İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 65. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle

Gülderen Varli

Van Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 65. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Mart 2025 · 474 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Gülderen Varli (DEM Parti), 12 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 474 kelime.

Gülderen Varli (DEM Parti, Van). “Siber Güvenlik Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 12 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gulderen-varli-2025-03-12-siber-guvenlik-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133419

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GÜLDEREN VARLİ (Van)Teşekkürler Sayın Başkan.

Öncelikle, ekranları başında bizi izleyen tüm halklarımızı saygıyla selamlıyorum. Bugün Genel Kurulda görüşülen kanun teklifinin 21'inci maddesi üzerine söz aldım.

Görüşülmekte olan kanun teklifiyle siber güvenliğin sağlanması bahanesiyle hak ve özgürlükler alanı daraltılmakta, siyasi iktidarı elinde bulunduranların toplum üzerindeki kontrol mekanizmaları genişletilmekte ve Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş olan Siber Güvenlik Başkanlığına olağanüstü yetkiler verilmektedir. Teklifin içeriği incelendiğinde temel haklar açısından ciddi riskler barındırdığı görülmektedir.

Teklifteki en büyük sakıncalardan biri de kişisel verilerin korunmasına ilişkin herhangi bir yargısal güvencenin öngörülmemesidir. Başkanlığa tanınan geniş yetkilerde bireylerin dijital verilerine herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın erişim sağlanabilecek ve bu süreçte bağımsız denetim mekanizmaları incelenecektir. Bu geniş yetkileri daha önce başka yasalarda da gördük. Siber güvenlik alanlarında elbette düzenleme yapılması gereklidir ancak bu politikalar bireylerin temel haklarını ihlal etmemeli, ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliğini de zedelememelidir.

Bakın, daha önce yasalaşan sansür yasasıyla sorgulamayan ve susturulmuş bir toplum hedeflenmiştir. Muhalif ve Kürt basının üzerinde artan baskı ve sansür yasal bir zemine kavuşturulmak istenmişti. Şimdi, bu kanun teklifiyle de basına otosansür uygulanmak istenmektedir. Bugün basın emekçilerinin yazdıkları bir haber ya da bir video paylaşımı bile gözaltına alınıp tutuklanmalarına yeterli bir sebep olabilir. Bunun en yakın örneğini Van'ın irade gasbında gördük. Belediyeye yapılan baskın sırasında haber takibi yapan JINNEWS Muhabiri Rabia Önver, Mezopotamya Ajansı Muhabiri Bilal Babat ve Mehmet Güleş, Gazeteciler Medine Mamedoğlu, Behçet Bayhan ile baskının ilk anlarını paylaşan Ruşen Takva gözaltına alındı. Gözaltına alınan bazı gazeteciler darbedildi ve yerde sürüklendi. Ardından serbest bırakılan ama soruşturmaları devam eden gazetecilerle beraber şubat ayında birden fazla gazetecinin sosyal medya hesabı askıya alındı ve sansür uygulandı. Bu, tek merkezden yönetilen mekanizmanın farklı görüş ve sesleri baskı altına alma ve engellemeye çalışmasıdır. Gazetecilerin kayıtlarına, telefonlarına, kameralarına el konulması veya sosyal medya hesaplarını askıya almanız yılların bıraktığı mirası, hafızayı yok edemez. Kendi tekelinde olan basını istediği gibi kendi söylemleriyle yönlendiren iktidar medyasına karşı sansür, darp ve her türlü engellemelere rağmen mücadele eden, gerçekleri halka ulaştıran özgür basın emekçilerini buradan selamlıyorum.

Sadece şubat ayında Dicle Fırat Gazeteciler Derneğinin raporuna göre 7 gazetecinin evine baskın düzenlenmiş, 18 gazeteci gözaltına alınmış ve bunlardan 8'i tutuklanmıştır. Böylece tutuklu gazeteci sayısı 42'ye yükselmiştir. Ayrıca 8 gazetecinin haber takibi engellenmiş ve 3 gazeteci de tehdit edilmiştir. 7 şubat tarihinde evi basılan, darbedilerek gözaltına alınan JINNEWS Müdürü Öznur Değer de tutuklanan gazeteciler arasında yer almaktadır. Bugün basında yer alan bilgilere göre Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Değer'in yaptığı haber ve paylaşımlar suç konusu yapılmıştır. Erciş'te takip ettiği Nevruz kutlamasıyla ilgili yaptığı paylaşım hakkında açılan soruşturmada takipsizlik kararı verilmiştir ancak takipsizlik kararı verilen ve suçlamaya gerekçe yapılan fotoğrafı tekrar paylaşması yeni bir suçlamaya konu edilmiştir. Diğer taraftan, SİHA'larla katledilen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için Midyat ilçesinde kurulan taziyede bir polisin cinsiyetçi sözlerine karşı gösterilen tepki de suçlama gerekçesi yapılmıştır. Buradan soruyoruz: Cinsiyetçi söylemde bulunan polis hakkında herhangi bir soruşturma yapıldı mı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

122 konuşma daha · 12 Mart 2025

Günün kaydı →
122 konuşmanın tamamı →