Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 7. Birleşim · 6. yasama yılı · 13 Ekim 2022 · 527 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 13 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 527 kelime.
Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 13 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2022-10-13-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek-2 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109731
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın vekiller; uzunca bir maratonun sonuna geldik. Tabii, Adalet ve Kalkınma Partisi-MHP ittifakının toplumun bu kadar çok endişeye ve paniğe kapılmasından endişe duyması, bizi çok duygulandırıyor gerçekten fakat aslında gerçeği biliyoruz, siz toplumun endişe ve paniğe kapılmasından endişe duymuyorsunuz, esas mesele toplum değil, iktidarın endişe ve paniğe kapılması; esas mesele o. Yani bakın, bu ülkede suç işleme özgürlüğü olacak -yolsuzluk gibi, rüşvet gibi, borsa dolandırıcılığı gibi, mafyadan rüşvet alınması gibi, kamu mallarına çökülmesi gibi; say say bitmez- bunların yapılması özgür olacak ama bunların kamuoyuna haber olarak yansıması yasak olacak yani suça özgürlük, suç haberlerinin yayınlanması yasak. İktidarın geldiği nokta maalesef burası. Bu vahim bir durum tabii. Yani amaç nedir? Halk öğrenmesin, bilmesin, aman kimseler duymasın yasası çıkartıyorsunuz “sansür yasası” dememizin nedeni esas olarak bu.
Şimdi, bakın, bu ülkeye tomografiyi ve ultrasonografiyi siz getirmişsiniz, elektrikle çalışan troleybüsü de siz getirmişsiniz, Adıyaman'da havalimanını siz açmışsınız, Zonguldak'taki Karaelmas Üniversitesini siz açmışsınız, Muş Havalimanı’nı siz açmışsınız, Adnan Menderes Havalimanı'nı da siz açmışsınız!
ABDULLAH GÜLER (İstanbul)Yeniden yaptık!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla)Van Üniversitesini de siz açmışsınız, Ankara'da havaalanını da siz yapmışsınız!
ABDULLAH GÜLER (İstanbul)Diğerleri de öyle, yeniden yaptık.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla)Isparta Süleyman Demirel Üniversitesini de siz açmışsınız, Zonguldak'taki üniversiteyi de hakeza, İnönü Üniversitesi'ni de siz açmışsınız, Sivas'taki üniversiteyi de siz açmışsınız! E, öğrendik ki buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi, kurutucu sizlerle birlikte bu ülkeye gelmiş! Böyle bir hayat. Aslında insanın hayal gücünü zorlayan, kulağa çok saçma gelen ne varsa bunları tekrarlıyorsunuz ve sonra bunlara inanmaya başlıyorsunuz. Yani olmaz bu kadarı denebilecek her şeyin aslında olduğunu düşünüyorsunuz, bunu siz yapıyorsunuz.
İlk önce belki size de inanılmaz geliyor bu laflar, hatta bazen katlanılmaz geliyor “Bu kadar da yalanı nasıl söyleyeceğiz?” diyorsunuz ama bir süre sonra olağanlaşıyor bu ve siz kanıksıyorsunuz bunları. Böyle bir süreç yaşıyorsunuz, farkında mısınız? Gerçeküstü söylemler ve gerçeküstü laflar bir anda size makul görünmeye başlıyor, vahim olan bu. Tek tip bilgi dayatması, vahim olan bu. Her şeyin en iyisini siz yapıyorsunuz, en üstün sizsiniz, en abartılı sözcükleri siz kullanıyorsunuz, en büyük yalanları siz söylüyorsunuz. Nasıl bir hayat anlayışı bu? Nasıl bir zihniyet? Gerçekleri çarpıtmaktan bir an olsun çekinmiyorsunuz ama esas mesele ne biliyor musunuz, eskiden de bunları yapanlar vardı dünyanın çeşitli ülkelerinde fakat bugün teknoloji çok geliştiği için, utanç verici ölçüde kısa bir sürede sizin söylediklerinizin gerçek olmadığı ortaya çıkıyor. İşte bu kısa ömürlü yalanların nasıl uzun ömürlü olabileceğini düşündünüz ve bu yasayı buldunuz, getirdiniz, işte bu! Esas meselenin de bu olduğunu sadece biz görmüyoruz çünkü niye şimdi seçimlere yedi sekiz ay kalmışken böyle bir yasa? İşte, biz bunun neden olduğunu biliyoruz, söyledik size siz seçimler nedeniyle bunu böyle yapıyorsunuz diye.
Bugün söyledim, Venedik Komisyonu raporunda da bu tespit edilmiş vaziyette. Venedik Komisyonu raporu, Ahmet Bey ne söylerse söylesin yazılı rapor, Venedik Komisyonu ciddi bir komisyon. Yani ben telefonda konuştum, anlattım “A, öyle miydi?” dediler. E, raporu ne yaptılar? Dolaşımdan mı kaldırdılar? Öyle değil. Şimdi, Venedik Komisyonu raporunda da diyor ki: “Siz bunu seçimler için yapıyorsunuz.” Yani “Düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleler seçimler için yapılıyor.” diyor. Mesele bu kadar açık ve basit. Dolayısıyla, hani biz çok söyledik yapmayın diye, bunu düzeltelim dedik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
108 konuşma daha · 13 Ekim 2022