Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)
İzmir Milletvekili ·
Genel Kurul, 22. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Kasım 2009 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Harun Öztürk, 24 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA GEÇİCİ MADDE EKLENMESİ (S.S.428)); konuşma 475 kelime.
Harun Öztürk (İzmir). “Milli eğitim bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanuna geçici madde eklenmesi (s.s.428)”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 24 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/harun-ozturk-23-2009-11-24-milli-egitim-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-gecici (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HARUN ÖZTÜRK (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şahsım ve Demokratik Sol Parti adına yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Hem çalışan hem emekli olan bütün öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü en içten duygularımla kutluyorum.
Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan kanun teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelmiş olmasının gerekçesi 2009 yılı Bütçe Kanunu’nun 22’nci maddesinde öngörülen kısıtlamadır. Bu kısıtlama nedeniyle, ihtiyaç duyulan 10 bin öğretmen ataması bugüne kadar yapılamamıştır. Kanun teklifini prensip olarak biz de destekliyoruz. Aşağıda soruna kesin çözüm için yapacağımız önerileri Komisyonda da dile getirmiş olmama rağmen Komisyon raporunda tek satır yer almamasından üzüntülerimi ifade etmek istiyorum.
Değerli milletvekilleri, eğitim-öğretim yılının başlamasının üzerinden aylar geçmiş olmasına rağmen, Hükûmetin sorunu çözmek için 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü beklemiş olmasını istismarın bir diğer örneği olarak dikkatlerinize sunmak isterim.
Değerli milletvekilleri, şimdi kanun teklifinin verilme gerekçesini oluşturan 2009 yılı Bütçe Kanunu’ndaki kısıtlamaya dikkatlerinizi çekmek istiyorum. 2009 yılı Bütçe Kanunu’nun 22’nci maddesinin birinci fıkrası 2009 yılında kamu idare kurum ve kuruluşlarına 2008 yılında emeklilik, ölüm veya nakil sonucu ayrılanların dörtte 1’i oranında atama yapılabileceğini, bu oranın yeterli olmaması hâlinde üniversiteler için 4 bin, diğerleri için ilave 21 bin kadro için atama izni verileceğini hükme bağlamaktadır. Yıllardır devam eden bu uygulama kamu görevlilerinin sayısında azalmaya ve kamu hizmetlerinin sunumunda aksamalara yol açmaktadır. Nitekim 2002 ile Eylül 2009 arasında memur emekli sayısı 382 bin kişi artarken memur statüsünde çalışanların sayısı 110 bin kişi azalmıştır. Bu rakamlar Sosyal Güvenlik Kurumuna ait rakamlardır. Bu veriler Hükûmetin Bütçe Kanunu ile konulan sınırlar dâhilinde bile verilen izin ölçüsünde atamaları yapmamış olduğunu göstermektedir.
Değerli milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarına ihtiyaç ölçüsünde yapılacak atamalarda sıkıntıların aşılması için öncelikle 4 bin ve 21 bin olarak belirlenen atama izni hakkının artırılması gerekir. 2000 yılı bütçesinde de aynı sınırlamalar korunduğu için bayram sonrası Genel Kurulda görüşülecek 2010 yılı bütçesinde bu değişikliğin yapılması uygun olacaktır.
Değerli milletvekilleri, öğretmen atamalarında önümüzdeki yıllarda bugün yaşadığımız sıkıntıların yaşanmaması ve bu konuda yeni kanun teklifleriyle Türkiye Büyük Millet Meclisinin meşgul edilmemesi için bir kariyer hizmet sınıfı olan eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfına yapılacak atamaların da emniyet hizmetleri sınıfına yapılacak atamalarda olduğu gibi 2010 yılı Bütçe Kanunu Tasarısı’nın 22’nci maddesinin ikinci fıkrasına dâhil edilmesi uygun olacaktır çünkü bu fıkrada sayılanlar için herhangi bir atama sınırlaması bulunmamaktadır. Komisyonda bu yönde değişiklik yapılmasını içeren bir önerge verilmiş ancak tüm makul önerilerimizde olduğu gibi bu önerimiz de Komisyonda AKP’li milletvekilleri tarafından reddedilmiştir.
Değerli milletvekilleri, Hükûmet sorunlara kesin çözümler üretmek yerine geçici çözümler getirerek herkesi kendine muhtaç konumda tutmak istemektedir. Bu kanun teklifi ile de kesin çözümden kaçılarak aynı yol izlenmektedir. Hükûmet istemektedir ki öğretmen adaylarının duygularını siyaseten uygun gördüğü zamanlarda istismar etmeye devam edebilsin.
Değerli milletvekilleri, Sayın Başbakan öğretmenlerin ve sendikaların yarın yapacakları Hükûmete uyarı grevinin kanunsuz olduğunu belirtmektedir. “Grevi yapanlar sonucuna katlanırlar.” diyerek çalışanları tehdit etmektedir. Sayın Başbakan, Anayasa’nın 90’ıncı maddesi ve onayladığımız ILO sözleşmelerinin, uyum yasaları çıkarılmamış olsa dahi, çalışanlara grev hakkını verdiğini hatırlatmak istiyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
72 konuşma daha · 24 Kasım 2009