Orman kanununda değişiklik yapılması (s.s.224)
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 113. Birleşim · 1. yasama yılı · 30 Temmuz 2003 · 847 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 30 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI (S.S.224)); konuşma 847 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Orman kanununda değişiklik yapılması (s.s.224)”. TBMM Genel Kurulu, 113. Birleşim tutanağı, 30 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-07-30-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasi-s-s-224 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜROL ERGİN (Muğla)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Sözlerime başlamadan, Sayın Başbakana geçmiş olsun diyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Değerli arkadaşlarım, Orman Kanunundaki değişiklikleri değerlendirebilmek için, iktidarın, Orman Kanunundaki değişiklikleri de içeren, diğer yasalarda gerçekleştirilen hangi düzenlemeleri ortaya koyduğunu ve iktidarın genel anlayışının ne olduğunu bilmemiz gerekir. Bu çerçevede, Köy Kanununda gerçekleştirilen 87 nci madde değişikliğini, Tapu Yasasında gerçekleştirilen 35 inci, 36 ncı madde değişikliklerini, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Yasasıyla getirilen değişiklikleri, SİT alanlarının yapılaşmaya açılması için düşünülen, ancak ertelenen değişiklikleri ve ormanlarla ilgili Anayasa değişikliği düzenlemelerini bir bütünlük içerisinde görmemiz gerekir.
Değerli arkadaşlarım, Köy Kanununda gerçekleştirilen değişiklikle, cumhuriyetin üstün koruma altına aldığı köylerimiz yabancıların her türlü tasallutuna açık hale getirilmiştir. Tapu Yasasında gerçekleştirilen 35 inci madde değişikliği, hepimizi derinden üzmesi gereken, hükümran bir ülkenin asla kabul edemeyeceği bir değişiklik olmuştur. Bakınız, hangi değişikliği yaptık: "Yabancı uyruklu gerçek kişiler ile yabancı ülkelerde bu ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzelkişiliğe sahip ticaret şirketleri lehine taşınmaz üzerinde sınırlı aynî hak tesis edilmesi halinde karşılıklılık şartı aranmaz."
Değerli arkadaşlarım, hiçbir hükümran devlet karşılıklılık şartı aranmadan böyle bir yasa maddesine "evet" diyemez diye düşünüyorum.
Getirilen 36 ncı maddeyle, köy sınırları dışında yabancıların çiftlik edinmeleri ve 30 hektardan daha büyük toprak edinmeleri konusunda Bakanlar Kurulunun vermesi gereken izin kaldırıldı.
SİT alanlarında yapılmak istenilen değişiklik, herhalde, sizleri de bir ölçüde rahatsız etti veya daha ileri değişikliğin kapılarını açabilmek amacıyla bunu ertelediniz.
Ormanla ilgili Anayasa değişikliği konusunda, herhalde, bütün bakanlarımıza gönderilen bir yurttaşımızın şu yazısını size okumak istiyorum: "59 uncu cumhuriyet hükümetinin sayın üyeleri, hükümetinizce gündeme getirilen ve halk arasında bozuk orman alanlarının özelleştirilmesi ve satışı olarak algılanan ve adlandırılan yasa tasarısı henüz yasalaşmadan görevini başarıyla yerine getirmektedir. Bodrum, Marmaris, Gökova Körfezi ve Hisarönü Körfezi gibi Akdeniz'in en güzel bölgelerindeki ormanlar rant beklentisiyle cayır cayır yakılmıştır. Tasarınız, bütün talan beklentilerini tatmin ve beklenti sahiplerini bahtiyar etmektedir. Tarih ve gelecek kuşaklar, sizleri, herhalde, ülkenin ormansızlaşma sürecine katkılarınızla hatırlayacaktır.
Başarılarınızın devamını diler, saygılarımı sunarım.
Gaye Can."
Bu, Türkiye Cumhuriyetinin bir yurttaşının Bakanlar Kurulu üyelerine gönderdiği yazı; herhalde, bakanlarımızın elindedir bu yazı.
Değerli arkadaşlarım, Orman Bakanlığı -bugünkü adıyla Çevre ve Orman Bakanlığı- kendi kuruluş yasasının kendisine yüklediği hiçbir görevi yerine getirmemekte; ama, bu görevlerin aksini yapmakta son derece hızlı, aceleci davranmaktadır. Orman Bakanlığının görevi, yasada "ormanı korumak, imar ve ıslah ve bakımını yapmak, kadastro çalışmalarını tamamlamak" olarak belirleniyor; ormanları ve orman niteliğini yitiren yerleri satarak bütçe açığını kapamak şeklinde bir görevi bulunmuyor.
