Sulama alanlarında arazi düzenlenmesine dair tarım reformu kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s.:566)
Osmaniye Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 72. Birleşim · 5. yasama yılı · 2 Mart 2011 · 1.110 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakan Coşkun (MHP), 2 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SULAMA ALANLARINDA ARAZİ DÜZENLENMESİNE DAİR TARIM REFORMU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN (S.S.:566)); konuşma 1.110 kelime.
Hakan Coşkun (MHP, Osmaniye). “Sulama alanlarında arazi düzenlenmesine dair tarım reformu kanununda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun (s.s.:566)”. TBMM Genel Kurulu, 72. Birleşim tutanağı, 2 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakan-coskun-23-2011-03-02-sulama-alanlarinda-arazi-duzenlenmesine-dair-tarim-reformu-kanununda-d (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA HAKAN COŞKUN (Osmaniye)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 566 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Profesör Doktor Necmettin Erbakan’a Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.
(xx) 566 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Değerli milletvekilleri, arazi toplulaştırması, dünyada kırsal kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla yapılan, sosyoekonomik birtakım çalışmaların içinde yer aldığı arazi geliştirme faaliyetidir. Dar ve geniş anlamda tanımlanması yapılmaktadır. Dar anlamda, aynı şahsın mülkiyetinde bulunan arazi parselinin sistematik bir şekilde birleştirilerek bir araya getirilip parselin büyütülmesi esasına dayanan, sadece kadastro yenilemesi çalışmalarını kapsayan toplulaştırmadır. Geniş anlamda ise sadece mülkiyet verileri değil, işletme yapısı, sosyal ve ekonomik veriler dikkate alınarak kırsal kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla işletme yapısını güçlendirmek, sulama, drenaj, yol gibi altyapı iyileştirmesini de kapsayan yeter gelirli işletme ve ekonomik parsel büyüklüklerini oluşturmak amacıyla yapılan arazi toplulaştırmasıdır. Bunların dışında “gönüllü grup toplulaştırması” ve “bireysel toplulaştırma” adı altında iki ayrı toplulaştırma şekli de son zamanlarda dünyada yaygın olarak kullanılan arazi toplulaştırma çalışmalarıdır.
Değerli milletvekilleri, Bakanlıkça yapılan arazi toplulaştırmaları gerçek anlamda tarımsal işletmeyi güçlendiren, kırsal kalkınmaya yönelik işletme yapısını iyileştiren bir toplulaştırma değildir. Büyük oranda kaynak israfına neden olan, kadastro yenilemesi esasına dayalı bir toplulaştırma yaklaşımı olup, sorunu gerçek anlamda çözmediği gibi, kısa sürede özelliğini yitiren, yasal olmasa bile fiilen yeniden parçalanmasına müsait bir düzenlemedir. Bu uygulamadan vazgeçilerek gerçek anlamda tarımda işletme yapısını güçlendiren bir toplulaştırma gerçekleştirmeliyiz. Başta AB ortak tarım politikaları incelendiğinde dünyada örneklerini görmek mümkündür. Yukarıda saydığımız toplulaştırma türlerinden yörelere göre en uygun olanı seçilerek kaynakları israf eden mevcut uygulamadan vazgeçilmelidir.
Getirilen bu kanun teklifine baktığımızda yeni bir şey getirmediğini söyleyebiliriz. Sadece, kadastro yenilemesi yapan Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne bazı altyapı yetkileri verilmektedir. Bununla da hâlihazırda yetkisiz bir şekilde bazı çalışmalar yaparak haksız harcamalar yapan bu Genel Müdürlüğümüzün haksız harcamalarına kılıf uydurulmaktadır.
Getirilen bu teklif kendi içinde çelişkilerle doludur. Kanunda toprak mı toplulaştırılıyor yoksa arazi mi toplulaştırılıyor? Eğer toprak toplulaştırılıyorsa siz bir höyük yapıyorsunuz demektir. Oysa diğer maddede arazi toplulaştırmadan bahsedilmektedir. Doğru olanı da budur. Konu üzerinde son derece acemice bir çalışma yapıldığı ortadadır. Mevcut yetkisiz uygulamayı kurtarmak adına yapılan bu acele düzenleme ülke yararına olmayacaktır.
3083 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası değiştirilmektedir. Maddede bilimsel terminoloji kullanılmamıştır. “Tarım toprağı” değil “tarım arazisi” olarak değiştirilmelidir. Çünkü tarım toprağı toplulaştırılamaz, arazi toplulaştırılır. Toprağın birimi ton veya metreküptür, arazinin birimi ise alan ölçüsüdür.
Üçüncü fıkrada da aynı şey geçerlidir. Sahibine, Bakanlar Kurulunca, kaç ton veya metreküp toprak bırakılacağı anlamına gelir.
Sadece birilerine daha fazla para kazandırmak anlamına gelecek olan bu teklif yerine gerçek anlamda arazi toplulaştırma hükümlerini içeren bir düzenleme yapılmalıdır. Bu önemli toplulaştırma konusu bir kanun teklifi olarak mı Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine gelecekti?
Değerli milletvekilleri, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı uzmanları tarafından hazırlanan dünya örneklerini saydığımız yöntemler, metotlar tercih edilerek kanun tasarısı olarak getirilmesi uygun olmasına rağmen, Tarım Bakanımız bu sorumluluktan kaçarak, her zaman olduğu gibi devlet kaynaklarını yandaşlarına para kazandırmak uğruna yanlış bir uygulama yaratmaktadır.
Değerli milletvekilleri, ayrıca, ülke gerçeklerinden uzak olan “sulu arazi” tanımı, istimlak ve satışlarda vatandaşı mağdur edecektir. Bugün 1 milyon hektar arazi vatandaş imkânlarıyla sulanmakta ve devlet yatırımı yoktur. Devlet Su İşleri kaynaklarında bunu görmemiz mümkündür. Bu alanı kuru tarım arazisi olarak kabul ederek vatandaşın arazisinin ucuza kapatılması mı amaçlanmaktadır, anlamak mümkün değildir.
Teklifin diğer bir maddesi ile de 3083 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesi değiştirilmektedir. Bu maddede yapılan düzenlemede de şimdiye kadar kanunsuz bir şekilde birtakım müteahhitlere çıkar sağlamak amacıyla yetkisiz bir şekilde yapılan sulama, drenaj, yol gibi altyapı faaliyetlerinde söz konusu Genel Müdürlüğe yetki verilmektedir ancak yeterli de değildir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün şimdiye kadar “toplulaştırma” adı altında yaptığı, tarımsal anlamda işletmeye yönelik bir toplulaştırma olmayıp kadastro yenilemesidir, bazı altyapı yapma yetkilerini de alarak daha fazla para harcamaya yönelik bir yaklaşımdır. Şimdiye kadar yetkisiz bir şekilde yapılan bu çalışmalara da bir kılıf hazırlanmaktadır.
Değerli milletvekilleri, son zamanlarda o kadar çok para ayrılmıştır ki, mevcut yetkiler çerçevesinde harcamak mümkün olmamakta ve müteahhitler memnun edilememektedir. Bu yetki artırımı tarımsal anlamda palyatif çözümler üreten bir yaklaşım olacak, kaynak israfından başka bir anlama gelmeyecektir. Getirilen bu yasa, düzenleme, tamamen yetkisiz bir şekilde altyapıyı da yapmaya çalışan Genel Müdürlüğün hukuksuz uygulamalarına kılıf uydurmaktır. Hani, geçmiş yıllarda yapılan toplulaştırma çalışmalarıyla kıyaslama yapıyorsunuz ya, bu yasayla gerçekleri de ortaya çıkarmış oldunuz. Sizin yaptığınız kırsal kalkınmayı gerçekleştirecek gerçek anlamda bir arazi toplulaştırması olmayıp kadastro yenilemesinden başka bir çalışma değildir. Geçmişte yapılan toplulaştırma da eksikliklerine rağmen, kırsal kalkınmaya daha uygun bir toplulaştırmaydı. Yani, sizin yaptığınızdan farklı. Şimdi siz elmayla armudu karşılaştırıyorsunuz. Bu yapılanlar tarımsal işletmeye yönelik kırsal kalkınmayı sağlayacak toplulaştırma değildir, tapu ve kadastro dairelerince de yapılan kadastro çalışmalarının farklı bir versiyonudur.
Değerli milletvekilleri, sonuç olarak bu düzenlemelerde yer alan ifadeler ve tanımlar bilimsel literatüre uygun değildir. Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne altyapı yapma yetkisi veren bu düzenleme, şimdiye kadar ülkede yapılan arazi toplulaştırması standartlarına yaklaşma gayreti olduğunu göstermemektedir. Ancak, dünyada, yukarıda saydığım toplulaştırma yaklaşımından hiçbirinin içerisine girmeyen bu uygulama kaynak israfına neden olacak ve gerçek anlamda arazi toplulaştırmasını getirmeyecektir. Kadastro düzenlemesi olan bu toplulaştırma yaklaşımı işletmeyi güçlendirmeyeceği gibi yıllar süren yasal ihtilafların artmasına neden olacak, kırsal kalkınmaya katkısı olmayacak ve kaynak israfını artıracaktır. Bu teklifin yerine, geniş anlamda, sadece mülkiyet verileri değil, işletme yapısı, sosyal ve ekonomik veriler dikkate alınarak kırsal kalkınmayı gerçekleştirmek amacıyla işletme yapısını güçlendirmek; sulama, drenaj, yol gibi altyapı iyileştirmesini de kapsayan arazi toplulaştırmasını, gerçek anlamda işletmenin oluşması ve bu işletmelere yeter geliri sağlayacak, uygun miktar ve şekilde arazi parselleri edinilmesine imkân sağlayacak bir toplulaştırma mevzuatı oluşturulmalıdır.
Değerli milletvekilleri, AKP İktidarının son sekiz yıllık döneminde tarımın gayrisafi millî hasılaya olan katkısı düşmüş, tarımsal ihtiyaçlarımız tarımsal ithalatı karşılayamaz duruma gelmiştir. Ekilen, biçilen tarımsal alanlar azalmış; tarım toprakları terk edilmiş, emek yoğun ve işsizliği absorbe eden bir sektör olan tarımdan kaçış hızlanmıştır. Yani tarımda çalışan sayısı düşmüş, köylerimiz boşalmış; çiftçimizin, köylümüzün geliri her geçen yıl azalmış ve borç batağına sürüklenmiştir. Ayrıca, çıkarılan torba kanunda çiftçilerimizin en önemli problemi olan tarım kredi kooperatiflerine ve Ziraat Bankasına olan, İktidarınız döneminde ötelenen 12 milyar TL’yi aşan borcu da yok sayılarak traktörünü, tarlasını, evini satmaya mahkûm edilmiştir. Sonuç olarak AKP İktidarı tarımı ve tarım kesimini yokluğa, çaresizliğe mahkûm etmiştir.
Değerli milletvekilleri, tarımı sosyoekonomik ve sosyokültürel hayatımızın çok önemli bir parçası olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi iktidarında çiftçisinin yanında olan millî bir tarım politikası uygulanacaktır. Bunun gereği olarak da etkin, verimli ve doğru bir destekleme modeliyle tarım, üretim, işleme ve pazarlama safhalarında bir bütün olarak ele alınarak desteklenecektir. Milliyetçi Hareket Partisinin en önemli amaçlarından birisi Türk tarımının bu süreçten çıkarılıp ülke ekonomisinin önemli bir unsuru ve kalkınmanın itici güçlerinden birisi hâline getirmek, tarım kesimini güçlendirmek ve Türkiye’yi tok ve mutlu insanların ülkesi yapmaktır.
Bu kanun teklifinin vatanımıza, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor; hepinizi saygıyla tekrar selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
47 konuşma daha · 2 Mart 2011