Gündemdeki çalışma konularına ilişkin
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 27. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Aralık 2005 · 1.240 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 6 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜNDEMDEKİ ÇALIŞMA KONULARINA İLİŞKİN); konuşma 1.240 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Gündemdeki çalışma konularına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-22-2005-12-06-gundemdeki-calisma-konularina-iliskin (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜROL ERGİN (Muğla)Süreyi başlatmasanız da sıkıntımız olmasa. Süreyi konuşurken başlatsanız Sayın Başkan.
FİKRET BADAZLI (Antalya)Çok titizsiniz.
GÜROL ERGİN (Muğla)Bakın, söyleyeceklerim, gerçekten, niçin titiz olduğumu gösterecek.
BAŞKANBuyurun efendim.
GÜROL ERGİN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve Yüce Türk Ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Bugün yapacağım konuşmada, 103 milletvekili arkadaşımızın, Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca zeytin ve zeytinyağı konusunda Meclis araştırması önergelerinin kabulü yönünde düşüncelerimi ifade edeceğim.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye, zeytinde ve zeytinyağında dünyada önemli bir yer almaktadır. Ülkemizdeki toprakların, tarım topraklarının yüzde 2'sinden fazlası, yüzde 3'e yakını zeytinle kaplıdır. Zeytinlik alanlarda dünyada 3 üncü, ağaç sayısı olarak 4 üncü, zeytinyağı üretiminde 5 inci sıradayız, sofralık zeytin üretiminde ise İspanya'dan sonra dünya 2 ncisiyiz; ama, zeytincilikte ve zeytinyağcılıkta çok ciddî sorunlarımız var. Ben bu sorunlara geçmeden, zeytinin önemi konusunda bir iki şey söylemek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, gerek bizim kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim gerekse Tevrat ve İncil, zeytini kutsal ağaç olarak ifade etmektedir. Bağdatlı ünlü müfessir Hazin, Kur'an tefsirinde, zeytinin Güneydoğu Anadoluda neşet ettiğini ve 800 ilâ 1 000 yıl yaşadığını söylemektedir. Bilimsel bütün çalışmalar da zeytinin kaynağının bizim Güneydoğu Anadolu Bölgemiz ve Toroslar olduğunu ifade etmekte ve buradan, Yunanistan üzerinden Avrupa ve Kuzey Afrika'ya yayıldığını göstermektedir.
Değerli arkadaşlarım, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Türkiye'de 26 000 000 zeytin ağacı varmış. Büyük Atatürk 1929'da Yalova gezisinde oradaki zeytin ağaçlarının perişan durumunu görünce, zeytinciliğe el atılması emrini vermiş ve bunun üzerine 4 ziraat mühendisi, üç yıl süreyle, 1931 yılında Avrupa'ya, İtalya'ya gönderilmiş, zeytin ve zeytinyağı konusunda uzmanlıklarını yapıp gelmişler. Bunun üzerine Ege Bölgemizin 4 ilinde, Çanakkale, Balıkesir, İzmir ve Muğla'da bölge zeytincilik örgütleri kurulmuş, bunların başına da bu 4 ziraat mühendisi getirilmiş. Bu arada İtalya'dan ziraat teknisyenleri getirilmiş, yurt içinde ziraat teknisyenleri yetiştirilmiş ve bütün köylere yayılarak zeytincilikte büyük bir hamle yapılmış, 1937'de Bornova Zeytincilik Araştırma Enstitüsü kurulmuş, 1939'da da bugün de geçerliliğini koruyan Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun çıkarılmış.
Bunları şunun için söylüyorum değerli arkadaşlarım: Cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında, on yıl süreyle, tarımda yüzde 16 gelişme sağlayan zihniyet işte bu zihniyet. Böyle düşünüldüğü ve böyle uygulandığı için tarım o yıllarda bu kadar kalkınmış ve Türkiye'nin ayağa kalkmasını sağlamış; ama, 1950 yılında bu zeytincilik örgütü kaldırılmış. 1963 yılından sonra planlı dönemde yeniden zeytinciliğe önem verilmiş; ama, 70'li yıllardan sonra yine önemsiz duruma düşürülmüş ve zeytinciliğimiz gelmesi gereken yere gelmemiş.
Değerli arkadaşlarım, Tarım Bakanlığının yaptığı çalışmalar, Türkiye'de, Ege Bölgesinde gerek boş hazine arazisi olarak gerek ormanlık alan içerisindeki zeytin dikimine uygun alanlar olarak 12 000 000 dönüm alan bulunduğunu, bu alanlara 200 000 000 yeni zeytin ağacı dikmemizin mümkün olduğunu gösteriyor; ama, biz maalesef bunu yapamıyoruz.
Şimdi, son zamanlarda, özellikle son beş yıl içerisinde birkısım alanlara zeytin fidanı dikiliyor; ama, bunda da şu yanlış yapılıyor: Hangi bölgede zeytin yetiştirileceği belirlenmeden, hangi bölgede hangi cins zeytin ağacının uygun verim vereceği hesaplanmadan, örneğin, Mudanya'dan alınan bir fidan götürülüyor Antep'te dikiliyor, ağaç tutuyor; ama, meyve vermiyor değerli arkadaşlarım veya verdikleri meyveler istenilen kaliteyi sağlamıyor. Bunun için bu konularda son derece dikkatli olup, planlı şekilde çalışma zorunluluğumuz ortaya çıkıyor.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak zeytinin ve zeytincinin sorunlarını çok önemsediğimiz için 16 milletvekiliyle Ege Bölgesine bir çıkarma yaptık.
Değerli arkadaşlarım, Mudanya'dan başlayarak, Balıkesir'in Zeytinlisinde, Burhaniyesinde, Ayvalıkında; İzmir'in Dikilisinde, Torbalısında; Aydın'ın Germencikinde; Muğla'nın Milasında zeytinle ilgili kim varsa görüştük, zeytin üreten çiftçiyle görüştük, zeytini işleyen işlemecilerle, sanayicilerle görüştük, zeytinle ilgili kooperatif örgütlerinin en üst sorumlu yetkilileriyle görüştük ve birkısım saptamalar yaptık; ama biz inanıyoruz ki, Türkiye Büyük Millet Meclisi bu konuda bir Meclis araştırmasını kabul ederse, elbette ki, daha geniş çaplı çalışmalarla zeytincinin, zeytinyağcının sorunlarına daha uygun çözümler bulunmasını sağlayabiliriz.
Değerli arkadaşlarım, zeytinyağı Allah'ın bir lütfu. Dünyada bugüne kadar üretilmiş hiçbir yağda olmayan özelliklere sahip. Birkısım yağlar, başta hayvansal yağlar, kalp damar hastalıklarına neden oluyor. Birkısım tohumdan elde edilen bitkisel yağlar, örneğin ayçiçek yağı, pamuk yağının, kanserojen etki niteliği fazla, kansere neden olma özelliği fazla; ama, zeytinyağı o kadar dengeli bir bileşime sahip ki, bunu otuzyedi yıl üniversitelerde zeytinyağı konusunda ders vermiş bir insan olarak söylüyorum, değerli arkadaşlarım, zeytinyağını yiyen elbette ki hasta olacaktır; ama, diğer yağlara göre kanserden de korunur, kalp damar hastalıklarından da korunur. Ayrıca, zeytinyağında öyle maddeler vardır ki, bu maddeler yalnızca çok soğuk denizlerde, kutuplarda yaşayan balıklarda bulunmaktadır ve bu maddeler insan sağlığı için son derece önemli ve diğer yağlarda yok denecek mesabededir.
Bu bakımdan, zeytinyağının değerini dünya anladı ve zeytinyağına bir hücum var. Bunu bizden daha iyi gören Suriye, bugün bizi geçti zeytincilikte değerli arkadaşlarım; yazık, günah… Yazık!.. Yani, zeytinin ülkesi, zeytin ve zeytinyağında Suriye'nin gerisinde kaldı bugün.
Avrupa'nın giderek daha fazla gerisinde kalıyoruz. Bunu önlemek için, bu doğal şansımızı çok iyi değerlendirmemiz için, zeytincilikte yapacak çok şeyler var.
Hatırlarsınız, geçen sene bir Maden Yasası çıkardık. Madencilerin zeytinliklere tasallutunu önlemek için Bursa'dan, Balıkesir'den AKP'li arkadaşlarımla ne mücadele verdiğimizi bir biz biliriz, bir Allah bilir. Sizler de bilmezsiniz; ama, o arkadaşlarım biliyorlar; ama, zeytinlikleri madencilerin tasallutundan kurtardık.
Şimdi, değerli arkadaşlarım, zeytincilikte sorun çok. Üreticinin, üretim sorunları çok. Üretici mücadelede devlet tarafından yalnız bırakılmış, bunun için mücadeleyi yapamıyor. Üretici, üretimde bakımı, budamayı, gübrelemeyi, sulamayı, maalesef, yerine getirmekte zorluklar yaşıyor. Organik zeytin üretimi bir esasa bağlanmamış; bunun sorunlarını yaşıyor. Özellikle kooperatifler, özellikle tarım satış kooperatifleri birlikleri, Marmarabirlik ve Tariş, 57 nci hükümet zamanında çıkarılan yasadan ötürü çok büyük maddî zorluklarla karşı karşıya. O yasalarda, üretici lehine, kooperatifler lehine değişiklikler gerekiyor. Zeytinlik alanların, mutlaka, konut, turizm, sanayi ve madencilik alanı olarak kullanılmasının önüne geçmek gerekiyor. Zeytin hasadında hangi makinelerin kullanılacağına daha karar verilmemiş; buna karar verilmesi gerekiyor. Hâlâ, çuvallarla zeytin naklediliyor; bunun önüne geçmek gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, kontinyu, yeni sistemler yanında eski sistemlerle çalışan işletmeler var; hijyen sıfır. Avrupa Birliğine gireceğiz derken, bizim o işletmeleri muhakkak modern hale getirme zorunluluğumuz var. Zeytinliklere hayvan sokulmasının getirdiği büyük sorunlar var. Bu konuda, Çiftçi Mallarını Koruma Kanununun mutlaka değiştirilmesi, eğer gerekiyorsa, Zeytinlik Yasasına da bu konuda var olan maddeyi güçlendirici eklemeler yapmak gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim, konuşmanızı tamamlayın.
GÜROL ERGİN (Devamla)Sayın Başkan, teşekkür ederim.
Bizim, önce, her şeyden önce, Türkiye'de insanlarımıza zeytinyağını yedirmemiz gerekiyor. Bunun önemini anlatmamız, içpiyasayı genişletmemiz gerekiyor. Bunun yanında, bir yandan ambalajlı olarak, bir yandan dökme olarak yaptığımız ihracatta hangi sistemin bize daha yararlı olduğu üzerinde düşünüp, o alanda daha geniş piyasalar yaratmamız gerekiyor.
Değerli arkadaşlarım, karasu konusu, zeytincilikte, zeytinyağcılıkta en büyük sorun. Dünyanın çözemediği bir sorunla karşı karşıyayız; ama, Zeytinli Beldesinde, Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümüyle yapılan ortak çalışmalar sonucunda, bir deneme ünitesi kurulmuş, karasunun arıtılması konusunda. Eğer bu sistem tutarsa, Türkiye bir konuda, hiç olmazsa bu konuda, dünyaya öncülük edecek; inşallah, o müjdeyi birlikte yaşarız diye düşünüyorum.
Arkadaşlarım, AB'ye katılım sürecinde, zeytinde, zeytinyağında kısıtlama gelebilir; onun için, bizim, şimdiden üretim miktarımızı artırıp, kısıtlamaya gidildiğinde bundan büyük zarar görmeyecek şekilde önlem almamız gerekmektedir.
AHMET RIZA ACAR (Aydın)Belli bir plan dahilinde…
GÜROL ERGİN (Devamla)Vallahi, ben, bayram haftasından bahsediyorum, siz mangal tahtası diye karşıma çıkıyorsunuz.
AHMET RIZA ACAR (Aydın)İyi anlayamadınız galiba…
GÜROL ERGİN (Devamla)Yazıklar olsun!.. Deminden beri çok ciddî şeyler söylüyordum…
AHMET RIZA ACAR (Aydın)Plan diyordum…
GÜROL ERGİN (Devamla)Hayır… Hayır…
Sizin söylediğinizi, o konuyu anlattım, o konuda yapılan yanlışları da anlattım. O konu anlatıldı burada; ama, siz, ya dinlemediniz ya uyuyordunuz ya yoktunuz.
AHMET RIZA ACAR (Aydın)Uyumuyordum; şimdi geldim ben.
GÜROL ERGİN (Devamla)Şimdi geldiysen niye lafa karışıyorsun?!
AHMET RIZA ACAR (Aydın)Lafa karışmıyorum, seni tebrik ediyordum, kutluyordum, sen anlamadın.
GÜROL ERGİN (Devamla)İstemem kardeşim, kutlaman senin olsun!
AHMET RIZA ACAR (aydın)İstersen!.. Bize yalvaran çok.
GÜROL ERGİN (Devamla)Değerli arkadaşlarım…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
33 konuşma daha · 6 Aralık 2005