Değerli arkadaşlarım, önümüze getirilen bu yasa tasarısının gerekçesinde aynen "6831 sayılı Kanuna göre, 3 hektardan büyük alanlardaki orman ağaçları ile -dikkatinizi çekiyorum, sizin yasanızın gerekçesidir bu- kaplı yerler orman tanımına girmektedir..."
Yine gerekçede, "Tasarıyla, orman sınırları içinde ve bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında her türlü tasarruf belgeleri ile özel mülkiyette bulunan kızılağaçlıklar ve aşılı kestanelikler istisna..." bendine alınmaktadır. Yani, siz, getirdiğiniz bu tasarıyla, ağacı ağaç, ormanı orman olmaktan çıkarıyorsunuz; Türkiye Cumhuriyetinin Büyük Millet Meclisine, ormanı orman saymama, ağacı ağaç saymama yetkisini getiriyorsunuz.
Değerli arkadaşlarım, yine, getirilen düzenlemede "kızılağaçlar ile aşılı kestaneliklerin sahiplerinin her türlü yapacak ve yakacak ihtiyaçları ile pazar satışları için yapacakları kesimler köy muhtarlığınca düzenlenecek belgeyle yapılır" deniliyor. İşte, yasanın amacı bu cümle içerisinde bulunuyor. Bu tasarıyla yapılacak tek şey, kızılağaçları tümden kestirmek. Miktarlarını burada söylediler; ne kadar büyük bir alan olduğunu gördünüz. Türkiye'nin, Karadeniz'in, Doğu Karadeniz'in tamamen ormansızlaştırılması gibi bir durumla karşı karşıya bırakacaksınız.
Bir yandan bu şekilde söylerken, diğer yandan tasarının 13 üncü maddesinin gerekçesinde "kızılağaç ve aşılı kestane yetiştiriciliği teşvik edilmektedir" denilmektedir. Dikkatinizi çekerim, kızılağaçları kestirmek, kızılağaç üretimini teşvik etmek oluyor sizin Türkçenizde; bizim Türkçemizde böyle yanlışa yer yok, bizim beynimizde böyle yanlışlara yer yok. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri)
Bana "bravo" diyen arkadaşlarıma, her zaman şunu söyledim: En azından beni dinliyorsunuz; bu da beni mutlu ediyor; ama, anlıyor musunuz, anlamıyor musunuz, bu konuda bir yorum yapamayacağım. (CHP sıralarından alkışlar)
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elazığ)Biz anlıyoruz da, siz anlıyor musunuz?!
GÜROL ERGİN (Devamla)Ben, 36 sene, senin gibi çok adama ders anlattım ve hepsi çok yerlere geldiler. Benim öğrencilerimden 10'u, üniversitelerimize rektör oldu; ama, değerli arkadaşım, sen beni anlamıyorsan, bu, benim anlatma yeteneğimin kısıtlılığında değil, herhalde, sende anlama yeteneğinin fazla oluşunda yatıyor.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarıda getirilen bir başka düzenleme var, buna değinilmedi, özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Millî Parklar Kanununun bir amacı vardır; yurdumuzdaki millî ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip millî park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemektir. Ama, siz, şimdi ne yaptınız; komisyonda, tasarıya bir 16 ncı madde eklediniz. Bu 16 ncı maddeyle,siz, bütün bu yasa çerçevesine giren alanların kiralanmasını getirdiniz. Bu neyi getirecek; bir kere, bu, Millî Parklar Yasasındaki en az 4 maddeye aykırı. İkincisi, getirilen bu düzenlemeyle, millî parkların özel kesime açılmasıyla, millî parkları, hem millî olmaktan hem de park olmaktan çıkaracaksınız. Yarın, Gökova-Akyaka ormaniçi dinlenme tesislerinin kiraya verilmesiyle ilgili ihale yapılacak, yarın yapılacak!..
Değerli arkadaşlarım, şartnameye öyle maddeler konulmuş ki, orası, artık, dinlenme tesisi olmaktan çıkıyor, birilerinin rant tesisi haline getiriliyor. Bunu niçin söylüyorum; şunun için söylüyorum: O şartnamede, buralar, her türlü yapılaşmaya açılıyor.
ORHAN SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU (Muğla)Yanlış bilgi veriyorsun.
GÜROL ERGİN (Devamla)Öyle mi?.. Yasa elinizdeyse okuyun, okuyun; yasa bende de var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 30 Temmuz 2003