2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Osmaniye Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 33. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Aralık 2010 · 884 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakan Coşkun (MHP), 15 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 884 kelime.
Hakan Coşkun (MHP, Osmaniye). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 15 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakan-coskun-23-2010-12-15-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA HAKAN COŞKUN (Osmaniye)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının 2011 yılı bütçesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi ve bizi seyreden vatandaşlarımızı saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, GAP projesi toplam 1,8 milyon hektar tarımsal alanı sulamayı hedeflemiş, yine GAP kapsamında 22 baraj ve 19 hidroelektrik santrali yapılması ve bundan yılda 27 milyar kilovatsaat hidroelektrik üretimi planlanmıştır ancak projenin başlangıcından bugüne kadar yaklaşık 300 bin hektar alan sulamaya açılabilmiş ve enerjinin yaklaşık 18-19 milyar kilovatsaatlik kısmı gerçekleşmiştir. Bu gerçekleştirmelerin 1989 yılından 2002 yılına kadar yüzde 75’i geçmiş iktidarlar döneminde yapılmış olup, çok övündüğünüz sekiz yıllık iktidarınız döneminde ancak yüzde 25’ini gerçekleştirebilmişsiniz. Ayrıca, 2008 yılında yaptığınız GAP Eylem Planı’nın 2012 yılında sulanan alanı 1,06 milyon hektar yapacağını söylemektesiniz. Peki, ne yaptınız? İki yılda yaptığınız, 27 bin hektar alanı sulamaya açabildiniz. Kalan iki yılda ise bunu 760 bin hektar yaparak nasıl çıkaracaksınız 1,06 milyon hektara, üstelik sadece altı ayınız kaldı. Yoksa 2002-2007 seçimlerinde namus sözü verip de sekiz yılda başaramadığınız diğer sözleriniz gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki hemşehrilerimize 2011 yılı seçimlerinde namus sözü mü olacak? Yani Güneydoğu Anadolu Kalkındırma Planı oldu “Güneydoğu Anadolu kandırma planı”.
Değerli milletvekilleri, yine GAP’ın enerji yatırım hedeflerinin büyük bir kısmı gerçekleşirken sulama, tarım, sanayi, eğitim, ekonomik kalkınma, kültürel konulardaki programlar önemli olmasına rağmen gerçekleştirilememiştir. Başaramadığınız fakat başardığınız başka şeyler var. Sekiz yılda bölgedeki hemşehrilerimizi daha da yoksullaştırıp, doğduğu topraklardan koparıp büyük şehirlerimizin işsizlik ordusuna katarak açlığa mahkûm ettiniz.
Değerli milletvekilleri, kalan altı ayınızda GAP’a gerekli önemi vererek ve yeterli kaynağı aktararak bölge hemşehrilerimizin sorunlarını bir an önce çözmenizi Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak temenni ediyoruz. Genel sekiz yıllık icraatınızda ise çiftçimizin, esnafımızın, memurun, işçinin, emeklinin durumu ve hatta perişanlığı düşünülürse, AKP İktidarı döneminde 220 milyar dolar olan iç ve dış borç toplamı 600 milyar doların üzerine çıkarılmış ve bunun haricinde kâr eden KİT’lerimiz yok pahasına babalar gibi yabancıya, eş dost ve yandaşa satılmıştır.
Ayrıca vatandaşlar ile yabancılara satılan yerler ve Ofer kazançları gibi, devletimiz, milletimiz bu kadar borç yükünün içerisine girdirilmiştir. Bu alınan borçlardan halkımıza düşen pay da, 2002 yılında çiftçimizin borcu 330 milyon TL’den 10,3 milyar TL’ye yükseltilmiş, işçinin, memurun, esnafın, emeklinin durumu da çıkartılan ve çıkartılması düşünülen kredi kartı ve faiz affına muhtaç bırakılmıştır.
Şimdi, değerli milletvekilleri, geçen gün Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gedikli bazı rakamlar vermişti, ben de ona buradan seslenmek istiyorum: Sekiz yıl boyunca artırdığınız 460 milyar dolarlık borçla kaç tane GAP projesi bitirilir veya kaç tane Atatürk Barajı yapılır? Yani dört Ofer kazancı bir tane Atatürk Barajı ediyor mu? Ali Diboların kazancı kaç tane Atatürk Barajı yapıyor ya da kaç gazete bir Atatürk Barajı yapıyor ya da hâlâ öğrenemediğimiz bir Deniz Feneri bir Atatürk Barajı ediyor mu? Hiç bunları hesaplamak zahmetine girdiniz mi?
