İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 7. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 7. Birleşim · 6. yasama yılı · 13 Ekim 2022 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 13 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 536 kelime.

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2022-10-13-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109685

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın vekiller; sansür yasasını çıkarmakta iktidar çok kararlı bir şekilde yürüyor. Bir şey söylemek istiyorum: Dezenformasyon gerçekten kötü bir şey, bu konuda hiçbir şüphemiz yok, hepimiz aynı düşünüyoruz fakat esas mesele nedir biliyor musunuz? İktidarların ve devlet kurumlarının dezenformasyonudur esas felaketi doğuran, esas mesele budur. Tarihte, yakın tarihte ve uzak tarihte çok örnekler var. Hani, uzun vaktimiz olsa hepsini konuşuruz ama mesela “Irak’ta kimyasal silahlar var.” dedi İngiltere ve Amerika, yerle bir ettiler. Büyük bir dezenformasyondu, sonra ortaya çıktı kimyasal silah yokmuş ama savaş çıkarmak için bunu yapmışlar, değil mi? Mesela 6-7 Eylül 1955’te “Selanik’te Atatürk’ün evi yakıldı.” dezenformasyonu yapıldı, 6-7 Eylül Pogromu yaşandı, büyük bir sorun hâline geldi ve ülkedeki Rum vatandaşlarımız büyük bir acı çekti, diğer azınlıklar da. Çok örnek var; Reichstag yangını Almanya’da büyük bir dezenformasyondu, Hitler’in iktidarına yürümesinin en önemli adımıydı. Yani iktidarların ve devlet kurumlarının dezenformasyonu aslında en tehlikeli olandır, en tehlikeli olan. Bir tane gazetecinin bir tane sosyal medya paylaşımı filan, bunlar mesele değildir ve her zaman en tehlikelisini iktidarlar yapmıştır. Dediğim gibi, çok örnek var.

Şimdi, bu yasa hakkında, hani siz iddia ediyorsunuz ya “Biz aslında Avrupa Birliği müktesebatından aldık bunları.” diye, öyle olmadığını Venedik Komisyonu geçenlerde yayınladığı raporla açıkladı 6-7 maddede. Hani biraz evvel Avrupa Birliği ilerleme raporuna aykırı olduğunu söyledim, şimdi Venedik Komisyonundan bahsedeyim. Dedi ki Venedik Komisyonu: “Evet, bilgi düzensizliği gerçekten de bu dönemin önemli sorunlarından biridir bütün dünyada ve bu dezenformasyon kampanyalarının gerektirdiği bazı düzenlemeler vardır, dolayısıyla meşrudur bunun tartışılması.” Buna hiçbirimiz itiraz etmiyoruz, muhalefet de itiraz etmiyor. “Ama sizin bu kanunda öngörülen maddelerinize bakıldığında, burada ifade özgürlüğüne müdahale ettiğiniz ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesini açıkça çiğnediğiniz görülüyor.” dedi Venedik Komisyonu, duymak istemiyorsunuz. “217/A maddesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ilk 10 maddedeki kriterleri kapsamadığını çok açık bir şekilde size söylüyoruz.” dedi, duymak istemiyorsunuz. Venedik Komisyonu dedi ki: Türk hukuk sisteminde yanıltıcı bilgilerin en tehlikeli yönlerini hedef alan, ulusal güvenlik, kamu düzeni ve güvenliğine yönelik suç olarak nitelendirilebilecek kadar ciddi bir mevzuat mevcudiyeti dikkate alındığında acil bir toplumsal ihtiyaç yoktur.” Burası çok önemli, biraz sonra geleceğim ama siz buna inanmıyorsunuz. “Bazı devletler tarafından etkili olduğu düşünülen bilgi düzensizliğine karşı koymak için tasarlanmış alternatif, daha az müdahaleci önlemlerin mevcut olduğu açıktır, dikkate almıyorsunuz.” dedi, dinlemiyorsunuz bunu. Venedik Komisyonu çok önemli bir şeye daha işaret etti “Sizin bu yaptığınız düzenleme, 2023 yılında yapılacak seçimler göz önüne alındığında, caydırıcı etki -muhalefet için- ve artan otosansürle ilgilendiğinizi düşündürtmektedir bize.” dedi; işte, mesele bu. Siz sansür yasasını 2023 seçimlerinden önce getiriyorsunuz ki toplumsal ve siyasal muhalefetin sesi kısılabilsin diye; esas dert bu ve bunu sadece biz söylemiyoruz, Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonunun bir parçası olan Venedik Komisyonu raporunda açıkça söyledi yani sizin yaptığınızı bütün dünya görüyor, sadece muhalefet değil ama siz bunu da duymak istemiyorsunuz.

Yani itirazlarımız çok açık; istenmeyen haberi yapanın yanı sıra yayana da ceza vereceksiniz, yerel gazetelere ağır darbeler vuracaksınız, yerel gazeteler ile internet sitelerindeki haberlere ağır darbeler vuracaksınız, sosyal medya paylaşımlarına cezalar yazacaksınız, internet basınını ciddi baskı altına alacaksınız, internet sitelerini davalarla boğacaksınız, basın kartının zaten anlamını bırakmadınız, Basın İlan Kurumu ceza kurumu gibi çalışmaya başlayacak, bant genişliğini daraltmak için her türlü adımı atacaksınız, mesleki mücadele yapanlara da daha ağır cezalar öngöreceksiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

108 konuşma daha · 13 Ekim 2022

108 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook