İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Orman kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.274)

Gürol Ergin

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 14. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Kasım 2003 · 517 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gürol Ergin (CHP), 5 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ORMAN KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.274)); konuşma 517 kelime.

Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Orman kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.274)”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 5 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2003-11-05-orman-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-s-s-274 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

GÜROL ERGİN (Muğla)- Sayın Başkan, sayın milletvekilleri ve Yüce Türk Ulusu; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlarım.

Değerli milletvekilleri, konu üzerindeki görüşlerimi belirtmeye geçmeden önce, Çevre ve Orman Bakanlığında hiçbir dönemde görülmeyen ölçüde bir kadrolaşmaya gidildiğini, Orman Bakanlığının beyin kadrosu diyebileceğimiz üst yönetiminin tamamen değiştirildiğini, değişikliğin üst yönetimle sınırlı kalmayıp alt kademelerde sürdürüldüğünü ifade etmek isterim. Yapılan görevlendirmelerden önemli bir kısmının ise, Cumhurbaşkanlığı makamı by-pass edilerek gerçekleştirildiğini belirtir, Bakanlığın bu konudaki tasarruflarını şiddetle kınadığımı ifade ederim.

Değerli milletvekilleri, hepinizin tanık olduğu gibi, bu yıl orman yangınlarında çok önemli artışlar oldu. Buna karşın, Bakanlık, bu yıl yangınla yitirilen alanın, geçen yıl yangına uğrayan alanlardan daha düşük olduğunu iddia ediyor. Bu konuda Orman Mühendisleri Odasının görüşleri Bakanlığımızın ifadeleriyle tam anlamıyla çelişiyor. Yangın sayısı ve yanan alanın artışı yanında, yangınların önemli bir kısmının bu yıla kadar görülmedik ölçüde yüksek rantlı, denize nazır orman alanlarında çıkması ise, 2/B alanlarıyla ilgili hükümet tasarrufunun ne ölçüde önemli zararlara yol açtığını açıkça ortaya koyuyor. Sayın Bakan, yanan alanların 2/B ile ilgisi olmadığını, Anayasaya göre buraların orman rejimi dışına çıkarılamayacağını ifade ediyor. Sayın Bakanın söylemi özünde doğrudur; ancak, uygulama bu yönde gelişmiyor. Yangından üç beş yıl sonra o alanları yakanlar yavaş yavaş oraları işgal edip sahipleniyorlar.

Bir örnek verecek olursam: 19 Ağustos 1989 tarihinde İzmir'in Tire İlçesi Hisarlık Köyünde bir yangın çıkmış, yangını söndürme çalışmalarında Orman Yüksek Mühendisi Ali Yağbasan ve üç orman işçisi yanarak yaşamını yitirmiştir. Yanan alan şu anda meyve bahçesidir ve orman kadastro komisyonu o alanda sınırlandırma çalışması yapmaktadır. Ancak, orman mühendisleri üzerinde, bu alanın 2/B ile orman rejimi dışına çıkarılması için çeşitli baskılar söz konusudur. Verdiğim örnek çok rahatlıkla pek çok yanan orman alanına genişletilebilir.

Değerli milletvekilleri, bugün görüşmekte olduğumuz yasa değişikliklerine gelince, bu yasa değişiklikleri iki konunun altını çiziyor. Bunlardan birincisi kızılağaçların orman ağacı sayılmaması, ikincisi ise, kızılağaçlıklar ve aşılı kestaneliklerin sahiplerinin, bugüne kadar yapılan uygulamanın dışına çıkılarak, keşif, damga ve nakliye işlemlerine bağlı olmadan, yalnızca köy muhtarlığından alacakları bir belgeyle kızılağaçları ve aşılı kestaneleri diledikleri gibi kesebilecekleri hükmünü getiriyor; çok öz olarak söylersek, kızılağaç ormanlarının yok edilmesi sonucunu getiriyor.

Değerli milletvekilleri, kızılağaçlar, özellikle Rize ve Hopa çevresinde yaygınlaşmıştır ve bu yörede dağ taş kızılağaçlarla kaplıdır. Nedir kızılağaçları bu kadar önemli kılan ve niçin bu konu üzerinde böyle duruluyor, size, Yüce Meclise bu konuda çok özlü bilgiler vermek isterim.

Kızılağaçlar, yaprak dökümüyle ormanı zenginleştirirler, köklerinde havanın serbest azotunu toprağa bağlayan nodozite bakterileri dediğimiz bakteri yumruları vardır; böylece, hiçbir başka ağaçta görülmeyen şekilde, âdeta, kendi gübrelerini kendileri oluştururlar. Ülkemizin çok hızlı gelişen ağaç türlerindendir.

Burada, Sayın Bayraktar'ın izniyle de bir düzeltme yapayım. Kızılağaç kökleri saçak köktür; bu bakımdan, yayılan köklerdendir ve toprağı tutarlar. Onu söylemek isterim. (CHP sıralarından alkışlar)

Bu arada, yine, sırası gelmişken, kendisini tanımaktan hep mutlu olduğum, kişiliğine sevgi, saygı duyduğum Sayın Cemal Uysal'ın da bir yanlışını düzeltme gereğini ifade etmek isterim. Sayın Uysal, o alanlarda, Doğu Karadenizde, toprağı asıl tutanın çay bitkisi ve fındık ağaçları olduğunu söyledi. Ben, bunu, tabiî ki, Sayın Uysal'ın bu konuların dışında bir eğitimden gelen insan olduğu için yanlış yaptığını, bu bakımdan da mazur görülebileceğini...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ergin.

GÜROL ERGİN (Devamla)İstediğim kadar değil mi Sayın Başkan?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 5 Kasım 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook