CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Afyonkarahisar Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 76. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2026 · 327 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; konuşmama başlarken, yirmi dört yıl sonra Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan A Millî Futbol Takımı'mızı kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmaması sadece bir mahkeme kararının yerine getirilmemesi anlamına gelmez; devletin kendi imzasının, kendi anayasal düzeninin ve kendi hukuk güvenliği ilkesinin tartışmalı hâle getirilmesi anlamına gelir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne taraftır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46'ncı maddesi taraf devletlere mahkeme kararlarına uyma yükümlülüğü yüklemektedir. Anayasa’nın 90'ıncı maddesi ise temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelere iç hukukta kanunüstü bir değer tanımaktadır. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması bir tercih değil anayasal ve uluslararası bir zorunluluktur. Başta Osman Kavala kararı olmak üzere, ihlal kararlarının gereklerinin yerine getirilmemesi Türkiye'nin hukuk devleti ilkesine zarar vermektedir.
Aynı şekilde, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması da Anayasa’nın 153'üncü maddesine açık aykırılık oluşturmaktadır çünkü Anayasa Mahkemesi kararları yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar. Bu bağlayıcılığı tartışmaya açmak hukuk devletinin temel direklerini sarsmaktır. Anayasa Mahkemesinin açık ve bağlayıcı kararına rağmen Can Atalay hakkında tahliye ve göreve başlatma işlemlerinin yapılmaması hukuk devleti ilkesinin ve Anayasa’nın üstünlüğünün açık ihlalidir. Seçilmiş bir milletvekilinin iradesinin yok sayılarak milletvekilliğinin düşürülmesi sadece bir kişiye değil doğrudan millet iradesine karşı yapılmış bir hukuksuzluktur. Bizim nazarımızda hukukun ve millî iradenin gereği olarak Can Atalay hâlâ Türkiye Büyük Millet Meclisinin meşru milletvekilidir. Eğer bir ülkede mahkeme kararlarının bağlayıcılığı kişiye, konuya ya da siyasi iklime göre değişiyorsa orada hukuk devleti zayıflar, kuvvetler ayrığı anlamını yitirir. Bugün uygulanmayan karar yarın herkes için güvencesizliğin kapısını aralar. Meclisin görevi Anayasa'ya sadakati savunmak, yargı kararlarının uygulanmasını istemek ve devletin hukuka bağlı olduğunu tereddütsüz biçimde hatırlatmaktır çünkü adaletin askıya alındığı yerde özgürlük zayıflar, eşitlik yara alır, toplumsal barış bozulur ve devletin meşruiyeti dahi tartışma konusu hâline gelir, millet nezdinde hızla aşınır ve yerini güvensizliğe, huzursuzluğa ve derin bir meşruiyet krizine bırakır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla)Bitiriyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
85 konuşma daha · 1 Nisan 2026