İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 137. BİRLEŞİM · SALI

Fındıkta uygulanan politikalar

Gürol Ergin

Muğla Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 137. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Temmuz 2010 · 629 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gürol Ergin (CHP), 20 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: FINDIKTA UYGULANAN POLİTİKALAR); konuşma 629 kelime.

Gürol Ergin (CHP, Muğla). “Fındıkta uygulanan politikalar”. TBMM Genel Kurulu, 137. Birleşim tutanağı, 20 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gurol-ergin-23-2010-07-20-findikta-uygulanan-politikalar (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

GÜROL ERGİN (Muğla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP’nin fındık politikası konusunda görüşlerimi açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Sözlerime başlarken Sayın Başkan sizi, değerli milletvekillerini ve yüce Türk ulusunu saygıyla selamlıyorum.

Hükûmetin geçen yıl uygulamaya koyduğu ve devrim olarak nitelendirdiği fındık politikası, fındık üreticisinin kooperatifçilik sayesinde elde ettiği yetmiş yıllık kazanımlarına karşı yapılan bir karşı devrim olmuştur. Hükûmetin yaptığı, yerli-yabancı sermaye grupları ile alivreci tüccarın isteğini karşılamak, fındık üreticisini ve topyekûn Karadenizliyi yok saymaktır.

AKP Hükûmeti, önce, 2006 yılında “Yöneticileri bizden değil.” diyerek FİSKOBİRLİK’i zora sokmuş, sonra “Yönetimi AKP’den oluşturursanız FİSKOBİRLİK’i yeniden destekleriz.” söylemiyle FİSKOBİRLİK yönetimini ele geçirmiş ama yine de FİSKOBİRLİK’e destek olmamış, FİSKOBİRLİK’i görev yapamaz hâle getirdikten sonra da devreden çıkarıp TMO’yu fındık alımıyla görevlendirmiştir. Böylece, AKP’nin gerçek amacının FİSKOBİRLİK’i güçlendirmek değil, ortadan kaldırmak olduğu açıkça anlaşılmıştır. FİSKOBİRLİK bitirildikten sonra, hiç anlamadığı bir işe sokularak 2 milyar lira görev zararına uğratılan TMO’nun da fındık alımına son verilerek üreticiyi tüccar karşısında tamamen savunmasız bırakan şeytani plan uygulanmıştır. Hükûmetin yaptığı, Karadenizliye ihanet olduğu kadar, hazinenin ihracat gelirini tırpanlamak yani devleti de zarara uğratmaktır. Alıcının birkaç kişi, satıcının yüz binlerce üretici olduğu bir piyasada fiyatı, alım satım koşullarını belirleyen yalnızca tüccar olur. AKP, bu yeni düzenlemeyle zihniyetinin gereğini yapmış, her zaman olduğu gibi, çiftçinin kanını sülük gibi emenlerden yana olduğunu göstermiştir.

Diğer ürünler için DGD’yi kaldıran Hükûmet, fındıkta DGD uygulamasına geçmiş ve bu da bir hinliği ortaya koymuştur. Fındık üreticisi, üç yıl sürecek DGD uygulaması kalktıktan sonra, ortada FİSKOBİRLİK de olmayacağına göre, insafsız alivreci karşısında, fırsatçı tüccar karşısında ne yapacağını düşünmelidir. Yapacağı hiçbir şey yoktur. Nitekim, 2005 yılında fındığını 7-7,5 liradan satan üretici, aynı düşük üretimi yaşadığı bu dönemde fındığını 3-4 liraya satmak zorunda kalmıştır çünkü artık FİSKOBİRLİK ortada yoktur. Fındık üreticisi, ayrıca Hükûmete, 2004 don afetinden kalan 169 milyon lirayı niye ödemediğini de sormalıdır.

Değerli milletvekilleri, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında biz, FİSKOBİRLİK’i yeniden canlandırıp çiftçinin ürününe sahip çıkmasını sağlayacağız. Fındık taban fiyatını mutlaka hasat başlamadan önce açıklayacağız. Fındık fiyatını hiçbir yıl 6 liranın altına düşürmeyeceğiz. Fındık üretiminde kullanılan mazottan özel tüketim vergisi almayacağız, mazotun fiyatını yarı yarıya indireceğiz. Fındık tarımında kullanılan kireç, ilaç ve gübrede KDV’yi yüzde 1’i düşüreceğiz. Fındık üreticisinin elektrik ücretlerinin eylül-ekim aylarında tahsil edilmesini sağlayacağız. Uluslararası fındık borsasını da Türkiye’de kuracağız.

Şimdi, konuyu biraz değiştiriyorum. Sayın Bakan, sürekli olarak Türkiye’de buğday kalitesinin arttığından ve artık kaliteli buğday ithalatına gerek duyulmadığından söz ediyor. Sayın Bakana yanıtı, Çorum Ticaret ve Sanayi Odası ile Türk Standartları Enstitüsünün eski Başkanı Kenan Malatyalı, dünkü Hürriyet’te şöyle veriyor: “Yedi sekiz ülkeye un satışımız var fakat Çorum ve yakın bölgemizde istediğimiz kalitede buğday bulamıyoruz. Buğdayın yüzde 80’ini Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’dan ithal ediyoruz çünkü Çorum’da bu yılki 650-700 bin tonluk rekoltenin büyük bölümü süne emgili ya da paslı. Keşke durum Sayın Bakanın söylediği gibi olsa. Üstelik aldığımız 1’inci sınıf değil, 2’nci sınıf buğday. Buna da mecbur kaldık.” diyor. Ben, Sayın Başkanın bu ifadesine söyleyecek söz bulamıyorum.

Sayın Bakan, bir de her seferinde, hayvancılığa verdikleri büyük destekleri ballandıra ballandıra anlatıyor. O zaman diyorum ki: “Keşke bu Hükûmet zamanında hayvancılığa bu büyük destekler yapılmasaymış!” Bu nasıl desteklemek ki destek arttıkça et üretimi artıp dışarıya satacak et fazlamız olması gerekirken dışarıdan et satın almak zorunda kaldık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Ergin.

GÜROL ERGİN (Devamla)Demek ki bu işte bir terslik var Sayın Bakan. Bu milletin parasını ya haramilere yedirdiniz ya da beceriksizlikten batırdınız. Bu nedenle Sayın Bakan sakın bu kürsüye gelip de yanıt verme zahmetine katlanmasın. Çünkü Sayın Bakanın bu kürsüden anlattığı öyküler karın doyurmuyor. Fındık üreticisinin karnını doyuracak olan Sayın Bakanın abartılı ve gerçeklerden uzak söylemleri değil, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında fındığa mutlaka verilecek olan en az 6 lira fiyat olacaktır.

Sözlerime son verirken Sayın Başkan size, değerli milletvekillerine, yüce Türk ulusuna ve sevgili fındık üreticilerine içten gelen sevgi ve saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

80 konuşma daha · 20 Temmuz 2010

80 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook