifade etmek isterim.

Değerli milletvekilleri, Türk kadınının takdir edileni değil, bileğinin hakkını aldığı bir dönemdeyiz. Bunun örneklerini sınırlı da olsa yaşamak, geleceğe ait umutlarımızı diri tutmaya yeterlidir. Geleceğe ait umutlar derken, bugün, Türk kadınının hak ettiği, olması gereken yerde olmadığını düşünerek söylüyorum. Kadına duyulan saygı ve Türk kadınının bulduğu fırsatlar bakımından pek çok ülkeden ileri bir noktadayız.

Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte, Türk kadını, zaman içerisinde, kendisine tanınmayan haklarını birer birer almaya başlamıştır. İşte, bugünkü konuşmamın konusunu oluşturan seçme ve seçilme hakkı, cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte başlayan sürecin bir getirisidir. Yarınlara ait pek çok büyük hedefleri olan bir devletin ve milletin mensupları olarak, vatandaşları olarak, öncelikle, kadının hakkı olan yerin ve imkânın tanınması gerektiğine inanmaktayım; çünkü, tarihimiz iyi analiz edildiğinde, yükselme dönemlerinde, atılım ve kalkınma dönemlerinde, hatta, kurtuluş ve istiklal mücadelesi dönemlerinde, Türk kadınının daima önplanda olduğunu görmekteyiz. Türk kadınının, bu dönemdeki başarılara en büyük desteği verdiğini görmekteyiz. Zaten, tarihin hiçbir döneminde, kadını dışlayan ve yok sayan hiçbir anlayışın da başarılı olmadığını görürüz. Bu gerçekler ışığında, yarınlara ait hedeflerimizin gerçekleşmesine de en büyük desteği Türk kadını verecektir. Aşmamız gereken öncelikli engel, bu gerçeğin farkında sadece kadınlarımızın olması değil, toplum genelinin bilinçlendirilmesi gereğidir. Bugün, hâlâ, kızların okumasına sıcak bakmayan, sınırlı da olsa varlığını devam ettiren bir anlayış vardır. Kız çocuklarının ve kadınlarımızın üretime katılmasını gereksiz ve anlamsız bulan kafalar vardır. Kızlarımızı ve kadınlarımızı bu noktalarda gereksiz ve lüks gören anlayış, aslında, kadının toplum içerisinde hak ettiği rolü engelleyen anlayışla aynıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun efendim.

GÜLDAL AKŞİT (Devamla)Bizler, Türk kadınına yaraşır ağırlık, sağduyu, terbiye ve saygınlıkla bu engelleri de aşacağız, ikna edeceğiz, beyinlere sesleneceğiz, akla sesleneceğiz; çünkü, aklın gereği hiçbir gelişmeye karşı durmak mümkün değildir. Türk kadınının tarihten gelen rolü ve sahip olduğu birikimi de aklın gereğidir. Bu nedenle, her geçen gün, bugünden yarınlara, bugünlerden daha çok ihtiyaç olacaktır.

Değerli arkadaşlarım, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi, bana göre, cumhuriyetimizin en önemli açılımlarından biridir. Bugün yakaladığımız gelişmişlik, yarınlarda yakalayacağımız hedeflerin en önemli dayanak noktalarından biridir. Bu gerçekleri, sadece seçme hakkını almış bir Türk kadını olarak değil, seçilme gururunu da yaşamış bir arkadaşınız olarak ifade ediyorum. Bana göre, Türk kadını, aklıyla, cesaretiyle, sağduyusuyla, kararlılığı ve birikimiyle, çok daha iyi ve olması gereken noktalara gelecektir. İşte, o zaman, her alanda ve anlamda, Türkiye bir atılım sürecine girecektir.

Bu düşüncelerle, sözlerimi bitirmeden önce, Türk kadınının gelişmesi ve sesini duyurmasında ve bu hakkı elde etmesinde en büyük pay sahibi olan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü, milletvekili seçilme şerefine ulaşmış bir Türk kadını olarak bir kez daha şükran ve minnetle anıyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

33 konuşma daha · 6 Aralık 2005

33 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook