Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)
Afyonkarahisar Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Ocak 2006 · 458 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Halil Ünlütepe (CHP), 18 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA BAĞLI OKULLARIN MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA DEVREDİLMESİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.1009)); konuşma 458 kelime.
Halil Ünlütepe (CHP, Afyonkarahisar). “Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı okulların milli eğitim bakanlığına devredilmesi hakkında kan.tas.(ss.1009)”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 18 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/halil-unlutepe-22-2006-01-18-kamu-kurum-ve-kuruluslarina-bagli-okullarin-milli-egitim-bakanligina-d-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HALİL ÜNLÜTEPE (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, saygıdeğer üyeler; 1009 sıra sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Bağlı Okulların Millî Eğitim Bakanlığına Devredilmesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 12 nci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce de belirttiğim gibi, ilimiz sosyoekonomik bakımdan gelişmiş iller arasında yer almamaktadır ve batıya, sanayileşmiş illere çok ciddî miktarda göç veren illerin arasındadır; hatta, millî gelirde almış olduğumuz gelir payı 1 500 doların altında olduğu için 5084 sayılı Yasa kapsamı içine de girmiştir.
Şimdi, yatırımda öncelikli iller arasına girmesine rağmen, Millî Eğitim Bakanlığında, Öğretmenlerin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde ilimiz birinci bölgede değerlendirilmektedir; yani, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa gibi illerimizle aynı konumda yer almaktadır.
İlimize atanan öğretmenler, ilimizi bir geçiş bölgesi veya geçici görev yeri olarak görmektedir. Durmadan kadro değişikliğine uğrayan ilimizde, eğitimde beklenen başarıyı yakalayamamaktayız. İlimize tayin isteyen öğretmenlerin birçoğu ilimizi basamak olarak kullanmakta ve ilk fırsatta daha batıdaki ya da kendi memleketi olan illere tayin olup gitmektedir. Dolayısıyla, ilimizde uzun süreli, kalıcı, deneyimli öğretmen sayısı istenilen düzeyde değildir. Öğretmenlerin sık yer değiştirmeleri, eğitimde kesintilere neden olmaktadır.
İlimizin öğretmenlerce tercih edilmemesinin temel nedeni, biraz önce de söylediğim gibi, sosyoekonomik bakımdan geri durumda olmasıdır. Buna rağmen zorunlu hizmet bölgesi kapsamında değildir. Öğretmenlerimizin ilimizde yerleşmeleri veya ilimizi tercih etmeleri için hiçbir çekicilik yoktur.
2004 yılında, ilimizde eğitimdeki kalitenin düşmesi ve üniversite giriş imtihanlarındaki başarısızlığın tescil edildiği gerekçesiyle, Sayın Bakana, ilimizin öğretmen atamalarında zorunlu hizmet bölgesi içine alınıp alınmayacağını sorduğumda, Sayın Bakan bunun değerlendirileceğini belirtmiştir. Yıl 2004 idi, 2006 yılına girdik, hâlâ daha değerlendirilecektir. Bu nedenle, ilimizdeki öğretmen açığı da çok ciddî boyutlarda artmaktadır.
Bakın, değerli arkadaşlarım, ilimizdeki toplam öğrenci sayımız 130 501, öğretmen kadro sayımız, norm kadro 7 599, mevcut öğretmen 5 326, açık öğretmen sayısı 2 273. 2 273 öğretmen açığı olan bir yerde, o ilde, eğitimde başarıyı yakalayamazsınız. 1999 yılında öğretmen açığımız 900'dü, 2004 yılında 1 600; sene 2005, 2 273. Artan bir öğretmen açığı var. Bu neyi getirir; verimsizliği ve kalitesizliği getirir.
İlimiz, üniversite giriş imtihanlarına baktığınızda, 2003 - 2004 öğretim yılında 52 nci sırada, 2004 - 2005 öğretim yılında 58 inci sıraya düşmüş; batıda bir il.
Öğrenci gelecektir, öğrenci umuttur, öğrenci ışıktır; siz bu öğrenciyi yeterince yetiştiremezseniz, geleceğiniz karanlıktır.
Peki, bu süre içinde ne oldu; 2002 yılından sonra üç sefer millî eğitim müdürü değişti. Sayın Bakan, millî eğitim müdürlerinin sık değişmesiyle eğitimde verimi yakalayamıyorsunuz. Demek ki, değiştirmek bir sonuç değil. Sık sık müdür değişikliği, size olan, Bakanlığa olan güveni de yitirtiyor. Kendi getirdiğiniz millî eğitim müdürü, bir yıl dayanıyor. Halbuki, bir il millî eğitim müdürü, bir ile atandığında, ilk yıl o ili tanır, ikinci yıl proje üretir, üçüncü yıl verim verir. Ama siz, üçüncü millî eğitim müdürünü getirdiniz.
Bir de, nedense, bu millî eğitim müdürlerimiz, hep vekâleten geliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 18 Ocak 2006