Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:270)
İzmir Milletvekili ·
DSP
Genel Kurul, 138. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Temmuz 2008 · 586 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Öztürk (DSP), 31 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:270)); konuşma 586 kelime.
Harun Öztürk (DSP, İzmir). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:270)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 31 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2008-07-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım ve Demokratik Sol Parti adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sporun önemini hiçbirimizin yadsıması mümkün değildir. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne de sporu geliştirme görevi verildiği açıktır. Şimdi, görüşmekte olduğumuz yasal düzenleme ile ne yaptığımıza bir bakalım: Atatürk Orman Çiftliğine ait olan ve bir protokol ile Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğüne tahsis edilen alanı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü spor kulüplerine kiralıyor ve spor kulüpleri de kiraladıkları bu alan üzerine izinsiz spor tesisleri yapıyorlar. Normalde, bir hukuk sisteminde, hukuk düzeninde bu olay karşısında yapılması gereken normal davranış, yargıya intikal ettirilip orada çözümlenmesidir konunun. Ancak biz bunu böyle yapmayıp, yasama organının önüne getirip kanun çıkararak bu sorunu halletmeye çalışıyoruz.
Şimdi, biz ne yapıyoruz ona bakalım: Görüşmekte olduğumuz tasarı ile Atatürk Orman Çiftliğine diyoruz ki: “Otur, Gençlik Spor Genel Müdürlüğüyle bir protokol yap ve sana ait olan ve tasarıya krokisini yasama organı olarak eklediğim 258.186 metrekarelik arazi ve üzerinde bulunan spor tesislerini ve müştemilatını kırk dokuz yıllığına bu Genel Müdürlüğe tahsis et.” Genel Müdürlüğe de diyoruz ki: “Protokol ile sana tahsis edilen bu alanı spor kulüplerine veya spor federasyonlarına, spor hizmet ve faaliyetlerinde kullandırmak üzere devret.” Bir şey daha diyoruz, o da yaptığımız bu iş konusunda kendimizi tatmin edecek ve yasama organı olarak vicdanlarımızı rahatlatacak bir cümle: “Belirtilen alanda yapılmış veya yapılacak spor tesisleri, sporun geliştirilmesi dışında ticari bir amaç için kullanılamaz.” Yani sporun geliştirilmesi dışında her şeyi buna sokabilirsiniz. Herhâlde “Bir tek disko yapamazsınız burada.” diyebilirsiniz, diye düşünüyorum. Bu cümleyle, bir taraftan vicdanlarımızı rahatlatıyoruz, diğer taraftan tahsis edilen alanlarda yeni yapılaşmaların önünü açıyoruz.
Değerli milletvekilleri, yasa ile bu iktidar dönemini de aşan bugüne kadarki yasa dışı uygulamalar meşru hâle getirilmektedir. Yasama organının işinin yasa dışı uygulamalara yasallık kazandırmak olmadığı düşüncesindeyiz.
Bu uygulama hukuk düzenini tesis etmemizi de güçleştirmektedir. Yasayla bazı sınırlamalar getirilmeye çalışılsa da, uygulamada denetim eksikliği ve yaşanan örnekler bu sınırlamaların etkisiz kılındığını göstermektedir. Ayrıca, Ankara’nın ciğerlerine saplanmış bir hançer niteliğindedir.
Değerli milletvekilleri, yasanın 2’nci maddesiyle bir şey daha yapıyoruz. Normalde 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17’nci maddesinin üçüncü fıkrası, bugünkü uygulanabilir hâliyle, meri hüküm olarak, Anayasa Mahkemesine gidip gelen ve son olarak da Anayasa Mahkemesi tarafından uygun görülen ve iptal talebi reddedilen bir fıkradır ve bu fıkranın işleyişine de bu düzenlemeyle yeni bir açılım getiriyoruz ve yeni Anayasa’ya aykırılıkların önünü açıyoruz. Evet, 17’ye üç ne diyor: Devlete ait sağlık, eğitim ve spor tesislerinin ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması hâlinde gerçek ve tüzel kişilere bedeli mukabilinde izin verilmektedir. Devletçe yapılan ve/veya işletilenlerden ise bedel alınmamaktadır. Bu izin süresi de kırk dokuz yılı geçememektedir.
Şimdi, tasarının 2’nci maddesine döner isek, Gençlik Spor Genel Müdürlüğünün, yaptığı tesisleri, özerk spor federasyonlarına veya spor kulüplerine işlettirilebileceğine izin veriyoruz. Spor kulüpleri işletirse Gençlik Spor Genel Müdürlüğü aldığı kiranın yüzde 50’sini, ayrıca işletmeci de yaptığı hasılatın yüzde 2’sini Orman Genel Müdürlüğü özel bütçesine aktaracak. Eğer işleten özerk spor federasyonu ise bu saydığımız bedellerin hiçbirisini ödemeyecek.
Bu düzenleme değerli arkadaşlar, 6831 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki bedel ödeme ve bedelin miktarı konusuna farklı bir açılım getirmektedir. Anayasa Mahkemesinin -biraz önce sözüne ettiğim- iptal kararlarından sonraki son yasal düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından da onay gören bir yasal düzenlemedir. Dolayısıyla, özellikle bu 2’nci maddenin teklif metninden çıkarılmasının yerinde olacağını düşünüyorum.
Her ne kadar siyasi parti grupları, sözünü ettikleri önerge kabul görür ise teklifi olumlu değerlendirdiklerini ifade etseler de bu, bir şekilde sivil toplum kuruluşları aracılığıyla, idari yargı vasıtasıyla konunun Anayasa Mahkemesine intikaline engel değildir.
Bu uyarıları yaptıktan sonra yüce heyetinizi tekrar saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 31 Temmuz 2008