Değerli milletvekilleri, gelelim, gözümüzü toprak doyurtan, anamızı alıp da gittiğimiz tarım konusuna. Tarım, günümüz dünyasında gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak giderek artan hassas sektör olma özelliğini koruyor. Özellikle son yıllarda küresel ısınma ve artan gıda talebi karşısında dünyanın önemli sermaye grupları tarım sektörüne önemli yatırımlar yapmaktadır. İleriki dönemlerde tarımsal üretimin giderek stratejik bir konu olacağı gözükmektedir. Dünyada tüm bunlar yaşanırken biz ne yapıyoruz? Et ithal ediyoruz, yağlı tohumlu bitkileri ithal ediyoruz, pamuk ithal ediyoruz, bu gidişle yiyecek ekmek ithal edecek duruma geleceğiz.
Sekiz yıllık iktidarınız döneminde bitkisel ve hayvansal üretimimize büyük sıkıntılar yaşatırken domates üreticilerinin tepkisini ve hatta Bakanlığınızın önüne dökülen sütleri görmediniz. Çiftçilerin feryadını duymadınız. 1-1,5 milyon adet damızlık ineğin kasaba gitmesine seyirci kaldınız. Bu süreçte et fiyatlarında yaşanan kendi suçunuzu, aynı pirinçte olduğu gibi, bu suçu da halkımıza yükleyerek, et fiyatlarının artmasını bahane ederek et ithalatına izin verdiniz. Ancak ithal et gelmesine rağmen et fiyatları düşmezken onun yükünü de hayvansal üretimle uğraşan üreticilerimize yüklediniz.
Türkiye’yi tarihinin ilkleriyle tanıştırdınız. Yetmedi, dünya literatürüne “gözle muayene” gibi bir terim kazandırdınız ve bu hayvanları hiçbir kontrol yapılmadan ülkemize girdirdiniz ve bu sağlıksız etleri halkımıza yedirdiniz. Çiftçi feryatlarını görmezden geldiniz. Bir de Avrupa çiftçisinin size elde kalan hayvanlarını satın aldığınız için gönderdiği teşekkür mektuplarını İnternet sitelerinde yayınladınız. Şimdi sandık önümüze geliyor. Sayın Bakan, Avrupa, Amerika çiftçisi değil, “Ananı da al git.” dediğiniz çiftçiler oy verecek. O eli öpülesi analar, size ve Hükûmetinize sandıkta gerekli cevabı verecektir.
Değerli milletvekilleri, Sayın Bakan her konuda konuşmasında “İşte şu desteği verdik, bu desteği verdik. 2002’de böyleydi, şimdi böyle.” diyerek rakam ve laf hileleriyle, yaşanan trajediyi başarı gibi göstermeye çalışıyor.
Değerli milletvekilleri, hiç birbirimizi kandırmayalım. Yaşanan tablo ortadadır. Son sekiz yılda verdiği iddia edilen desteklere rağmen üretim yapılan alanlar azalmakta ve üretici yüksek maliyet yüzünden üretimden vazgeçmekte ve dışa bağımlı hâle gelmekteyiz.
Sayın Tarım Bakanına, 2007 seçimlerinden bugüne kadar Milliyetçi Hareket Partisi milletvekilleri olarak çiftçilerimizin problemlerini ve çözüm önerilerini bu kürsüden dile getirmeye çalıştık. Aynı zamanda diğer muhalefet partili milletvekilleri de dâhil olmak üzere 550 milletvekili size destek olmaya çalıştı. Bunun sebebi, sizi çok sevdiğimizden, ela gözünüzden, kara kaşınızdan dolayı değil, temsil ettiğiniz köylülere, size rağmen inadına üretim yapmaya çalışan çiftçilerimizden dolayıdır. Ayrıca bu insanlara özveriyle hizmet eden, hiçbir karşılık beklemeden ve bilgilerini maddi bir beklenti olmadan sunan personellerimize olan inancımızdan dolayıdır. Ancak bu kadar desteğe rağmen çiftçilerimizin sorunlarını çözemediniz. Benim size tavsiyem, bu kadar desteğe rağmen başarısızlığın bir sorumlusu vardır, o da Sayın Tarım Bakanımızdır. Onun için, temsil ettiğiniz üreticilerimize daha fazla zarar vermeye hakkınız yok. Gereğini yapınız efendim, gereğini yapınız.
Değerli milletvekilleri, 2011 yılı bütçesinin vatanımıza, milletimize hayırlı olması dileğiyle, hepinizi tekrar saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 15 Aralık 2010