[2/316] esas numaralı kanun teklifi hakkında
Muğla Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 22. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Kasım 2009 · 497 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Gürol Ergin (CHP), 24 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: [2/316] ESAS NUMARALI KANUN TEKLİFİ HAKKINDA); konuşma 497 kelime.
Gürol Ergin (CHP, Muğla). “[2/316] esas numaralı kanun teklifi hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2009-11-24-2-316-esas-numarali-kanun-teklifi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’min doğrudan Meclis gündemine alınması konusunda söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yasa teklifimin konusuna girmeden önce, zeytinciliğimiz açısından son derece önemli gördüğüm hususlara kısaca dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Değineceğim birinci husus şudur: Ülkemiz Uluslararası Zeytincilik Konseyine üyelik başvurusu yapmış, başvurusu kabul edilmiştir. Şimdi yapılması gereken bu uluslararası anlaşmanın Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabulüdür. Bu konudaki yasa tasarısının daha fazla geciktirilmeden Genel Kurula getirilip onaylanması sağlanmalıdır.
Değineceğim ikinci konu, kara su konusudur. Kara su konusu zeytinyağı işletmeleri için büyük sıkıntı yaratmaya devam ederken Çevre Bakanlığının 5 Ekim tarihine kadar lagün yapmayan işletmelerin ruhsatlarının iptaline gideceği bildiriminde bulunması soruna çözüm getirmeyeceği gibi, yalnızca zeytinyağı işletmelerini sıkıntıya sokar, çözüm olamaz. Yapılması gereken, aynen Yunanistan’ın yaptığı gibi, işletmelere üç fazdan iki faza geçişi sağlamaları için beş yıllık bir geçiş süresi tanımaktır. Kara su sorununa bugüne dek dünyanın hiçbir ülkesinde, kara suyu lagünlerde depolayarak çözüm bulunabilmiş değildir.
Üzerinde durmak istediğim üçüncü konu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilen bir yasa teklifi nedeniyledir. Hiç kimse Zeytincilik Yasası’nın zeytinlikleri koruyan hükümlerini ortadan kaldırma hevesine kapılmasın, zeytinliklere başka amaçlarla girmeye kalkmasın.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde 104 milyonu meyve veren, 40 milyonu henüz meyve vermeyen yaklaşık 144 milyon zeytin ağacı bulunmaktadır. Zeytinyağı üretimimiz, son yıllarda, artan ağaç sayısına koşut olarak yükselmektedir. Zeytinyağı üretimimiz artarken bu sektörde öne çıkan ve ivedi çözüm bekleyen sorunlardan biri de yasa teklifimizin konusu olan taklit ve tağşiş sorunudur. Bu sorunun giderilmesi, ekonomik olduğu kadar hatta daha da fazla sağlık açısından önemlidir.
Değerli milletvekilleri, zeytinyağının insan beslenmesi ve sağlığı açısından değeri tüm yemeklik yağlardan üstündür. Tereyağı, diğer hayvansal yağlar ve margarin özellikle kalp damar rahatsızlıkları açısından tehlike oluşturabilmekte, tohumlardan elde edilen yağlar ise kanserojen olma riskini taşımaktadır. Bir meyve yağı olan zeytinyağı, kalp damar rahatsızlıkları açısından risk oluşturmadığı gibi kanserojen etkide bulunma riski de diğer bitkisel yağlara göre çok daha azdır. Zeytinyağını bol tüketen Akdeniz ülkelerinde, kalp damar rahatsızlıklarının görülme sıklığının ve bu hastalıklardan dolayı ölüm oranının düşük olduğu saptanmıştır. Zeytinyağının aynı zamanda kan basıncını düşürdüğü ve diyetlerinde zeytinyağı bulunan toplumlarda hipertansiyon bulgularına daha az rastlandığı görülmektedir. İnsan bünyesinde kemiklerde kalsiyum eksilmesini, safra kesesi, kolesterol taşı oluşumunu ve atardamarda plak oluşumunu engelleyici etkileri nedeniyle de sağlığımız için gerekli olan zeytinyağının gastrit ve mide bağırsak ülserleri tedavisinde de yararlı etkileri saptanmıştır.
Tüm bu yararlı etkilerinden ötürü son yıllarda bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de zeytinyağı tüketimi artmaktadır. Ancak, örneğin Yunanistan’da kişi başına yılda ortalama 21 kilo, bizde ise 1,5 kilonun altında bir tüketimin olması, zeytinyağı tüketiminin hâlâ çok yetersiz olduğunu göstermektedir. Tüketimi artırmaya çalışırken namuslu sanayiciyi de zeytinyağına başka yağlar katarak sahtekârlık yapanlardan korumak, halkımıza gerçek zeytinyağı yedirmek, yurt dışına gönderdiğimiz zeytinyağlarının taklit ve tağşiş edilmesini önlemek gerekmektedir. Önerdiğimiz yasa değişikliği, bu amaçlara yönelik olarak zeytinyağlarını taklit ve tağşiş edenlere uygulanan cezai yaptırımların caydırıcılığını artırmaya yöneliktir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 24 Kasım 2009