2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)
Zonguldak Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 33. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Aralık 2005 · 1.001 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Akın (CHP), 16 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS.(GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜD., VAKIFLAR GENEL MÜD., DEVLET PERSONEL BŞK., BAŞKANLIK YÜKSEK DENETLEME KURULU, DANIŞTAY BAŞKANLIĞI IV TUR)); konuşma 1.001 kelime.
Harun Akın (CHP, Zonguldak). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas.(gençlik ve spor genel müd., vakıflar genel müd., devlet personel bşk., başkanlık yüksek denetleme kurulu, danıştay başkanlığı ıv tur)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-akin-22-2005-12-16-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-genclik-ve-spor-genel-mud-vakifl (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HARUN AKIN (Zonguldak)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü 2006 yılı bütçesiyle ilgili Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ülkemizin bütün illerinde örgütlenmesini tamamlamış, hatta ilçelerine kadar dağılmış, Anayasamızın da 58 ve 59 uncu maddelerinde görevleri tanımlanmış çok önemli bir kuruluşumuzdur.
Böylesine önemli bir kuruluşumuzun gerçek amacına yönelik hizmet verebilmesinin karşılığı olarak 2006 yılı bütçesinde ayrılan rakamın 320 trilyon civarında olmasını kabul etmek mümkün değildir. Bu rakam, bütçenin tamamının yaklaşık binde 2'sine isabet etmektedir. Geçmiş yılların hükümetlerinin bütçeleriyle karşılaştırıldığında 2006 yılında sporumuza ayrılan rakam bizi gerçekten üzmektedir.
AKP Hükümetinin seçim bildirgesinde "gençlik geleceğimizdir" diye ifade edilmiştir. Gençlerimizin spora yönelmesi ve kazandırılması için bütçedeki bu rakamın ne kadar faydalı olabileceğinin takdirini sizlere bırakıyorum.
Seçim meydanlarında geleceğin gençlerin olduğunu söylerken, gençlerin beden ve ruh sağlığını geliştirecek, onları kötü alışkanlıklardan koruyacak olan spora bütçeden bu kadar para ayırmak ne kadar gerçekçidir.
Bilindiği gibi, ülkemiz, genç bir nüfusa sahiptir. Gençlik, bütün çağdaş toplumlarda, özgürlük, dinamizm ve yenileşme demektir. Ülkemizin de genç bir nüfusa sahip olduğu gerçeğine paralel olarak, spor yönetimlerinin yeniden yapılanmaya, gelişmeye ve yeni bir sinerji yaratılmasına ihtiyacı kaçınılmazdır. 21 inci Yüzyılın başında, Türkiye, dünyaya örnek olan bir gençlik ve spor modeli yaratmak zorundadır. Geleceğimizin güvencesi olan gençlerimizi, sorunlarından arınmış bir şekilde, ülkemizin kalkınma sürecine katmak zorundayız.
Üzülerek, bir gerçeği sizlerle paylaşmak istiyorum Sayın Başkan, değerli arkadaşlar. Ülkemizde amatör sporlara ve amatör spor kulüplerine gereken ilgi gösterilmemektedir. Amatör spor kulüpleri devlet yardımlarından tamamen yoksundur. Müessese veya belediye amatör spor kulüpleri hariç, diğer amatör kulüpler perişan haldedir. Birçok amatör kulüp kapanmak için başvurmuş, birçoğu da, birkaç cefakâr yöneticinin gayretiyle, kapanma veya ayakta kalma arasında gidip gelmektedir.
Ben de amatör lisansı bulunan ve geçmişte, amatör kümelerde top oynamış bir milletvekili olarak, amatör sporun çilesini ve sıkıntılarını yaşamış ve çok iyi bildiğimi de iddia ediyorum.
2006 bütçesine baktığımızda, amatör spor kulüplerinin yardım fonu 1 400 000 YTL'dir. Ülkemizde tescilli 6 444 spor kulübü bulunmaktadır ve spor kulübü başına 200 YTL ödenek düşmektedir.
Yine, ülkemizde 1 200 000 civarında lisanslı sporcumuz vardır. 70 000 000 nüfusu olan bir ülkede bu rakam çok azdır diye düşünüyorum. Nüfusumuzun yakın olduğu Almanya'yla kıyaslarsak, daha korkunç bir uçurum ortaya çıkmaktadır. Almanya 27 000 000 lisanslı sporcuya sahiptir -nüfuslarımız yaklaşık aynı- Türkiye'de, bu rakam, 1 200 000 civarındadır.
Değerli arkadaşlar, bütçedeki rakamlar, kulüplere ayrılan rakamlar ortada. Ülkemizdeki antrenör sayılarına bakıyoruz, 30 000’leri geçmiyor. Lisanslı sporcu sayımız komik rakamlarda. İllerimizdeki spor tesislerimizin içler acısı durumu var. Kendi ilim Zonguldak'tan bir örnek vermek istiyorum. Koskoca Zonguldak İlinin Merkez İlçesinde, 1964 yılında yapılmış bir kapalı spor salonu var. Zonguldak'ın da 5 700 lisanslı sporcusu var. Bütün bu sporcular, 1 000 seyirci kapasiteli o Merkez İlçedeki kapalı spor salonunda bütün idmanlarını yapıyorlar, bütün müsabakalarını orada gerçekleştiriyorlar. Bunun yanında, amatör takımlar, her sene, hangi sahada yapacaklarını bilemeden, bir iki tane toprak zemin sahada müsabakalarını tamamlıyorlar.
Değerli arkadaşlar -Sayın Bakanım burada, bilmesi açısından fayda var- beş aydır, Zonguldak'ta, hiçbir amatör sporcu Türkiye şampiyonalarına gidemiyor; beş aydır ödenekleri yok. Judo takımı, boksörleri, hiçbiri Türkiye şampiyonalarına gidemiyorlar. Üstelik, Zonguldak'ta, bir de dünya şampiyonu bir judocumuz var.
Böyle bir durumda yani Türkiye'nin spor manzarası. Ben, diğer illerin de Zonguldak'tan çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Bu tabloyla, Türk gençliğini sporda iyi bir yere getirmek çok zor. Bütün bu zor şartlara rağmen, bugüne kadar ülkemizin yüzünü güldüren, göğsümüzü kabartan birçok başarılı sporcu da yetiştirmişizdir. Atletizmde, halterde, güreşte, voleybolda, basketbolda, futbolda, bütün bu kısıtlı imkânlara rağmen başarılara imza atan tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve yöneticilerimizi de yürekten kutlamak gerektiğine inanıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sayın Bakanımız burada, bizden sonra, bizleri dinleyecek, tabiî, haliyle çıkacak, konuşacak. Plan ve Bütçe Komisyonunda da izledim Sayın Bakanı; haliyle, bugün de, UEFA Şampiyonlar Ligi Finalinin İstanbul'da yapıldığını, tanıtım konusunda büyük bir iş başardıklarını söyleyecek, Dünya Üniversite Oyunlarından bahsedecek, Formula 1 Otomobil Yarışlarından söz edecek. Tabiî ki, bunları, biz de, gerçekten yadsımıyoruz, bunlar çok büyük organizasyonlar, emeği olanları tebrik ediyoruz, bunlar büyük organizasyonlar. Şampiyonlar Ligi Finali, Formula 1 Otomobil Yarışları, İzmir Üniversite Oyunları…
İzmir Üniversite Oyunları demişken de, sevgili Ahmet Piriştina'yı rahmetle anıyorum, çok büyük emeği olduğuna inanıyoruz; İzmir Büyükşehir Belediyesine de, katkılarından ötürü, Başkan ve herkese teşekkür ediyoruz.
Değerli arkadaşlar, bütün bu organizasyonun gurur verici olduğunu söyledik; ancak, biz, ülkemizin gençliğinin spora ilgisinin artması ve bunun desteklenmesi için mücadele edilmesi gerçeğinin altını çiziyoruz.
Şimdi, lisanslı sporcu sayılarımızı söyledik. Bunların 1 200 000'lerden 10 000 000'lara, 20 000 000'lara, Almanya seviyesine çıkması gerektiğine inanıyoruz; bu gücümüzün de olduğunu görüyoruz ülke olarak.
Bugün sabah, spor gazetelerinin bütün manşetlerine Millî Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in dünkü basın toplantısı yansıdı. Çok büyük bir proje ortaya koydu Sayın Fatih Terim. Tabiî ki, kendisinin başarısına ve Türk sporuna katkısına diyeceğimiz yok, projesine de katılıyoruz; ama, Sayın Fatih Terim'in Türk Futbolu Gelişim Projesine -gazeteye yansıyan şekliyle- baktığım zaman, gençlerin eğitiminde, okullarda beden eğitimi derslerine kadar girilmesi gerektiğini söylüyor; çok doğru. Bol organizasyondan, toprak sahaların çim saha olmasından bahsediyor, 100'ün üzerinde toprak saha çim saha olacak diyor; ama, Fatih Terim diyor.
Sayın Fatih Terim, burada, yanına Gençlik ve Spor Genel Müdürünü almadan, Bakanını almadan, Federasyonu olmadan nasıl böyle bir projeyi açıklıyor; üstelik, Federasyon da olağanüstü genel kurul kararı almışken?! Bununla ilgili Sayın Bakanımın bir cevap vermesini bekliyorum. Yani, bu projenin doğruluğunu, olması gerektiğini ben de söylüyorum; ama, içindeki yapılacak işlerin devlet desteği olmadan yapılmayacağını görüyorum. Gençlik ve Spor Müdürlüğünün bütçesine baktığımız zaman da, öyle 100'ün üstünde toprak sahanın çimlendirilmesi diye bir şey de göremediğimi ifade etmek istiyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçede malî katkılar artmadığı ve bu işaret ettiğimiz sorunlar giderilmediği sürece amatör spor kalkınmaz, profesyonel spora da katkı sağlamaz.
Bakın, Türkiye futbol liglerinin durumu ortada; Avrupa'da Şampiyonlar Liginde takımımız yok, UEFA Kupasında takımımız yok, Dünya Kupasına gidemedik…
Türkiye-İsviçre maçını hep beraber, büyük üzüntüyle seyrettik ve maç sonucu oluşan olaylarla ülkemize ne fatura kesileceğini daha kestiremiyoruz; Avrupa şampiyonasıyla, dünya şampiyonasıyla ilgili belki problemler karşımıza çıkacak.
Halterde yaşanan doping olayları ortada, atletizmde keza öyle. Ata sporu güreşimize ne oldu, eskisi gibi değil? Olimpiyat hedefimiz belli değil. Sayın Bakan, herhalde, bunların hepsine yanıt vermeniz gerekir diye düşünüyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 16 Aralık 2005